AVRUPADA TIP KİTAPLARI OKUNAN BİR TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA (980-1037)

AVRUPADA TIP KİTAPLARI OKUNAN BİR TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA (980-1037)

MEHMET BİLDİRİCİ
Daha önce Muğla Devrim gazetesinde yayınlanmış yazılarımda (30 ve 31 Ocak 2018) Knidos ve Kos (İstanköy) kentlerinde dünyada açılmış ilk hastaneler olduğunu yazmış, burada ünlü Türk-İslam bilgini İbni
Sina’dan bahsetmiştim. Şimdi onu anlatmaya çalışacağım. Bir hekim olarak değil bir araştırmacı gözüyle olaya bakacağım. Çünkü hekim olarak nasıl tedaviler önerdiği ve bunların bugünkü durumunu anlayabilmem mümkün değil, bunu tıp tarihi uzmanlarına bırakıyorum.
Dünya’da ünlü hekim İbni Sina hakkında Türkçe ve İngilizce kaynaklarda geniş bir tarama yaptım bunlardan edindiğim bilgiler şöyle; Türkçe ve İngilizce kaynaklarda bazı farklar olduğunu da görmüş bulunuyorum.
Arapça ismi “ALİ EL HÜSEYİN İBNİ ABDULLAH İBNİ SİNA EL BELHİ” batıdaki ismi AVİCENA” olan İBNİ SİNA 970 yılında Özbekistan Buhara kenti yakınlarında Afşana’da dünyaya geldi. Önce İslami eğitim altı, 10
yaşında iken Kuran’ı ezberledi Hafız oldu. Küçük yaşta olağanüstü bir zekâya sahip oldu anlaşıldı. Küçük yaşta babasını kaybetti, 14 yaşında iken hocalarını aştığı görülüyor. Önüne çıkan her kitap ve belgeyi okumağa başladı.
Kaynaklar küçük yaşta Grekçeyi, Arapça ve Farsçayı öğrendiğini gösteriyor. Türkçe biliyor mu idi? Bu konuda bir belgeye rastlanılmıyor. Yazdığı eserlerin bir kaçı dışında kullandığı dil Arapça idi. Türkçe bir risalesi bulunmuyor. Maalesef o çağlarda Türkçe pek eğitim dili değildi. Aile içinde konuşulan bir dil olduğunu sanıyorum.
Buhara Emiri’ini bir yakınını iyileştirdi ve hekim olarak ünlendi. Kendisine Buhara Kütüphanesi’nden yararlanma hakkı verildi, ama sonra kütüphane yandı ve o sorumlu tutuldu. Oradan uzaklaştı ve tabir yerinde ise başta İran kentleri ile diyar diyar dolaştı.
Bu kentler arasında Harzem, Gürgenç, Rey, Hamedan bulunuyor. 57 yaşında İran Hamedan’da hayata gözlerini yumdu. Türbesi Hamedan kentindedir.
İbni Sina çevresi ile pek anlaşamıyordu, İslam dinine karşı daha geniş bir pencereden bakmağa çalıyordu. Kendi deyişi ile Eflatun, Aristo, Fahreddin Razi’yi (İran Rey 854-Rey 925) okuyordu. Gene büyük bir
İslam Bilgini El Bruni (973-1048) ile tanıştıkları sanılıyor.

Yerleştiği bir yer ve medrese yoktu…. Devamlı gezdi ve araştırdı ve yazdı.
İbni Sina pek çok konularda araştırma yaptı, felsefe, matematik, geometri ile ilgilendi. Ulaşabildiği kaynaklarla eski uygarlıkları inceledi, Mısır, Eski Yunan, İran, Hint, Çin hepsini incelemeye çalıştı..
İbni Sina bütün bunlara karşı hekim olarak ün yaptı, pek çok hastalıkları teşhis etti, onlara ilaçlar buldu. En Ünlü eseri Arapça “El Kanun fi Tıp” Hekimliğin Yasaları, “Kitabuş Şifa” gelmektedir.
Tıp kitapları 12. yüzyılda Latinceye çevrildi. 17 yüzyıl sonlarına kadar, Tıp biliminin babası Hippocrates (M.Ö 460-377) kabul edilirken Avicena zamanının (1200 yıl) en büyük tıp insanı kabul edildi. İsmi Latinceye Avicena olarak çevrildi.
Ay yüzeyinde bir kratere ismi verildi. Paris Sourbonne Üniversitesi kitaplığına resmi asılı bulunmakta…..
Pekiyi doğuda ne oldu, yolundan ve kitaplarından yararlanan oldu mu?

Pek olmadı gibi geliyor. Başta Gazali olmak üzere tutucu din adamları
onu istemediler. Toplum maalesef onların izinden gitti.
İran’da doğum tarihi olan kabul edilen 23 Ağustos’ta Tıp günü olarak kutlanıyor.
Bugün Arap ülkelerinde, İran’da Türkiye’de hastanelere İBNİ SİNA isimleri veriliyor.
İstanbul’da ise AVİCENA isimli hastaneler de var, bir anımla bunu belirteceğim. Bilirkişilik keşfi sırasında sanıyorum Şişli veya Kâğıthane’de böyle bir hastanenin önünden geçerken çok heyecanlandım ve bu nedir ne anlama gelir diye bilmez gibi arkadaşlarıma sordum, olumlu bir yanıt alamadım. !!!!!!
Sonuç olarak İbni Sina’nın yaşadığı çağda Avrupa derin bir uykuda iken Araplar Eski Yunan’da oluşmuş kültürle temaslar sonucu aydınlık bir çağı yakaladı, ama bu hareket devam etmedi, edemedi ve maalesef söndü.
İbni Sina’nın ardından hiçbir kişi onun peşinden gidemedi……

Hiçbir hükümdar ona sahip çıkamadı…….
Bu büyük hekimin eserlerinden daha sonra uyanan Avrupalılar yararlandı.
İbni Sina’nın bir portresi yapılmadı, ama onu temsil eden bir resmi ve ünlü kitabından bir sayfa yazıma eklenmiştir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI