KAZIM ÇEÇEN’DEN ANILAR II

KAZIM ÇEÇEN’DEN ANILAR II

 

Bu yazımda büyük üstat Kazım Çeçen ile kısaca da nasıl tanıştığımı ve bazı anılarına yer vereceğim. Önce bu konuya merak sardıktan sonra hocamla tanışmamdan önce İstanbul Su Yolları hakkında yazdığı kitaplarını edinip dikkatlice okuduğu söylemeliyim.

Tanışmamız 1994 yılında DSİ Genel Müdürlüğü tarafından Ankara’da gerçekleştirilen DSİ’nin 40 Kuruluş toplantıları sırasında oldu. Ben hocamı daha önce Konya’ya elektrik üreten Göksu Hidroelektrik Santralına yaptığı projeden de tanıyordum ama onun beni hatırlayacağını sanmıyorum.  DSİ toplantısı sonrası kendisinden aldığım 17.04.1994 tarihli ilk mektubu şöyle

Kıymetli Mehmet Bey

Kongre sırasında yazmış olduğunuz “Konya Tarihi Su Yapıları” adlı kitabınızı incelemek fırsatı olmadı. İstanbul’da daha etraflı bakmak mümkün oldu. Sizi bu eserinizden dolayı tebrik ederim. Birçok konuya değinmişsiniz. Gönül isterdi ki resimler daha iyi basılmış olsun. Eldeki eser biraz daha ikmal edilerek ileride daha itinalı tekrar basılabilir. Başlarına 5-10 sayfalık bir özet (İngilizce) koymak faydalı olur.

Sizi tekrar tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim.

İstanbul’a gelirseniz her türlü yardıma hazırım

Prof Dr. Kazım Çeçen

Profesörler sitesi A1 Etiler- İstanbul

Benim bu ilk kitabımdı. Hocamın yazdıkları benim için çok değerliydi. Dedikleri doğruydu. Ama ben çıkan bu kitabımı yıllarca irdeledim. Ne eksik neler eklenmeli diye, sonunda 2009 yılında tekrar yayınlandı, bu defa CD yayını olarak… Ama değerli hocam bunu görmedi, çoktan aramızdan ayrılmıştı.

1996 yılında İstanbul’a yerleşince birkaç defa ziyaret ettim. Hem çayını içtim hem de kafama takılan bazı şeyleri sordum.

Hocam biz Türklerin kitap okumadığını, hediye edilirse alıp rafa koyduğundan yakındı. Kitabı Avrupalılar okur, o bakımdan her bölümün başına İngilizce özet koymak gerekir derdi. Hatta bir de örnek vermişti. Bir arkadaş toplumunda “ben dün Aydan geldim dediğimde hoş geldin derler. Yahu sen Aya nasıl gittin diye sormazlar demişti.

Bu ziyarette “Toprağın İletkenliğinin Ölçülmesi” isimli bir kitabını imzalayıp vermişti ve kulağıma küpe şöyle devam etmişti. Şu kitabın ömrü yaklaşık 10 yıl, yeni bir teknoloji bulunup bu kitap rafa kalkacak, halbuki “tarihi Su Yapıları hakkında yazdıklarım Mimar Sinan’ın Mavlova kemeri gibi, sonsuza kadar yaşayacak demişti.

Ölümünün ardından 20 yıl geçti, Kazım Çeçen, yurt içinden ve yurt dışından aranıyor. Çok zaman bu konuda bana başvurular oluyor. Bilebildiğim kadar onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Bundan da mutluluk duyuyorum. Bir örnek olarak Romanya’dan genç bir Profesör olan Laurento Radvan Romanya Yas kentinde Osmanlı suyolları ile mail ile sorular yöneltti. Kazım Çeçen’in kitaplarından yapacağı yayın için yardımcı oldum.

Son ziyaretimde Hidrolik Laboratuvarında odasında çay içerken Prof. Dr. İlhan Avcı’da vardı, bu arada başka bir hoca girdi şimdi hatırlayamıyorum beni küçümseyerek İlhan Avcı’ya bu adam kim Kazım Bey ile ne işi olabilir diye sordu? O da şöyle cevap verdi. Onların müşterek sevdaları var dedi, Tarihi Su Yapılarını kast ederek. Yazı sonuna merhum Kazım Çeçen’in resmi eklenmiştir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI