MARSYAS EFSANESİ'NİN MUĞLA İLE İLİNTİSİ

MARSYAS EFSANESİ'NİN MUĞLA İLE İLİNTİSİ

Şadan Gökovalı’ya


 


Ömer Kamil Yılmaz emekli bir edebiyat öğretmenidir. Aslen Erzurumlu olduğu halde memleketine dönmemiş, güzel Muğlamızda yerleşip kalmıştır. Kendisi aynı zamanda çalışkan ve üretken bir yazardır. Son yıllarda Menteşe Beyliği üstüne iki roman yazdı. İLK BEYLER adındaki son romanında MUĞLA adının MARSYAS efsanesine dayandığını yazıyor. Güya Marsyas adlı çoban günün birinde Çine çayı olmuş da, giderek bu isim Muğla olarak söylenmeye başlamış... Bu görüş doğru olmasa bile, Ege'nin ünlü efsanesi Marsyas'ın okuyucuyla yeniden buluşması bakımından faydalı olmuştur.

Tarih boyunca Muğla'nın çeşitli adları vardır. Mabolla, Alinda, Moğola bunlar arasındadır. Muğla tarihinin en iyi yazarı Zekai Eroğlu'nun 1936'da yayımlanan ünlü kitabında Muğla'nın adının Karia döneminde Alinda olduğu geçer (Kitabı çok eskiden okunduğum için yanlış anımsıyor olabilirim) Bizim bildiğimiz Alinda, Çine yakınlarında Karpuzlu ilçesinin adıdır. Bodrum prensesi (sonradan sadrab) ADA'nın, Alinda da Büyük İskender gelinceye kadar sürgün yaşadığını hep okumuşuzdur.

Bize kalırsa yaşadığımız kent Muğla'nın adı ya Moğola'dan ya da buraları fetheden Kılıçarslan'ın komutanı MUĞLU beyden gelmiş olabilir.

Gelelim Marsyas Efsanesine:

Bu konuların usta ve bilge yazarı Prof.Dr.Şadan Gökovalı efsane yerine söylence demeyi daha uygun bulur. Biz gene daha yaygın olan efsane demeye devam edelim.

Bu efsane Ege'nin en dramatik efsanesidir. Çine'den. Muğla yönüne giderken, birden göktaşı yağmuru başlamış sanırsınız. Üst üste yığılmış kayaların oluşturduğu bir vadiden geçiyor gibi olursunuz. Bu taşların, sanki heykel ustalarının elinden çıktığını düşünebilirsiniz. Halikarnas Balıkçısı mavi sürgün adlı romanında Gökbel dağlarındaki bu alışımı gördüğü zaman aynı duyguya kapıldığını yazar. Sanki orası, meteor taşlarıyla döşenmiştir. Oysa milyarlarca yıl esen rüzgarlar ve yağışlar, o fosil taşları bu günkü haline getirmiştir. Bu hayranlık yaratan vadinin arasından mitolojik bir efsane olan Marsyas'ın sonradan dönüştüğü varsayılan Çine Çayı geçer.

Marsyas Efsanesi o kayaların şekli kadar ilginçtir. Efsaneye göre milattan önce 4000 yıllarında tanrıça Athena bir geyik kemiğinin üstünde çeşitli delikler açarak ilk flütü icad eder. Buluşuyla gurur duyan Athena, tanrılar önünde çalmak için tanrıların ziyafetine katılır. Şölende Aphrodite ve Hera flüt çalarken Athena'nın yüzünün değiştiğini yanaklarının şiştiğini görüp alay ederler. Athena sinirlenir ve toplantıyı terk eder.

Gidip, İda Dağı eteklerinde bir suyun yansımasında flüt çalarken yüzünün gerçekten çirkinleştiğini kendisi de fark eder.

Sonra elindeki flütü fırlatıp atar. Onu tekrar kullanan lanetlenecek ve çok büyük cezalara çarptırılacaktır.

Bütün bunlardan haberi olmayan çoban Marsyas kırlarda dolaşırken o flütü bulur. Hemen çalmaya başlar.

Bir tanrıçanın esiri olduğu için güzel sesler çıkaran flütü o kadar beceriyle çalar ki, ünü kısa sürede her tarafa yayılır. Güzel sanatların ve müziğin tanrısı Apollon da müziğe çok düşkündür. Kimse onunla yarışmaya cesaret edemez. Tanrı Apollon, Marsyas'ın şöhretini duymuş ve onu kıskanmaya başlamıştır. Onu herkesin önünde yarışmaya davet eder. Yenen yenilene her türlü cezayı Marsyas bu beraberlikten hoşnut olarak ayrılmak üzereyken Apolloniirini baş aşağı yani ters çevirip aynı melodiyi çalmaya başlar. Marsyas'tan da aynısını yapmasını ister.

Juri bu meydan okumanın adil olduğuna karar verince, Marsyas flütünü tersten çalamadığı için yenik sayılır.

Sonuçta Apollon Marsyas'ı bir zeytin ağacına astırıp diri diri derisini yüzdürür. Marsyas'ın ölümüne üzülürken ,Afyon'un Dinar ilçesindeki su çıkan mağarası çevresindeki kayaların gözyaşlarının bu günkü Çine çayını oluşturduğu söylenir.

Başka bir söylenceye göre Marsyas'ın gözyaşlarından oluşan Çine Çayı günümüzde Muğla Aydın sınırları içinde ve Büyük Menderes Nehrine dökülen bir akarsudur.

Halk arasında Gelin Geçmez Köprüsü olarak bilinen Roma döneminden kalma 2 bin 300 yıllık İncekemer Köprüsü, Çine Adnan Menderes Barajının yapılması ve su tutması sonucunda özel bir toprakla üzeri örtülerek su altında bırakıldı. Yaklaşık 50 yıl sonra kültürel miras olarak yeniden gün yüzüne çıkarılacak.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
BU HAKİM TOPLUM İÇİNE NASIL ÇIKACAK haberi

BU HAKİM TOPLUM İÇİNE NASIL ÇIKACAK

Adam güzel giyimli eli yüzü düzgün birisi. Sinop İli ve İlçeleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği üyesiymiş. İstanbul’da öğrenci servis şoförlüğü yapıyormuş. Bir gün aklına esmiş. Ne yapıp edip, Müjdat Gezen’in Kadıköy’deki Sanat Merkezini yakmalıy ...
BU HAKİM TOPLUM İÇİNE NASIL ÇIKACAK
EVET HAYIRDAN SONRA haberi

EVET HAYIRDAN SONRA

EVET HAYIRDAN SONRA Geçmiş yıllarda TRT kanallarında EVET HAYIR diye bir program vardı. Sunucu Erkan Yolaç, bu iki kelimeyi katiyyen kullanmayacaksınız; derdi. Yarışmacılardan birisi kazayla evet demiş olsa, Erkan Yolaç, evet dediniz diye adam boyu ...
EVET HAYIRDAN SONRA
CEBİMDE 20 LİRA VARDI haberi

CEBİMDE 20 LİRA VARDI

CEBİMDE 20 LİRA VARDIKuşların uğrak yeri vardır. Örneğin Kelaynak'lar Afrika'nın belli bir yerinden kalkıp, bizim Birecik'e gelirler. Urfa'da öğretmenlik yaparken merakımdan görmeye gitmiştim.O yıllarda sayıları 50 kadardı. Kuşl ...
CEBİMDE 20 LİRA VARDI
LAGİNA'DA HEKATE TAPINAĞI & OSMAN HAMDİ BEY haberi

LAGİNA'DA HEKATE TAPINAĞI & OSMAN HAMDİ BEY

LAGİNA'DA HEKATE TAPINAĞI & OSMAN HAMDİ BEYMuğlalıların Leyne dediği, sonradan adı Turgut olarak değiştirilen Lagina, Karya dönemine ait antik bir kenttir. Stratonikeia' nın kutsal alanı olarak inşa edilen bu yer, Muğla – Bodrum karayolu ...
LAGİNA'DA HEKATE TAPINAĞI & OSMAN HAMDİ BEY
UTANMA DUYGUSU ÜSTÜNE ŞİİRLER haberi

UTANMA DUYGUSU ÜSTÜNE ŞİİRLER

UTANMA DUYGUSU ÜSTÜNE ŞİİRLER internet sayfalarında gezinirken UTANSIN başlığını taşıyan üç güzel şiire rastladım. İlk şiir Yaşar Nezihe Bükülmez adında bir şairin. 1924 Yılında FERYATLARIM adını verdiği kitabında yer almış. Necip Fazıl Kısakürek bu ...
UTANMA DUYGUSU ÜSTÜNE ŞİİRLER
CEBİMDE 20 LİRA VARDI haberi

CEBİMDE 20 LİRA VARDI

CEBİMDE 20 LİRA VARDI   Kuşların uğrak yeri vardır. Örneğin Kelaynak'lar Afrika'nın belli bir yerinden kalkıp, bizim Birecik'e gelirler. Urfa'da öğretmenlik yaparken merakımdan görmeye gitmiştim. O yıllarda sayıları 50 kadardı ...
CEBİMDE 20 LİRA VARDI
MARSYAS EFSANESİ'NİN MUĞLA İLE İLİNTİSİ haberi

MARSYAS EFSANESİ'NİN MUĞLA İLE İLİNTİSİ

MARSYAS EFSANESİ'NİN MUĞLA İLE İLİNTİSİ Şadan Gökovalı’ya   Ömer Kamil Yılmaz emekli bir edebiyat öğretmenidir. Aslen Erzurumlu olduğu halde memleketine dönmemiş, güzel Muğlamızda yerleşip kalmıştır. Kendisi aynı zamanda çalışka ...
MARSYAS EFSANESİ'NİN MUĞLA İLE İLİNTİSİ
   KANDİL DAĞI haberi

KANDİL DAĞI

         Kahraman ordumuza   KANDİL DAĞI   TÜRK-KÜRT Tek ses tek hece Aynı toprakta Aynı harflerle Etle tırnak olmuşuz   Acının vurduğu yerlerde Ot bitmiyor şimdi   Kaç bahar geçt ...
KANDİL DAĞI