KERİMOĞLU TÜRKÜSÜ EVİ MENTEŞE BELEDİYESİ İNSİYATİFİNDE, KENDİ ANLAYIŞINDA ZİYARETÇİLERE AÇILMALIDIR…

KERİMOĞLU TÜRKÜSÜ EVİ

MENTEŞE BELEDİYESİ İNSİYATİFİNDE, KENDİ ANLAYIŞINDA ZİYARETÇİLERE AÇILMALIDIR…

 

Kerimoğlu bu yakar geçer zeybeği, efeleri diz çöker.

Kerimoğlu türküsü ile toplumda  duygulara  mal olan öykü  1900 lü yıllara dayanır. Muğla çevresindeki türkülerin öykülerinde hep acı, , cinayet, çığlıklar vardır. İnsan sevgisinin öne geçmediği görülür. Hoşgörü ve sevgiye baktığımızda bugün de gelinen nokta yine iç açıcı değildir.

Kerimoğlu türküsünün öyküsü Sarı Sultan’ın çığlıklarından çıkmıştır.  Önceki tarih sürecine baktığımızda sanki daha çok aşk, sanki daha çok bu yönde bir dram var gibi.

Yerkesik’te geçen öyküdür. Kerimoğlu Eyüp Efe burada kör arap zabıtı tarafından çevrilerek öldürülür.

O nedenle kör olası kör arap denir.  Türkü uykuda adam vurulmaz, der.

2007 yılında bir heyecan başlar.  Dönemin belediye başkanı Yerkesik’te MustafaKaradağ’dır. Çoğu gününü orada geçirir. Restorasyon başlamıştır. O ev dirİltilecek,  hayata katılacaktır. Yerkesik Belediyesi bir hayli maddesel yükün içine girer. Bir miktarı da o dönem bulunan İl Özel İdare’sinden çıkar.

Restorasyonu Y. Mimar Ertuğrul Aladağ  gerçekleştirir. Yaparken ruhunu katar. Yani oradaki işçi , usta,  yöresel ağaçlar,  malzemeler, dam o dönemin izleri bunmaya çalışır,  titizlikle bir onarım başlamıştır. Biraz derin araştırılsa halk içinde hala kalıntısı rastlanabilir. Toplum o öyküden sonra suskundur.

O heyecan dalgası içinde restorasyon tamamlanmıştır. Belediye Başkanlığı geniş bahçesine  o köşküleri çaktırır. Bahçesinde oturma mekanları yaratır. Gerçekten vadiye bakan bahçesi oldukça etkileyici ve dinlendiricidir. Özellikle kendi adıma konuşsam  bu yeri  dinlenmek için çok severim,  sık sık giderim.

Her gittiğimde mutlaka her anın görüntülerinden arşivime alırım.  Kerimoğlu evi nasıl çalıştırılmalıdır? Hangi ruh ve anlayışla ,kültürel , bunları hep yazmışımdır.

İlk günden bugüne geçen işletmelerde o heyecanı az gördüm. Çünkü hem ticari amaçlı bakışları ,hem de böylesi bir dönemin çıkan öyküsüne, türküsüne çok da hevesli olmadılar. Ancak orası için ilk işe giriştiklerinde bir şey yapmak istediler , kısa sürdü.

Şimdi en son işletmeci arkadaşımız orayı bırakmış. Önceki işletme dostlarımız, arkadaşlarımız  ise biraz daha el verdi, epey gönül verdi,  heveslendi bir süre sonra oradan el değiştirdi.

Önceki işletmelerden duyduğum bazı sızılar oldu. Pek kazançları elbette olmuyor. Ancak bahçesinin sulama suyunu da Belediye işletmeciye dayatınca bu gibi meseleleri sorun gördüler. Bunların bir tek çözümü işletme ve Menteşe Belediyesi arasında sağladıkları sözleşme esasları . Buna göre her iki yer yapacağı ile ilgilenirdi.

İşletmeci orayı almadan önce şunu göz önünde bulundurmalıdır. Bu yer ancak kültürel nitelikte gelip geçenlere veya gelip göreceklere,  ziyaretçilere    hizmet verebilir. Şehir merkezinde değildir,  sürekli halkın uğrayacağı alan değildir.

Burada ancak gözleme ayran , çay gibi hizmetler sunulur. Her şey ben burayı çalıştırırım,  diyerek atlamaya benzemiyor. İşin detayını yakalamak lazımdır.

Baştan bu yana düşüncem şöyle olmuştur; Kerimoğlu Türküsü evi ancak kendi ruhunda bir duygu ile çalıştırılabilir. Bu duyguyu hissettirecek gerçek gönülle çalıştırılabilir.

En anlamlısı da; Burayı Menteşe Belediyesi kendi bünyesinde birkaç elemanla sürekli olarak çalıştırabilir, pek de sorun olmaz.

İlk restorasyon gerçekleşmeden önce fikrim bu yerin Muğla Valiliği bünyesinde kalması idi. Yani Yerkesik Belediyesi insiyatifinde değil,  çünkü Yerkesik belediyesi burayı çalıştırabilecek bir kapasiteye sahip değildi. Ancak şimdi Menteşe Belediyesi olarak bunu fevkalade yapabilir, gerçekleştirebiliriz.

Hatta ilk  o yıllarda. Vali yardımcılarım ile bazı bu yönde neler gelişti, nasıl yürüdü.? Bunlara tanığım. Yapılırken bir hayli sıkıntılar yaşandı, sanırım.

Ancak sonunda gerçekleştirildi. İyi oldu. Ben yöresel anlamda sevinç duydum,  güzel  bir yer kazandırıldı.

İşin özü tekrar ediyorum ki, Menteşe Belediyemiz kendi bünyesinde burayı çalıştırmalıdır. Hatta şöyle söylemiştim. Bu yeri biraz hayata katalım. Mesela Muğla’da gerçekleşen bazı sosyal programları  araçları tahsis ederek burada gerçekleştirebiliriz.

En kısa sürede ziyaretçilere açılması, gelenlerin serinlemesi dileklerimle.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI