MUĞLA’DA 18 MAYIS MÜZELER HAFTASI KUTLANDI.

 

MUĞLA’DA 18 MAYIS MÜZELER HAFTASI KUTLANDI.

18 Mayıs Müzeler Haftası idi. 19 Mayıs resmi tatil gününü unutmuşum. Muğla Müzesini arıyorum. Müzeler haftası açılışı şu an yapılıyor, yukarıda konferans var, dediler. Saat 15.00 gibi gitsem ne olur? Çoktan bitmiş olurdu.

Konferansın içini doldurmak gerekli iken, şurada kırsalda belki uzak kalıyoruz anlık haber ve duyurulardan.

Konferansı dinleyen izleyicilerini bilmiyorum? Kaç kişiydi? Öğrenciler var mıydı? Muğla Üniversitesi öğrencileri getirildi mi bilmiyorum? Veya orta- lise seviyesinde bir sunum muydu? O seviyede öğrenci var mıydı bilmiyorum?

Programlara şöyle bakıyorum; Alt yapısı ve çalışmaları dolu ve güçlü ise, bu çalışmaların ortaya çıkarılması artık zorunlu ve görev haline gelmişse o programa imza atılır, coşkulu ,güçlü çıkar. Yoksa usul ve prosedür olsun diye programa bakmıyorum. Çünkü o programın geleceğe ve topluma katacağı, şehrin bir köşesini belirleyeceği bir şey yoktur.

Elbette programı gerçekleştiren yetkili ve ilgili kurum ve kuruluşları, katkıda bulunan herkesi kutluyorum.

Muğla Müze haftasında yerel gazeteler ilk sayfaya Müze başlığı atarak katkı da bulunmuşlar mıdır?

Program gerçekleşirken, ilgili Muğla’nın tüm yetkilileri “Muğla Müzesinin asıl kendi, o görkemli ve donanımlı binasına kavuşması yönünde bir protokol imzalamalarını, program taslağını duyuruyor olmalarını, çok isterdim.

Çünkü Muğla’ya en güzel ve isabetli bir yer tesbiti ile kurulacak ve Muğla’ya ışık tutacak Muğla Müze'lerinin kendi hayatına kavuşması, hayata katılması zorunlu hale geldiği artık göz önündedir.. Muğla Müzeleri için bu konuda herkesin üstüne düşen görev ve sorumlulukları kaçınılmaz hepimizin vardır.

Muğla’da ilk doğa tarihi müzesi gerçekleştirilip kurulurken, o heyecanın Özlüce’de çıkan fosillerin, gergedanların gün ışığına çıkarılması ve Türkiye’de ilk "Doğa Tarihi Müzesi" olarak hayata geçirilmesi çok özel çalışmalardı, Muğla için büyük çalışmalardır.Dönemin Valisi Lale Aytaman'ı saygı ve sevgiye anıyorum. Dönemin heyecanı içindeydim.

Ancak duydum ki, son yıllarda o Özlüce’deki eserleri Muğla değil , Aydın sahiplenmiştir. Ne derece doğrudur tam olarak bilmiyorum?

Özlüce’de o yerinde açık hava müzesi meydana getirilebilir, Muğla sahip çıkabilirdi. Şimdi Özlüce’de çalışmalar nedir bilmiyorum? Ben duygularımı ve heyecanımı katıyorum!.

O Cezaevinin Kültür Merkezi’ne dönüştürülmesine büyük katkıda bulunan dönemin çalışkan Bakanı Fikri Sağlar’ın dahi Muğla’ya heyecanını unutmak mümkün değildir.

Etnoğrafya seksiyonu bölümü var içinde. O dönemin özel giysileri.

Arkeoloji buluntuları var. Yatağan’dan elde edilen. Bir de dövüşçülerin bölümleri. Gladyatör salonu.

Yine şunu biliyorum. Gladyatör salonunun oluşması için mermercilerin büyük emek ve katkılarını alan o dönem Muğla Müze yetkilisi Şevki Bardakçı kendisiyle birlikte çalışan birkaç gazeteci arkadaşına teşekkür etmek amacıyla verdiği bir kağıt belge nedeniyle soruşturma geçirdi, çalıştığı için.

Şunu belirtmek istiyorum, Muğla Müzeleri Kültür Merkezi’nin o avlusunda, daracık odaları ve salonunda sıkışmakta, hapsedilmiştir.

Özgürlüğüne kavuşturulmalı, haykırışları ve çığlıkları, Muğla’yı selamlayışı artık duyulmalıdır. Muğla kendi "Müze Binası"na kavuşmalıdır.

Çevresinde, ekseninde dönen şu uygarlıklara bakın sayısız güzellikte eserler başınızı döndürür ve antik değerlerle çevrili büyük bir uygarlık, Muğla.

O halde "Muğla’ya yakışan bir Müze Binası" yetkililerimizden talep ediyoruz.

Geçenlerde Muğla’ya gelen Bakan’dan bir protokol , dosya imzalanmış olsun, arzu ederdim. Belki de bu çalışmalar epey ilerlemiş, belirli aşamaya gelmiştir.

Gün ışığına çıkarılmış o sayısız uygarlık ve eserler, artık kendi özgürlüğü ile duygusu ile sergilenmeli, toplanmalıdır.

Müzeler zamanın durduğu yer. Avluda dut ağacının dibinde bir melodi. Avluda kaybolun, geçmişle konuşun. Eserlerinize, geçmişinize sahip çıkın. Çocuklarınıza öğretin. Götürün müze gezdirin. Lütfen parçalara dokunsunlar! Hayranlıklarını çizsinler.

Esas dokunmayacak olanlara dikkat edelim! Yani eski eser kaçakçılığını önleyelim. Yasal paketlerle, konferanslarla, ders yönetmelikleriyle.

Muğla her şeye rağmen şanslı, geniş bir uygarlığa sahip kent. Antik doku. Ve "Muğla Müzesi" temeli çok oldu atıldı. Üstüne projesini kazandıralım.

Ve lütfen Muğla’nın giriş çıkışlarına “Muğla’da müzemiz de bulunmaktadır. “ Gezin, görün, gidin, iyi yolculuklar” yazılı pankartlar koyalım, yön levhaları. Çok zor değil.

Yaşadığım şehrimin tüm heyecanlarını dalga dalga yaşamak ve duyurmak istiyorum.

İyi haftalar. Daima Huzurlu ve mutlu bir Muğla diliyorum.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI