AYBÜKE’LER ÖLMESİN

AYBÜKE’LER ÖLMESİN

 

“Uyan Aybüke’m uyan, uyanmaz oldu,

  Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldu.”

Şenay Aybüke Yalçın’ın “Mağusa Limanı” ile söylemeye başladığı türkü, arkadaşlarının klibi ile devam ediyor.

“Batman’da PKK’lı teröristler tarafından şehit edilen 22 yaşındaki Şenay Aybüke Yalçın’ın üniversiteden sınıf arkadaşları, şehit öğretmen için çektikleri klibi sosyal medyadan paylaşıma yüklendi.”  

Sakin Koşar Hocamızın 11 Eylül 2017 tarihinde Devrim Gazetesinde “Aybüke Öğretmen” başlıklı yazısını okuyunca, yüreğimdeki acıyı, bedenimdeki sancıyı tarif etmem imkânsız. Hele de; daha sonra internetten kendi sesinden “Mağusa Limanı” türküsünü dinleyince; o tatlı sesi, insanın kalbine kurşun gibi saplanıyor.

Yaşanan yüzlerce, binlerce acıdan bir tanesi olan bu acı; ne kâğıda sığar, ne de yazmaya kalem yeter. Çocukların hayatta kalabilmesi, insan olmasını sağlayan değerli bir eğitimciyi yok edenler neyi yok ettiklerinin, kimlere hizmet ettiklerinin farkındalar mı acaba? Hiç zannetmiyorum! Bunlara bırakın insan demeyi, hayvanlara hakaret olur diye hayvan bile diyemiyorum.

***

Terör başlangıcını 12 Eylül 1980 Faşist, Amerikancı darbenin yapıldığı günden itibaren ele alabiliriz. Askeri darbeden önce ırkçılığı körükleyen, destekleyen iç ve dış faşist emperyalistler, 80 darbesine kadar sınırlı bir başarı elde etmişler, amaçlarına tam ulaşamamışlardı. 12 Eylül 1980 faşist, ırkçı, dinci, kinci darbenin ardından amaçlarına tam olarak ulaştılar.

O zamanın MESS Başkanı Halit Narin, “Bu güne kadar bizim anamız ağladı, bundan sonra da işçilerin anası ağlasın.” Dedi. Amerikan Büyükelçisi, “Bizim çocuklar başardı.” Diyerek 1980 darbesinin kimlere hizmet ettiğini gösterir.

1980 askeri darbesi ırkçı, dinci, kinci olanların önünü açmıştır. Bir Amerikan projesi olan “Ilımlı İslam” (Bağımlı İslam, Allah’ın Kur’anı dışındaki İslam), ırkçılık körüklenerek emek-sermaye çelişkisini tartışır olmaktan çıkarılmış, emekçilerin kanları, canları üzerinden emperyalistler ve yerli işbirlikçileri zenginleşmeye devam etmişlerdir. Tabi bu “Türk ırkçılığını” ve “Kürt Irkçılığını” doğurmuştur. Oysaki ölenler bu ülkenin evladıdır. Ne devleti yönetenlerin, ne terör örgütünü yönetenlerin, ne de zenginliklerine zenginlik katanların çocukları bu vatan için hiçbir zaman ölmemişlerdir. Halkı piyon olarak kullanmışlardır!

Diğer bir Amerikan projesi olan, Orta doğuyu yeniden dizayn  etmek üzere kurulan BOP uygulamaya konmuştur. Eş Başkanlığına da AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı getirmişlerdir. Bu nedenle ülkemiz bölünme ve parçalanma durumuyla karşı karşıyadır.

***

Akıldan, bilimden yoksun dinci, kinci, ırkçı olan AKP Fatih Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Tolgay Demir, “Dünya düzdür, yuvarlak değildir.” Söylemiyle (Gerçi bu söylem de kendi fikri olmayıp batılı Hıristiyan bir meczuptan çalıntıdır), bizi yönetenlerin kimler olduğunu ortaya koymaktadır. Irak’ı, Suriye’yi ve tüm Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren dinci, kinci, ırkçı, IŞİD, El Nursa, El Kaide, PKK ve diğerleri, ulusal ve uluslararası sömürü sistemine hizmet etmektedirler.

 

Terörü kendisine amaç edinen ister PKK olsun, ister IŞİD ve benzerleri olsun, terör örgütüdürler. Asıl olan devlettir, devleti yönetenlerdir. Güvenliği sağlayan kolluk güçleridir. En kötüsü; devleti yönetenlerin ve kolluk güçlerinin mücadele esnasında kanunların, hukukun dışına çıkmalarıdır. Terörle mücadelede halk ile teröristi birbirinden ayıramazsanız, “Devlet terörü” kaçınılmaz hale gelir. Bu mücadele devlete değil, teröristin ekmeğine yağ sürer. Hele hele mezhepçilik, ırkçılık, dincilik, kincilikle terörle mücadele edeceğini sananlar yanılırlar ve devlet terörünü artırmaktan başka bir işe yaramadığının farkına varırlar fakat çok geç kalmış olurlar! Bir ülkede, devlet terörü varsa o ülke ayakta kalamaz.

Terörün panzehiri Laiklik, Demokrasi ve Adalettir, yoksa devlet yoktur!

İşte Aybüke Öğretmenin ölümüne giden süreç, böyle başlamıştır. Katili tabi ki PKK’dır. Fakat devletin de vatandaşını koruyamaması sonucunda, Aybüke Öğretmenin ölümünde payı vardır.

Umarım ülkeme tekrar; Demokrasi ve Adalet gelir. Gelmezse; ülkenin sonu acıdır, gözyaşıdır, ölüm ve karanlıktır!

Saygılarımla.

 

Kemal GÜRBÜZ

Şair-Yazar, Devlet Sanatçısı

17 Eylül 2017     

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
  TOTALİTER REJİM UYGULAMALARI  İTALYA ÖRNEĞİ: FAŞİZİM DERS-2 haberi

TOTALİTER REJİM UYGULAMALARI İTALYA ÖRNEĞİ: FAŞİZİM DERS-2

TOTALİTER REJİM UYGULAMALARI İTALYA ÖRNEĞİ: FAŞİZİM DERS-2
2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN haberi

2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN

Değerli eğitimci, MEB Başmüfettişi (Emekli), Şair ve Yazar, Sayın Yadiğar SARI’YA bırakalım sözü. ...
2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN
NEREYE GİDİYORUZ haberi

NEREYE GİDİYORUZ

NEREYE GİDİYORUZ ...
NEREYE GİDİYORUZ
GİDİŞAT HAKKINDA BİR YORUM! haberi

GİDİŞAT HAKKINDA BİR YORUM!

GİDİŞAT HAKKINDA BİR YORUM!
GİDİŞAT HAKKINDA BİR YORUM!
MİZAH! haberi

MİZAH!

MİZAH!  
MİZAH!
 BİR ÇINAR DEVRİLDİ! haberi

BİR ÇINAR DEVRİLDİ!

 
BİR ÇINAR DEVRİLDİ!
AYBÜKE’LER ÖLMESİN haberi

AYBÜKE’LER ÖLMESİN

AYBÜKE’LER ÖLMESİN  
AYBÜKE’LER ÖLMESİN
NEYİN PAZARLIĞI haberi

NEYİN PAZARLIĞI

NEYİN PAZARLIĞI  
NEYİN PAZARLIĞI
NEYİN PAZARLIĞI haberi

NEYİN PAZARLIĞI

NEYİN PAZARLIĞI  
NEYİN PAZARLIĞI