“Yasal yalnızlık kadına şiddeti cesaretlendiriyor” “KADINA ŞİDDETE CEZA İNDİRİMİ KALDIRILSIN”

“Yasal yalnızlık kadına şiddeti cesaretlendiriyor”

“KADINA ŞİDDETE CEZA İNDİRİMİ KALDIRILSIN”

2017 yılında 409 kadının öldürüldüğünün açıklanmasının ardından, tepkiler çığ gibi büyürken Muğla’da kadına şiddet konusunda yaptığı eylemlerle dikkat çeken Karya Kadın Derneği üyeleri, kadın cinayetleri ve kadına şiddet davalarında uygulanan ceza indiriminin kaldırılması gerektiğini, uygulanan indirimlerin suç işleyenleri daha da cesaretlendirdiğini ve bu şekilde şiddete uğrayan kadınların yasal olarak yalnızlaştırıldığını ifade ederek tepki gösterdi.

Sevil Yılmaz

Karya Kadın Derneği Yönetim Kurulu adına konuşan Dilek Bulut tepkisini şu şekilde ifade etti: “2017 yılı kadınlar açısından karanlığın arttığı ama mücadelenin yükseldiği, kadın düşmanı her türlü uygulamanın ve söylemin peşine düştüğü bir yıl oldu.

Son 10 yılda kadın cinayetlerinde dramatik bir artış söz konusudur. Bu artış politik ortamın hızla değişmesi ile ilgi olduğunu düşünüyoruz. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun medyadan derlediği haber ve taramalar sonucu belirlediği sayılara göre; 2015 yılında 303, 2016 yılında 328 , 2017 yılında 409 kadının % 70 ‘e yakını en yakınlardaki erkekler tarafından öldürüldü. 2017’de kadınlar ve çocuklar açısından oldukça karanlık bir  tablo söz konusu; yine bu yıl 382 kadına cinsel şiddet uygulandı ve  387 çocuk istismara uğradı.

Muhafazakar toplum ve muhafazakar insan modeli yaratmaya çalışan iktidar, uyguladığı cinsiyet rejimi üzerinden toplumu şekillendiriyor. Gerek söylemleri gerekse sağlık,eğitim, sosyal hizmet ve istihdam politikaları ile kadını ev içinde konumlandırıyor.Tüm yaşamın aile içinde kurgulandığı, erkeğe bağımlı , çok çocuk doğuran, yarı-zamanlı çalışan, evde bakım hizmetlerini yüklenen ,uysal “makul kadın modeli” yaratmaya çalışıyor.

Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet ile ilgili olarak mahkemelerin verdikleri ceza indirimli kararlar ve serbest bırakılmalar bu konuda suç işleyenleri cesaretlendiriyor ve şiddeti artırıyor.Mahkemelerin kadına yönelik şiddet suçlarında verdikleri kararların caydırıcı olması gerekiyor. Şiddete uğrayan kadınlar için başvuru mekanizmalarının oluşturulması, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun” tüm kurumlar tarafından sahiplenilmesi ve gereklerinin yerine getirilmesi, ŞÖNİM ( Şiddeti Önleme İzleme merkezlerinin) ve sığınma evlerin kurulması, kadınların yasalardan doğan haklarının anlatılması şiddet sarmalının önlenmesinde çok önemlidir. Devlet kurumlarının bu konuda üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirmeleri ve destek mekanizmalarını güçlendirmesi gerekmektedir. Biz bu konuda başvuru mekanizmalarının işlevsel hale gelmesi , yasaların uygulanması ve kadınların yasal hakları konusunda kadınlara destek vermeye çalışıyoruz. Fiziksel, maddi ya da  psikolojik şiddete uğramış olan kadınların asla yalnız bırakılmamaları gerekiyor. Çünkü bu toplumsal ve yasal yalnızlık şiddeti uygulayanları cesaretlendirerek şiddettin bugünkü rakamlara ulaşmasının en büyük nedeni haline geliyor. Ayrıca politikalar ve söylemler ile kadına yönelik şiddet karşısında net bir tavır alındığını göstermediği sürece şiddet artmaya devam edecektir. Kadınlar tüm bu şiddet ortamına rağmen toplumun en dinamik gücü olarak kararlı bir biçimde mücadele etmeye devam ediyorlar. Çünkü , her gün birden fazla kadının yaşamını kaybettiği bir ülkede kadın mücadelesi “İslami, gerici, ataerkil  politik bir kuşatmaya karşı duruşun yanında  aynı zaman da bir yaşam mücadelesidir”

 

DİĞER HABERLER