MUĞLA’YA TRANVAY İSTİYORUZ

DÜŞÜNDÜKLERİM:

 MUĞLA’YA TRANVAY İSTİYORUZ

                                               Bahattin Uyar

 

Geçen yazımda Cumhuriyet kurulduktan bu yana geçen 95 yıl içinde yapılan yatırımların arasında tren olmadığını, bu nedenle Muğla’nın uygarlığın nimetlerinden yararlanmakta geciktiğini yazmıştım. Bu nimetlerden birini tramvay olduğunu,  ülkenin birçok yerine hatta Erzurum bile tren ulaştığı halde Muğla’nın bu olanaktan yararlanamadığını özellikle vurgulamıştım. Ege denizine “bir kısrak başı gibi uzanan” Muğla’nın ulaşımdaki bu ileri araçtan yaralanamadığını durup dururken ifade etmenin ne anlamı var? demeyesiniz. Öylesine büyük bir anlamı var ki bunu yazımın tamamını okuduğunuz zaman daha iyi anlayacaksınız.

Ne diyor Şair, Nazım Hikmet:

“Dörtnala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim… DEMİYOR MU? Ben bu şiiri her okuyuşumda şairimizin kısrak başına benzettiği yerin tamı tamına Muğla’mız olduğuna bir kez daha inanırım. Ve bir küheylan atın dörtnala geldiği Asya kıtasından fırtına gibi Muğla’mıza geçmiş olduğunu düşünürüm.  Düşünürüm de Muğla’nın bu kadar ihmal edilmiş olmasının nedenini kavrayamam.

Ege bölgesine tren ilk kez 1866 yılında gelmiş. Bu yılın en önemli olayı 130 km. uzunluğundaki İzmir-Aydın demiryolu inşaatı değildi herhalde. Ama Devlet-i Osmaniye bir sürü gailenin içinde Ege’ye130km.lik demir yolu yapmayı niçin gerekli gördü? Hatta bundan sonra hiç ara vermeden İzmir-Turgutlu- Afyon istikametinde demiryolunu neden yaptı?  Hatta Manisa’dan Bandırma’ya 95 km daha yaptı. 1869 yılında ise 2000 km tutan uzunluktaki Şark Demiryolu’nun 336 km’sini Baron Hirsch şirketine ihale etti. İstanbul- Edirne Kırklareli- Alpullu istikametine giden demiryolunu 1888’de bitirerek  -İstanbul’u Avrupa’ya bağladı. Ayrıca Haydarpaşa-İzmit hattındaki 93 km.lik  demiryolunu emanet usulüyle üç bölüm halinde yaparak 1873’te bitirdi. Ve böyle böyle Anadolu 4000 km’yi bulan demiryolunu Anadolu’nun bağrında birleştirdi. Ve Cumhuriyet, bu 4000 km tutan demiryolunu satın aldı. Cumhuriyetten sonra da ayni hızla demiryolu politikası devam etti? Falih Rıfkı Atay 1930’lu yıllarda yazdığı bir yazıda İsmet Paşa yönetimindeki Cumhuriyetin Sivas’a demiryoluyla ulaştığını yazar. Demek oluyor ki devlet Muğla Aydın’a kadar gelen demiryolunu, biraz güneye saptırabilseymiş Muğla’mızın yüzü şimdi bir başka gülecekmiş. Ama olamamış.. Olamamışsa kıyamete kadar olmayacak  değildir ya….

Biz de Muğla’ya tramvay getiririz, diye düşündüm. Bu düşünme olayı benim beynime durduk yerde bir ilham gibi inmedi. Bu düşünce bir vahiy de değildir ama bir vahiy kadar beni etkiledi. Anlatayım. Ocak ayını 3. günü eşimle birlikte İzmir’de çocuklarımın yanındaydım. Şehri gezerken bir kaza geçirdik. Yürüyen Merdiven kazası… Karımın kolu kırıldı. Tedavisi için üç ay boyunca İzmir’in konuğu olduk. Bu süre içinde İzmir’in Karşıyakası’nda dikkatimi çeken bir değişiklikle karşılaştım. Karşıyaka’nın otobüsleri yerlerini” otoray” denilen çok fazla medeni araçlara bırakmışlardı. Medeni diyorum, boşuna değil. Sesi yok, kömür kokusu yok, kornası yok, ya da sesi var- yok arası. Bu araçların içi başka medeniyet, dışı başka medeniyet yayıyor. İçerisine paldır küldür giremezsiniz. Herkes dikkatli ve sessiz. Bineceğiniz zaman her gün aynı yerden gireceksiniz. Gireceğiniz yer çimento zeminde işaretli. Araç kapısını öyle ayarlıyor ki kapıyı tam oraya getiriyor. Bindikten sonra sizi baştanbaşa terbiye dolu bir insan grubu karşılıyor. Bunlar özel görevli filan değil. Sizin gelişinizden yaşlı mı genç mi olduğunuz anlıyor. Ayağa kalkıyor, yer gösteriyor. Elinizde baston gören ayağa kalkıyor. Tramvayı yöneten kaptan bile.

Size hayran kaldım İzmirliler. Size bu terbiyeyi veren ana baba ve öğretmenler sağ olsunlar. Bir öğretmen olarak hepinize saygı duydum.

BOŞUNA DEMEMİŞLER: İzmir’in dağlarında çiçekler açar, diye.

Biz Muğlalılara gelince: Hepimiz uğraşmalı, mücadele etmeli, Muğla’yı’ tramvaya kavuşturmalıyız. Muğla’yı yönetenler bu işi başaracak güçtedirler. ?Paramız yok mu? Vallahi sorun değil. Haydin sıvayalım kolları. Tramvay geçecek yerleri ben kafamdan işaretledim bile. Siz de işaretleyin  ve büyüklerimizin kulağına fısıldayın: Tramvay, tramvay, tramvay !!!! diye.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
         GİDİYORUZ BİRER BİRER (2) haberi

GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)

                       GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)                        &n ...
GİDİYORUZ BİRER BİRER (2)
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM haberi

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM

ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM                           Bahattin Uyar        1963 yılınını ...
ÜNAL TÜRKEŞ ‘LE NASIL TANIŞTIM
BAŞLADIK YENİDEN haberi

BAŞLADIK YENİDEN

BAŞLADIK YENİDEN                             Bahattin Uyar          Bir s ...
BAŞLADIK YENİDEN
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ haberi

HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ

                        HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ                           ...
HAMAM BÖCEĞİ TÜRKÜSÜ
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar: haberi

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:

Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:         1-  KENDİ PARLAMENTOSUNU  YAKAN DİKTATÖR             Diktatörlerin  tek amaçları tek adam olmak v ...
Diktatörlerin ayak izlerinden notlar:
  HAMAM BÖCEKLERİ haberi

HAMAM BÖCEKLERİ

  HAMAM BÖCEKLERİ                                      &nbs ...
HAMAM BÖCEKLERİ
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu: haberi

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:

Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:        CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Mersin Milletvekili Fikri Sağlar tarafından Akşam gazetesinde dile getirdiği eleştirel görüşlere “kapının önüne korum” tehdidi ile karş ...
Bahattin Uyar’ın KILIÇDAROĞLU’na mektubu:
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK haberi

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK

EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK        Daha önceki yazılarımdan birinde” Ege Adaları” konusunu dile getirirken “Keçi adasından” söz etmiştim. Bu ada basında Eşek adası diye geçmeye başladı. Ha eşek ha keçi… İkisi ...
EGE ADALARI KONUSUNDAKİ SUSKUNLUK
BİR MUĞLA UZMANI haberi

BİR MUĞLA UZMANI

BİR MUĞLA UZMANI                                                                   & ...
BİR MUĞLA UZMANI