İLÂÇLI MEYVE SEBZE YEMEYİZ

İLÂÇLI MEYVE SEBZE YEMEYİZ

                GEÇTİĞİMİZ haftalar içindeki bir haberde, petrol zengini bir ülke yurdumuzdan ihraç edilen sebze ve meyve üzerinde ilaç kalıntısı olduğu nedeniyle kabul etmeyeceğini bildirmiş… Ülke olarak bu tür haberlere alışığız. Rusya da bunu yapar. Kapısına kadar sebzeyi götürürsünüz, ilâçlı diye geri çevirir! Ben bu ülkelere hayret ediyorum! “Türkler bizim iade ettiğimiz ilâçlı sebze ve meyveyi imha etmiyor iç piyasada tüketiyor ve bir şey olmuyor. Acaba geri göndermekle hata mı yapıyoruz!” demezler düşünmezler. İlâçlı sebze ve meyveden bir şey olsa biz oluruz. Gerçi hastaneler dolu, ama ilâçlı meyve ve sebze yedik diye değil!

 

                 İHRAÇ  nedeni, mevsimsel sebebler ve bir de aracıların doymak bilmez kazanma iştahlarından ötürü sebze ve meyveyi pahalı yiyoruz. İhraç etmeyeceksin o zaman görecek yabancılar Vehbi’nin kerrakesini… Anlayacaklar Hanya’yı Konya’yı! Gerçi biz göndermesek başka ülkeler gönderir, çünkü işin ucunda dolar var! Madem ilâç kalıntısı var diyorsun o zaman sebze ve meyveyi sirkeli suya batır biraz beklesin sonra ye… Geri gönderiyorum diye niye zahmete giriyorsun. Hoş, adamın dikili ağcı yok ki; petrolü var, devesi var, her taraf çöl. Deveden, petrolden anlıyor, ama meyve ve sebze ilâç kalıntısından nasıl arındırılır onu bilmiyor. Esasen gönderilerin içine açıklama koymalı: “Sirkeli suya yatır beklesin, sonra afiyetle tüketirsin” diye… Hem bu arada sirke de ihraç ederiz.

 

                 ÖRNEĞİN: İlâçlı meyve sebze yeriz ama bir şey olmayız. Çünkü tarım ilâcı; meyve ve sebzeyi zararlılardan korurken, arada bizi de koruyor, herhalde! Zehir içsek vız gelip, tırıs gider yoğurt yeriz etkisizleştiririz. Hem gömüldüğümüzde, börtü böcek bile ilaçlı diye bedenimize yaklaşmaz, çünkü hayatını kaybetmekten korkar(!) Bedenimiz de, toprakta kolaylıkla çürümez. Yüz yıl sonra toprağı açsalar, bakmışsınız gömüldüğümüz gibi duruyoruz(!) Toplu yemeklerde bile kırk yılda bir zehirleniriz, ama fazla telef olmayız(!) Bir veya iki kişi ölür ve “Allah beterinden korusun deriz” Öyle ya, beterin beteri var.

 

                 LÂF aramızda… Doğruyu konuşacak olursak yiyecek içecek işine de hile karışıyor. Bu yalan değil. Ama o kadar hile, her yerde var(!) Kiremidi öğütüp kırmızı toz biberle karıştırmak, hatta bir zamanlar İtalya’ya, zeytinyağı yerine makine yağı göndermek gibi yanlışlıklar olabiliyor… Merak ediyorum, insanın yanlış yapma özgürlüğü var mı acaba?

 

                 OYSA yurdum yurttaşı, aslında öyle mükemmel öyle fevkalâdedir ki, kendisinden birazcık söz ettiğimizde tüm kurallara uyduğunu görürüz(!) Örneğin: Alış veriş de SK. Tarihine bakar! Yediğini içtiğine dikkat eder! Bu bakımdan gıda sağlığı konusunda hassasiyeti çok gelişmiştir(!) Çevre sağlığı konusuna verdiği önem ise, inanılamayacak hatta şaşılacak derecede mükemmelleşmiştir(!) Örneğin: Sokakları caddeleri evi gibi temiz tutar, oturur bir bank’a çekirdek çıtlatır kabuklarını yere atmaz, izmariti ve çöpü götürür çöp kovasına koyar, sureti katiye de sokağa tükürmez, manzara güzel diye kurbanı çayırda bayırda kesmez, asla ve kat’a; suyu boşuna akıtmaz, elektriği gereksiz yere yakmaz, şehir içinde trafik akışı aksamasın diye özel otomobiline binmez; ya yürür, ya toplu taşıma aracı ile seyahat eder.

PAYLAŞMAK ise genlerinde vardır. Ama çıkarına olan her şeye çabuk adapte olur, sorumluluk duygusu ise olağanüstü gelişmiştir. Ancak Yılan birini ısırırken görürse, beni ısırmayan yılan bin yaşasın der. En muhteşem yanı tartışma bilincinin son derece gelişmiş olmasıdır ve bu yanı ile çok özeldir. Bir konuyu; bağırıp çığırmadan, küfür etmeden ve sonunda eline silah almadan yapar. Karşı düşünceyi, çok partili döneme geçtiğimizden beri; saygı ile dinler, anlayışla karşılar, çünkü oldum olası demokrasi hayranıdır(!) Mantığı ile çok derin düşünür, sonunda duyguları ile karar verir ve o nedenle darıldığı dağın odununu yakmaz. Her şeyi, her yanı ile böylesine gelişmiş yurttaş için bile, gıda güvenliğinin maksimum düzeyde denetlenmesi gerektiğine inanıyorum!

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
               DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK haberi

DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK

               DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK                     GEÇEN PAZAR ...
DAM ÜSTÜNDE SU GEÇİRMEZ KİLLİ TOPRAK
              KANTALUP VE PARİS haberi

KANTALUP VE PARİS

              KANTALUP VE PARİS                  KAVUN her insanın severek yediği bir meyvedir.  A ...
KANTALUP VE PARİS
KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN ! haberi

KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN !

KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN ! İLKOKUL üçüncü sınıfa kadar ite kaka gelmiş, olmayacağı anlaşılınca okuldan alınıp çıraklığa verilmişti. Verilmişti verilmesine de, çıraklıkta da gözü yoktu. Babası birkaç iş yeri değiştirmiş, ama her girdiği yerden kayta ...
KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN !
  HADİ YÜRÜ LEN!  DEFOL GİT ŞİMDİ SENİN… haberi

HADİ YÜRÜ LEN! DEFOL GİT ŞİMDİ SENİN…

  HADİ YÜRÜ LEN!  DEFOL GİT ŞİMDİ SENİN…                    DOLANDIRICILARDAN illâllah… Ama çaresi bulunup da, bulana helâl olsun maşallah diyemedi ...
HADİ YÜRÜ LEN! DEFOL GİT ŞİMDİ SENİN…
ÖNCE AYIPLADIM SONRA… haberi

ÖNCE AYIPLADIM SONRA…

ÖNCE AYIPLADIM SONRA… TÜRK sanat müziğinde, içine çiçeklerin serpiştirildiği yüzlerce güfte ve o güftelerin çeşitli makamlarda bestelenmiş bir o kadar şarkısı vardır. Çiçeğin rengi, kokusu ve o güzel görüntüsü insan duygusunu dürtüp, hayal Dünyasın ...
ÖNCE AYIPLADIM SONRA…
 NİYE  TEDBİR ALALIM, RAHATSIZ  OLAN  YOK Kİ! haberi

NİYE TEDBİR ALALIM, RAHATSIZ OLAN YOK Kİ!

         NİYE  TEDBİR ALALIM, RAHATSIZ  OLAN  YOK Kİ!             BATILILAR BİZİ, oldum olası barbarlıkla suçlar. Oysa kendileri; daha vahş ...
NİYE TEDBİR ALALIM, RAHATSIZ OLAN YOK Kİ!
 AH CANIM! BU İŞLER   AYNI HAMAM AYNI TAS… haberi

AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…

 AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…1940'lı-1950'lili yılların çocukları, bugün yaşlı birer dede olarak yaşamlarını sürdürüyor. Hepsinin, geçmişle ilgili anlatacak iyi kötü pek çok anısı vardır. Bendeniz de bu dedelerden biri ol ...
AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…
HANIMEFENDİ DİKKAT BEBEK ZEHİRLENEBİLİR! haberi

HANIMEFENDİ DİKKAT BEBEK ZEHİRLENEBİLİR!

HANIMEFENDİ DİKKAT BEBEK ZEHİRLENEBİLİR!           GEÇEN Temmuz ayı’nın sıcak bir gününde, akşamüzeri çay bahçesinde oturuyordum. Biraz ötemdeki masada hanımlar samimi sohbet halindeydi. Hem bir şeyler a ...
HANIMEFENDİ DİKKAT BEBEK ZEHİRLENEBİLİR!
 390-90/485-160/360-170 ÇEŞİTLİ RAKAMLAR haberi

390-90/485-160/360-170 ÇEŞİTLİ RAKAMLAR

   390-90/485-160/360-170 ÇEŞİTLİ RAKAMLAR                   HER YILIN sonbaharında, ucuzluk yapılarak elde kalan ürünler vitrin fiyatının çok altında sa ...
390-90/485-160/360-170 ÇEŞİTLİ RAKAMLAR