KUZEY IRAK SORUNU ÜZERİNE ERDOĞAN’A KÜÇÜK BİR SİTEM

 KUZEY IRAK SORUNU ÜZERİNE  ERDOĞAN’A KÜÇÜK BİR  SİTEM

                                                                                              Bahattin Uyar

Kuzey  ırak sorunu, büyük Atatürk’ün,  çözümünü ertelediği bir sorundur. Şöyle ki  I .Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti’nin  itilaf devletleri ile imzaladığı Sevr barışında : Irak hududu: İmadiye bizde kalmak şartıyla  Musul Vilayetinin şimal hududu… (Nutuk)olarak belirtilmektedir.            Cumhuriyet hükümetinin Yunanistan ve onu destekleyen  devletler ile  Türkiye arasında imzalanan Lozan antlaşmasında bir karara varılamamıştır. Atatürk  Nutuk  adlı söylevinde (halli Tehir edilmiştir) demektedir.

Gerçekten Musul, Kerkük vilayetlerini de içine alan Kuzey Irak, aslında büyük bir petrol varlığına sahip olması nedeniyle İngiltere, Fransa ve Almanya arasında bir  ezeli rekabet konusudur. 1916 yılında sykes ve Picot  antlaşması ile Fransa’ya bırakılmış olan bu bölgeyi Fransa, İngiltere’ye,  bir jest olmak üzere,armağan etmişti. İngiltere Musul’u Fransa’dan talep etmiş, talebi de kabul edilmişti. Nedeni ise İngilizlerin 1921 Ankara antlaşması sırasında kendilerine destek vermiş olmasıydı. İngiltere yaptığı desteğin karşılığını almak istiyordu.

Ancak Ankara Antlaşmasına değinmeden başka bir gerekçe gösteriyordu:

“ Irak’ta  Müslümanlar, hristiyanların   güvenliğini   tehlikeye sokacak davranışlarda bulunmaktadır(!)”

 Musul’u elinde bulunduran  Osmanlı ordusunun o yıllardaki komutanı Ali İhsan(Sabis) Paşa, Musul’u İngilizlere terketmemek için görevinden istifa ederek İstanbul’a gelmişti.  Zira, I. Dünya Savaşından zaferle çıkan  İngiltere, Osmanlı devletinden  Musul’u (savaş tazminatı  olarak) istemekteydii. Ali İhsan Paşa’nın   yerine atanan Binbaşı Halit (Akmansoy), İstanbul’dan (padişahlıktan )aldığı emir üzerine Musul’u boşalttı. Bunun üzerine İngilizler,  5 Kasım 1918’de  boşaltılan Musulu işgal ettiler. Mondoros Mütarekesinin imzalandığı 30 Ekim 1918’de Musul ve  çevresinde komutan olan  Ali İhsan Paşa’nın istifa etmesi  ve yerine bir binbaşının atanması başlı  başına bir hata olmuştur. Bu tarihten sonra İngilizler  “Musul ve Zaho’da  sivil Hristiyan toplulukların  topluca öldürüldüğü bahanesiyle Türklerin Musul’u terk etmesini istediler. Ali İhsan Paşa istifa edeceği yerde Musul’da kalma konusunda direnebilseydi,  Musul elimizden gitmezdi diyen görüşler  çok vardır.  Çünkü aynı olayın bir benzeri Adana’da yaşanmış ve Mustafa Kemal Paşa(Atatürk) sayesinde Adana İngilizlerin eline geçmekten kurtulmuştur.    Şöyle ki Suriye cephesinde  Yıldırım Orduları Grubu Şam’dan sonra Halep’te de yenilerek Adana’ya çekilince  demiryoluyla ikmal imkanı kalmadı. Bu yüzden İstanbul hükümeti Adana’nın boşaltılmasını istemişti. Mustafa Kemal bu emre uymamış  , elindeki silahları Adana  halkına dağıtarak Adana’nın işgalini önlemiştir.

            Görüldüğü gibi Kuzey Irak’ta, Sevr barışıyla oluşan sınır, Lozan’da aynen kabul edilmiştir.

Hal böyleyken  bugün IKBY  lideri Mes’ut Barzani’nin bu yörede yeni bir devlet kurma hakkı  yoktur. Tarihçi Sinan Meydan’a göre başka bir deyişle Türkiye ve Irak’ın bölgeye asker göndererek Barzani ‘yi uzaklaştırma hakkı doğmuştur. Bu hak 1921 ve 1926 yıllarında imzalanan Ankara Andlaşmasından doğmaktadır. Aslında bu hak Türkiye – Irak sınırı  Milletler Cemiyeti(o zamanın Birleşmiş Milletleri) Kom iyonunun belirlediği Brüksel  kararıyla  açıkça ortada bulunmaktadır(Sinan Meydan,”Sınırı bozmaya yönelik girişimler, uluslararası hukukun ihlali anlamına gelecektir.” demektedir.(bk.Vikipedi)

Görülüyor ki Mesut Barzani, reforandum yoluyla sınırları bozmaya ve değiştirmeye yönelmiş bulunmaktadır. O halde Türkiye’nin duruma seyirci kalması yanlıştır. Üstelik Barzani’yi Kuzey Irakta söz sahibi yapma yanlışlığını  gösteren de Türkiye yönetimidir. Irak’ın petrolüne el koyan Barzani’ye seyirci kalmak büyük bir hata olmuştur. Öyle bir hata ki Barzan’nin İstanbul’da bayrak çekmesiyle sonuçlanmıştır. Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani 1979 yılında ölünceye kadar  Irak ,İran, Sovyetler Birliği ve Türkiye’de ne roller oynamış bilmemek mümkün mü?

Sayın Erdoğan’ın “aldatıldık”lafına inanacak kadar saf bir halk olmadığımızı kendisi bilmez mi? Ne demek” aldatılmak”? Türkiye’nin başına tek başına gelip diktatörlüğünü ilan edinceye kadar  hangi dolambaçlı yolları aştığını bilmez miyiz. Onu seçenler ikide bir “aldatıldık””,kandırıldık” diyeceğini bilseler seçerler miydi? O aldatılmış değildir.” Halkını aldatma peşindedir” diyenler giderek çoğalmaktadır. Türkçe sözlükler,  kolayca aldatılan kişiye ne deneceğini yazar, her halde. Ben sözlüğe  bakmadım amma bakacak biri çıkar sanırım. Belki kendisi bile bakacaktır. O zaman sözlüğe bakmak şöyle dursun insan, yüzüne bakabilecek midir?

             

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
         GİDİYORUZ BİRER BİRER (2) haberi

GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)

 
GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM haberi

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM   ...
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM
BAŞLADIK YENİDEN haberi

BAŞLADIK YENİDEN

BAŞLADIK YENİDEN
BAŞLADIK YENİDEN
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ haberi

HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ

                        HAMAM BÖCEĞİ TÜ ...
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar: haberi

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:
  HAMAM BÖCEKLERİ haberi

HAMAM BÖCEKLERİ

  HAMAM BÖCEKLERİ
HAMAM BÖCEKLERİ
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu: haberi

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK haberi

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK
BİR MUĞLA UZMANI haberi

BİR MUĞLA UZMANI

BİR MUĞLA UZMANI                           ...
BİR MUĞLA UZMANI