“Bakliyat üretiminde yaşanan azalma araştırılmalı”

“Bakliyat üretiminde yaşanan azalma araştırılmalı”

CHP Muğla Miletvekili Nurettin Demir, nüfusunun yüzde 11.2’si tarımda çalışan Türkiye’de, nohut üretiminde dünya ikincisi, mercimek üretiminde dünya üçüncüsü ve diğer bakliyat ürünlerinde dünyada ilk onda yer almamıza rağmen, yıllar geçtikçe bakliyat üretim alanında yaşanan yüzde 65’lik azalmanın araştırılması için TBMM’ye Meclis Araştırma Önergesi verdi.

Sevil Yılmaz

CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, bakliyat perakende fiyatlarını düşürmek ve üretimi arttırmak için Meclis Araştırma Önergesi verdi. Demir, önergesinde bakliyat ekim alanının yüzde 65 azalarak 28 yıl sonra bugün 7 milyon dekara gerilemiş olduğunu söyledi.

CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, önergesinde; ‘’Yemeklik tane baklagillerin iklim ve toprak istekleri dikkate alındığında, Türkiye`nin büyük bir baklagil yetiştirme potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Ülkemizin kuru tarım alanlarında nadasın daraltılmasında nohut ve mercimeğin, sulu tarım arazilerinde fasulye, bakla, bezelye ve börülcenin ekim nöbeti içerisinde bugünkünden daha fazla yetiştirilmesi mümkündür. Ancak 1990'da 20 milyon dekar olan bakliyat ekim alanı yüzde 65 azalarak 28 yıl sonra bugün 7 milyon dekara gerilemiştir, üretim ise yüzde 41 oranında düşmüştür. 2002 yılında 1.4 milyon hektar olan bakliyat ekim alanları 2016 yılında 715 bin hektara düşmüş, yani yüzde 47 oranında daralmış. Buna karşılık, bakliyat raporuna göre 2002 yılında 1.5 milyon ton olan bakliyat üretimi 2016 yılında 1.1 milyon tona düşmüş yani yüzde 28 oranında gerilemiş. Ayrıca 2002 yılında 65 milyon 140 bin nüfusa sahip olan Türkiye’de 2 milyon 588 bin 666 kişi çiftçilik yapıyordu. Yani nüfusun yaklaşık olarak yüzde 4’ü tarımdan geçimini sağlıyordu. Geçtiğimiz yılın rakamlarına göre Türkiye’nin nüfusu 79,5 milyona yükselse de çiftçi sayısı 2 milyon 267 bin 176’ya geriledi. Çiftçilerin toplam nüfus içindeki payı da yüzde 2,8’e düştü. Tarım alanlarında kullanılan alanda da ciddi oranda kayıp yaşandı. 2002’de 165 milyon hektarlık tarım alanı 2016’ya gelindiğinde yüzde 10 azalarak 147 milyon hektara düştü. Burada en büyük neden ise tarım alanlarının imara açılması olarak gösterilmektedir’’ diye kaydetti.  

“NOHUT ÜRETİCİSİ % 50 ZARAR ETMEKTE”

CHP’li Demir;  ‘’Üretim düşüşündeki birinci etken, 1994 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) bakliyat alım desteğini kesilmesidir.Daha sonra bakliyat üretimi maalesef yıllar itibarı ile azalma eğilimine gitmiştir. İkinci etken ise; Kanada ve ABD bakliyat üretimine 1990'lı yıllardan sonra çok önem verdiler. Alt yapı tohum ve toprak yapılarını hazırlayarak özellikle Kanada devleti yeşil mercimekte dünyanın bir numaralı üreticisi olmayı başardı ve yüksek verim sonucu maliyet fiyatlarının bizlerden daha ucuz olması ile piyasada söz sahibi oldu.

Ayrıca öncelikle mazot, gübre, ilaç, tohum gibi girdilerin fiyatları kontrol altında bulundurulmaması, hastalık ve zararlılara dayanıklı, makineli hasada uygun, kaliteli, yüksek verimli, yerli tüketicilerin ve dış pazarın isteğine uygun yeni çeşitlerin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmaması, bakliyat ekim alanlarının genişletilmesi için  "Nadas Alanlarının Daraltılması Projesi" yeniden hayata geçmemesi, hasat döneminde bakliyat ithalatına izin verilmesi, hasattan sonra çiftçinin ürününü satın alıp pazarlayacak müdahale kuruluşları oluşturulmaması başlıca nedenler arasında gösterilebilir.

Muğla Fethiye Göcek Mahallesi’nde yaklaşık 10 dönümlük tarlaya sertifikalı nohut ektim. Yaklaşık maliyeti 10 milyon TL’yi buldu. Satışa beklettim 5 milyon TL’yi buldu. % 50’ye yakın bir zarar söz konusu. Türkiye’deki küçük çiftçinin ve bakliyat üreticisinin durumu budur. Maliyetlerin yüksek olması ve diğer nedenlerden dolayı bakliyat ekim alanlarına çoğunlukla buğday başta olmak üzere arpa, mısır gibi başka ürünler ekiliyor’’ dedi.

“İTHALAT VE İNDİRİMLER ÇÖZÜM DEĞİLDİR”

CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir açıklamasını söyle tamamladı:

“Yüksek fiyatlar karşısında fiyatları düşürmek için Hükümet ithalatın önünü açmaya yönelik kararlar almaya başlamış, bu amaçla Bakanlar Kurulu, kuru fasulye ve nohutta gümrük vergisini kaldırma, kırmızı biberde ise vergiyi indirme kararı almıştır. Ancak Hükümet’in bu dönemde ithalatın önünü açma kararı yerli üreticinin ekim yapmasını önleyerek fiyatların ilerleyen yıllarda daha da artmasına neden olabilecektir.Bilindiği gibi daha önce de et fiyatlarını düşürmek için et ithalatına yönelmiş ancak fiyatta hiçbir değişim yaşanmamıştır. Tarım sektöründe orta ve uzun vadeli nitelikli ve bilimsel tarım politikaları oluşturulmaması, artan maliyetler karşısında üreticilerin ürettiği ürünü maliyetlerin altına satmak zorunda kalmasıdır. Dolayısıyla para kazanamayan üretici de üretimini arttırmamıştır. Bu nedenle sorunun çözümü de ithal ürünleri piyasaya sürme politikası değildir.”

DİĞER HABERLER