Veliler tedirgin!

Veliler tedirgin!

Muğla’daki bazı okullarda öğrenci velilerinin bilgisi ve rızası dışında  bazı cemaat ve tarikat üyesi şahısların ‘Değerler Eğitimi’ derslerine girerek öğrencilerin yaşına ve pedagojik seviyesine uygun olmayan konular anlatması nedeniyle Muğla Öğrenci-Veli Derneği üyeleri tedirgin olduklarını belirterek duruma tepki gösterdi. Öğrenci- Veli Derneği Muğla Şube Başkanı Dilek Gedik, Milli Eğitim Bakanlığı’nın cemaat ve tarikatlarla imzaladığı protokollerden duydukları tedirginliklerini dile getirirken; “Bu eğitimleri alan çocuklarımızdan birinin ‘günahlarım çok birikmeden bir an önce ölmeliyim” ifadesi olayın hangi boyutlara ulaştığını  göstermektedir.’ dedi.

Sevil Yılmaz

Öğrenci Veli Derneği Muğla Şube Başkanı Dilek Gedik, özel okullar karşısında devlet okullarının yeterince desteklenmediğini söyleyerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “2017-2018 eğitim ve öğretim yılının yarısını geride bıraktık. Öğrenci Veli Derneği çocuklarımız daha iyi bir eğitim alsın, mutlu bireyler olarak büyüsün diye çalışmak için kurulmuş bir dernektir. Kurulduğumuz günden beri eğitim sorunları ile ilgileniyoruz. Eğitimin tüm kademelerinde yapılacak değişikliklerde konuyla ilgili tüm tarafların eleştiri, görüş ve önerilerinin dikkate alındığı; çocuklarımız için en iyi olanın belirleneceği bir tartışma ortamının yaratılması, sabit kış saati uygulamasından vazgeçilerek Danıştay’ın kararının uygulanmasını ve çocuklarımızın karanlıkta okula gitmeye zorlanmaması, özel okullara öğrenci başına verilen maddi desteğe son verilerek, devlet okullarına gereksinimi kadar ödenek aktarılması, çocuk işçiliğinin önlenerek çocukların okulla buluşmasının sağlanması, tüm okullarda laboratuvar, kütüphane, müzik odası ve diğer işliklerin açılması,  derslerin bilimsel bir içeriğe kavuşturulması, karma eğitime son vermeye dönük uygulamalardan vazgeçilmesi, okullarda hiçbir çocuğun ayrımcılığa, şiddete maruz kalmadığı demokratik, hoşgörü ortamının sağlanması taleplerimizi her fırsatta kamuoyu ve yetkililerle paylaştık. Eğitim alanında yapılan değişiklikler, başta öğrencilerimiz, öğretmenler, eğitimciler ve veliler olmak üzere, toplumun geniş kesimlerini her zamankinden daha çok etkilemiştir. Bir taraftan eğitim sistemi adım adım özelleştirilip halkın cebinden yaptığı eğitim harcamaları belirgin bir şekilde artarken, diğer taraftan eğitimi büyük ölçüde dini kurallara göre biçimlendirme ve dini eğitimi devlet eliyle yaygınlaştırma yönünde çok sayıda adım atılmıştır. Diyanet başta olmak üzere, dini vakıf ve derneklerle yapılan protokollerin sürmesi, özellikle okul öncesi eğitimde pedagojik olarak sakıncalı olmasına rağmen ‘dini eğitim’ uygulamalarının başlatılması bunlara örnek teşkil etmektedir. Gözümüzden sakındığımız, yaşamımızı atfettiğimiz biricik varlıklarımız çocuklarımız; MEB ile imzalanan protokollerle dini vakıf, cemaatler eliyle teslim alınmak istenmektedir. Muğla da MEB ile Vakıf ve Cemaatlerin imzaladığı protokollerden muaf değil. Muğlada bazı okullarda Hizmet Vakfının ders saatlerinde Değerler Eğitimi verdiklerini ve bunun münferit bir olay olmadığını Velilerin bize ulaşması sonucunda tespit ettik. Velilerin bilgi ve rızası olmadan çocuklarımız bu eğitimlere alınmaktadır. Bu eğitimleri alan çocuklarımızdan birinin “günahlarım çok birikmeden bir an önce ölmeliyim” ifadesi olayın hangi boyutlara ulaştığını  göstermektedir. Hem hukuken, hem de pedagojik olarak sakıncalar içeren bu protokollere karşı mücadelemizi bu protokoller iptal edilene kadar sürdüreceğimiz bilinmelidir. Velilerimiz Yazılı izni olmadan çocuklarının kimlik bilgilerinin herhangi bir kişi, kurum ya da kuruluşla kesinlikle paylaşılmaması, çocuklarının okul içinde veya dışında katılacağı her türlü aktivite (panel, seminer, film gösterimi vb) ile ilgili olarak önceden bilgilendirilmeleri ve yazılı olarak izinlerinin alınması yönündeki dilekçelerini mutlaka okul idarelerine vermelidir. Öğrencilerimizin asıl ihtiyaç duyduğu şey dini cemaatlerin eline teslim edilmek değil, kendi yeteneklerini ve potansiyellerini keşfedecekleri, dünyaya farklı pencerelerden bakabilecekleri bir eğitim sistemidir. Velilerimize çağrımız, çocuklarını kim olduğunu, ne olduğunu bilinmedikleri kişilerin eline teslim etmemeleri, onların geleceğine, emeğine ve eğitim hakkına sahip çıkmalarıdır.”

DİĞER HABERLER