Milletvekili Demir: “Halkımı Uyarıyorum, Eğitimden Çocuklarınızı Koruyun”

Milletvekili Demir: “Halkımı Uyarıyorum, Eğitimden Çocuklarınızı Koruyun”

CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir İzmir Atatürk Lisesi'ndeki dersliklerin TÜGVA'ya tahsis edilmesinin ortaya çıkmasının ardından, öğretmen, öğrenci ve velilere Eğitim Bir Sen'li okul idarecileri tarafından baskı yapıldığı iddiasını ve Muğla’daki bazı okullarda öğretmen olmayan kişilerin değerler eğitimi dersine girmesini tekrar gündeme taşıdı. CHP’li Demir, Muğla’daki okullarda görülen bu durumun ileride cemaatlere militan yetiştireceği değerlendirmesini yaptı.

Sevil Yılmaz

CHP’li Demir; ‘’Sömestr tatili bitimiyle ikinci eğitim dönemi başlıyor. Başta öğretmenlerimiz, öğrencilerimize ve çok değerli ailelerine başarılar diler sorunsuz bir dönem geçirmelerini dilerim.

Yöneticilik yani idarecilik her şeyden önce liyakate dayanmalıdır. Belli alanlarda uzmanlığı, yeterliliği, deneyim ve yetkinliği gerekli kılmalıdır. Belli bir anlayışa dayandırılan ve büyük bölümü aynı sendikaya yakın kadrolardan oluşturulmuş mülakat komisyonları tarafından belirlenen idareciliğin adına bundan dolayı “kadrolaşma” denir. Dosyası yine aynı sendikaya üye ya da yakın olan ilgili üst yönetimler tarafından şişirilmiş ödül ve terfilerle doldurulmuş kişilerin üste eklenmiş hak edilmeyen mülakat puanları ile öne geçmesi “torpil” diye tanımlanan kayırmanın adı olarak anılmaktadır.

Bu zararın önlenmesi için okul yöneticiliği gerçekten liyakat, yeterlilik, yetkinlik, yatkınlık, uzmanlık ve deneyim/tecrübe kriterlerini taşıyan adaylar arasından görev süresi iki dönemle(4+4) sınırlandırılmış ve seçim yöntemi ile belirlenmelidir’’ dedi.

Demir konuşmasına şu şekilde devam etti: ‘’15 Temmuz darbe girişiminin ardından okul yönetimindeki Eğitim Bir Sen'li idarecilerin kendi sendikalarından olmayan öğretmenler hakkında asılsız ihbar ve iftiralarda bulunmaktadırlar. İzmir Atatürk Lisesi'ndeki dersliklerin TÜGVA'ya tahsis edilmesinin ortaya çıkmasının ardından, öğretmen, öğrenci ve velilere Eğitim Bir Sen'li okul idarecileri tarafından baskı yapıldığı iddiası kamuoyunda büyük tepki toplamıştır.”

Milletvekili Nurettin Demir İzmir Atatürk Lisesi Müdür Yardımcısı Bora Cangüloğlu’nun kendisine gönderdiği mektubu okuyarak, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a şu soruları yönetti;

Yaşanan ve yaşanmakta olan tüm bu hukuksuzluklara  göz yumulmaya devam edilecek midir? İzmir Atatürk Lisesi müdür yardımcısı Bora Cangüloğlu hukuksuz bir şekilde görevden alınması ve sürgün edilmesi işlemi iptal edilecek midir? Yaşanan tüm bu hususlarla ilgili olarak bugüne kadar neden bir şey yapılamamıştır? Bugünden sonra bunları önlemek adına ne yapılacaktır? İzmir ilinde ve İzmir Atatürk Lisesi’nde Eğitim Bir Sen adlı kuruluşun MEB personelinin atanması, görevlendirilmesi, görevden alınması, cezai işlem uygulanması  konularında kamu bürokrasisini kendi istedikleri doğrultuda yönlendirdikleri ve yönettikleri hususu ve  bunlarla ilgili uygulamaları, MEB tarafından biliniyor mu? Bu konularda Milli Eğitim bakanlığı bir işlem yapmayı düşünüyor mu?

Hiçbir sendika devletin, MEB’in ve bürokrasinin alacağı kararlar üzerinde bu yönüyle baskı yapmamalıdır ve devletin otoritesinin yani bürokrasinin üzerinde olmamalıdır. Olması halinde uzun vadeli telafisi olmayacak sıkıntılar yaşanır.”

“MUĞLA’DAKİ SKANDAL İLE OKULLARDA CEMAATLERE MİLİTAN YETİŞTİRİLİR”

CHP’li Demir; “Eğitim sisteminin bu kadar bozulduğu bir dönemde bölgem Muğla’dan da skandal bir konuya değinmek istiyorum;

Muğla’da basına yansıyan Şahidi İlköğretim Okulu, Cumhuriyet İlköğretim Okulu, Türdü 100’üncü Yıl İlköğretim Okulu ve İMKB İlköğretim Okulu’nda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine okulda o branş öğretmeni olmasına rağmen ‘gönüllü öğreticiler’ adı altında bazı cemaat ve tarikatlara üye olan tam 22 kişinin bu derslere girmeye başladığı iddia edilmektedir. Ayrıca bu kişilerin aralarında düz devlet memurları, hemşire, mühendis, doktor, iş güvenliği uzmanı, akademisyen ve mesleği belli olmayan kişilerden oluştuğu öne sürülmektedir. Gördüğünüz gibi bu mesleklerin öğretmenlikle yakından uzaktan hiçbir alakası yoktur. Öğrenci velilerinin bu durum karşısında isyan ettiği ve birçoğunun bu okulların müdürlerine dilekçe ile başvuruda bulunduğu belirtilmektedir.Bu konu hakkında 15 gün önce Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a yazılı soru önergesi gönderdim ancak halen bir cevap alamadım. Malum çok yoğun Bakanımız bu konulara ayıracak zaman bulamıyor. Şunu merak ediyorum eğitimde gelinen son nokta eğitim cemaatlere mi bırakıldı veya gönüllü öğreticiler adı altında bu kişiler MEB’i mi kandırdı? Malum kandırılmaya çok açık bir Hükümet. Öğretmen, öğrencilere mobbing, kumpas, il içi ve dışı tayinlerle düzmece soruşturmalar, yıldırma hareketleri son zamanlarda artmıştır. Parasız olması gereken eğitim, ana okullarında 10-15 bin, orta ve lise öğreniminde öğrencilere 30-35 bin lirayı bulduğu ülkede yoksul insanlar ne yapsın. Ben burada anne babaları ve halkımı uyarıyorum. Gerici statükocu bir eğitimle ancak tarikatlara ve bazı örgütlere militan yetiştirilir. Bugün bu yapılmak isteniyor. O nedenle tüm velilere ve halkımıza diyorum ki çocuklarımızı mevcut MEB’den koruyun, dikkatle izleyin.’’ şeklinde konuştu.

 

DİĞER HABERLER