MUSTAFA KEMAL’İ YENİDEN ANLAMAK

MUSTAFA KEMAL’İ YENİDEN ANLAMAK

Prof. Dr. Kemal Kocabaş

“Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım akıl  ve  bilimdir.” Mustafa KEMAL

            10 Kasım 2017, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 79. yıldönümü.  Mustafa Kemal, anti-emperyalist ulusal kurtuluş savaşı sonrası kurulan Cumhuriyetle birlikte orta  çağı yaşayan ülkeyi yeni çağa ve aydınlanmaya taşıyan çağının en önemli kurucularından.  İçinde yaşadığımız kaotik ve ağır koşullarda Mustafa Kemal’i yeniden anlamak, Mustafa Kemal’i günümüze taşımak  tarihsel  ve güncel bir görev olarak karşımızda duruyor.

            Mustafa Kemal’i yeniden anlamak için kuruluş yıllarındaki konuşmaları önemli bir referans.  Tarih 1 Mart 1922… Ülke nüfusunun %80’ni oluşturan köylüler için  TBMM’de yaptığı konuşmadaYedi asırdan beri cihanın dört köşesine sevk ederek kanlarını akıttığımız, kemiklerini yabancı topraklarda bıraktığımız ve yedi asırdan beri emeklerini ellerinden alıp israf eylediğimiz ve buna mukabil daima tahkir ve tezlil ile mukabele ettiğimiz ve bunca fedakarlık ve ihsanlarına karşı nankörlük, küstahlık ve cebbarlıkla uşak menzilesine indirmek istediğimiz bu asil sahibin huzurunda bugün ihtiramla hakiki vaziyetimizi alalım” diyerek Cumhuriyetin  o dönemin ötekisi olan köylüler ile ilgili görüşlerini bir anlamda öncelikli  hedef kitleyi  ifade ediyordu.  

            Atatürk, köylüler ile ilgili  15 Temmuz 1921 tarihinde Ankara’da toplanan  Maarif Kongresinde  “Bu yurdun gerçek sahibi ve toplumumuzun büyük çoğunluğu köylüdür. İşte bu köylüdür ki, bugüne kadar bilgi ışığından yoksun bırakılmıştır. Bundan ötürü, bizim izleyeceğimiz milli eğitim politikasının temeli, önce bilgisizliği gidermektir. Bir yandan bilgisizliği gidermeye çalışırken, öte yandan da yurt çocuklarını toplumsal ve ekonomik alanlarda etkin ve verimli kılmak için, gerekli olan bilgileri uygulayarak öğretme yöntemi ulusal eğitimimizin temelini oluşturmalıdır…” ifadeleriyle adeta Cumhuriyet Eğitim Devriminin hedeflerini sıralıyordu. Osmanlı’dan alınan %5 okuma-yazma oranıyla feodalizmin kıskacındaki toplumu akıl ve bilimi temel alan  eğitim politikalarıyla dönüştürmek Cumhuriyetin temel hedefi oluyordu.  

            Mustafa Kemal “Nasıl Bir Eğitim?  sorusunun yanıtını da TBMM’de  1 Mart 1923 tarihinde yaptığı konuşmada “Eğitim ve öğretimde uygulanacak yöntem, bilgiyi insan için gereksiz bir süs, bir baskı aracı ya da bir uygarlık zevkinden çok, gerçek yaşamda başarıya ulaşmayı sağlayan, uygulanabilen, kullanılabilir bir aygıt haline getirmektir”  şeklinde düşüncelerini dile getirir. Bu açıklamalarda  tarım toplumu insanını uygulanabilir, kullanılabilir bilgiyi içselleştiren, bilgiyi hayatın gerçeklerinden çıkaran   modern toplum haline dönüştürmeyi hedefleyen öngörüler olduğu çok açık.  Mustafa Kemal’in bu öngörüleri,  onun düşüncelerini  1940’lı yıllara taşıyan  Hasan-Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un emeğiyle   Köy Enstitüleri deneyiminde karşılık bulacaktır. Yücel ve Tonguç, Mustafa Kemal’i  ve düşüncelerini  çok iyi anlayarak ve geliştirerek  onurla hayata geçirmişlerdir.  Yıl 2017, niteliğini, işlevselliğini kaybeden, dinselleşen ve piyasalaşan bir eğitim sistemi. Kurucusunun öngörülerini kaybeden bir ülke.

            Mustafa Kemal, “Nasıl Bir İnsan?” sorusunun yanıtını da  26 Ağustos 1924 tarihindeki Muallimler Birliği toplantısında  “Devrimler, sizin, sayın öğretmenler sizin, toplumda ve düşünce hayatımızda yapacağımız devrimlerdeki başarınızla gerçekleşecektir. Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister”  ifadeleriyle ortaya koyar. Mustafa Kemal, tüm bu süreçlerin başarılmasının “Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir”   olanaklı hale geleceğini  ifade eder. Hedef  akıl ve bilimi referans alan özgür insanı, vicdanlı insanı eğitim yoluyla yetiştirmektir ve bu görev öğretmenlerdedir. Özgür insanların yetişmesindeki temel dinamiğin, demokratik bir toplum üretme düşü olduğu açıktır. Yıl 2017, Cumhuriyetimizin bu öngörüsünden hiçbir iz kalmamış aksine biat eden insan yetiştirmeyi temel alan toplum mühendisliği öne çıkmıştır.

            Mustafa Kemal Cumhuriyetin temeli olan  laiklik ilkesinin Anayasa’da yer almasını “Dine bağlı, din ve devlet işlerini bir arada yürütmeye çalışanlara teokratik idareler denir, bu çeşit idareler eninde sonunda çökmeye mahkumdur. Bugün dünyada bu şekilde idare edilen devletler dünyanın en geri kalmış ülkeleridir. Bunun için, laiklik ilkesini Anayasamızın en büyük ilkelerinden biri olarak kabul etmek ve buna dört elle sarılmak gerekir. Türk gençliğini bu ilkenin dışında yetiştirmeye yeltenecek olanlar, bu devlete, bu ulusa en büyük kötülüğü yapmış olanlardır” sözleriyle açıklar. Laiklik ona göre çağdaşlığın, özgürlüğün temelidir. 2017 Türkiye’sinde yaşadığımız kaotik sürecin temeli devletin temel  laik doğasında  yaşanan örselenmelerdir. İçinde yaşadığımız dönemde laikliğin eğitimde, hukukta ve kamudaki örselenmelerinin yarattığı kaosu hepimiz her gün birlikte yaşıyoruz. Mustafa Kemal’in “teokrasi” tanımını tüm yurttaşların tekrar düşünüp  dikkate alması  gerektiği açıktır. Evrensel dünyadan kopmamak, bir Ortadoğu ülkesi olmamak  için Cumhuriyetin  “demokratik hukuk devleti” ütopyası  ülkenin aydınlık geleceği için yaşamsaldır.

            1935 yılında Mustafa Kemal, Milli Eğitim Bakanı olan  Saffet Arıkan’a   eğitimle ilgili beklentilerini,  “ Türk çocuğunun kişiliğini doğuşundaki yaradılışından gelen niteliklerine dikkat ve özen göstererek oluşturmak, kafalarını ve zekalarını açmak, yaymak, genişletmek, sonra bu yetenekli çocuğun kafasına müspet bilim ve maddi teknik kavramla, yalnız teorik olarak değil, pratik araçlarla yerleştirmek.  Bu çalışma sırasında çocuğun kafasındaki birikimleri, karakterindeki sağlamlıkları, duygularındaki yükseklik ve genişlikleri, onurları olduğu gibi, doğal bir şekle alıştırmak.”  ifadeleriyle dile getirir. Görüldüğü gibi Mustafa Kemal, pedagojinin evrensel ilkeleriyle, çocuğun bütünsel gelişimini öngören bir eğitim sistemi düşünde. Yıl 2017, eğitim politikalarına yön verenlerin, bu öngörülerin ne kadar ötesinde olduklarını çok açık görebilmekteyiz. Bu anlamda Cumhuriyetin kurucusunun öngörüleri günümüze taşınmayı beklemektedir.

            Tarih 1 Kasım  1937, Mustafa Kemal’in TBMM açılış konuşmasında yine eğitim vardır: “Okuma yazma bilmeyen tek bir yurttaş bırakmamak, ülkenin büyük kalkınma savaşının ve yeni çatısının istediği teknik elemanları yetiştirmek, yurt sorunlarının dayandığı temel düşünceleri anlayacak, anlatacak, kuşaktan kuşağa yaşatacak birey ve kurumlar yaratmak”  Bu ifadeler bugün hala günceldir. Ülkenin çocukları arasında okuma yazma bilmeyen insan bırakmamak ülküsü Cumhuriyet Eğitim Devrimcilerinin temel hedefiydi.

            Bir kısa  köşe yazısında  özetlediğimiz gibi 2017’de Mustafa Kemal’in çağdaş, laik ve bağımsız  Türkiye  öngörüleri  hala önemini korumaktadır.  O nedenle  aramızdan ayrılışının 79. yılında Mustafa Kemal’i hamasetle değil, akıl ve sağduyu ile yeniden anlamaya çalışmak, Cumhuriyetin kurucusunun öngörülerini anımsamak, geliştirmek ve günümüze taşımak bir görevdir. Unutulmamalıdır ki Mustafa Kemal Türkiye’dir ve  düşün sistematiğinin günümüzdeki karşılığı demokratik hukuk devleti ve laik, demokratik bilimsel eğitimdir.  Mustafa Kemal  Atatürk ve Cumhuriyet Eğitim Devrimi kahramanlarının anısına saygıyla…

Kaynak:  Engin Tonguç, “Atatürk ve Köy Enstitüleri”, Yeniden İmece, Sayı: 14, Ocak 2007

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKULLAR AÇILIRKEN haberi

OKULLAR AÇILIRKEN

OKULLAR AÇILIRKEN
OKULLAR AÇILIRKEN
YÜKSEK ÖĞRETMEN OKULU HAZIRLIK SINIFI haberi

YÜKSEK ÖĞRETMEN OKULU HAZIRLIK SINIFI

YÜKSEK ÖĞRETMEN OKULU HAZIRLIK SINIFI
YÜKSEK ÖĞRETMEN OKULU HAZIRLIK SINIFI
BERGAMA'DA  KÖY ENSTİTÜLERİNİ VE HALK OYUNLARINI KONUŞMAK haberi

BERGAMA'DA KÖY ENSTİTÜLERİNİ VE HALK OYUNLARINI KONUŞMAK

BERGAMA'DA
BERGAMA'DA KÖY ENSTİTÜLERİNİ VE HALK OYUNLARINI KONUŞMAK
TEKİRDAĞ’DA KÖY ENSTİTÜLERİNİN 77. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE  HASAN-ALİ YÜCEL’İ YENİDEN ANLAMAK haberi

TEKİRDAĞ’DA KÖY ENSTİTÜLERİNİN 77. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE HASAN-ALİ YÜCEL’İ YENİDEN ANLAMAK

TEKİRDAĞ’DA KÖY ENSTİTÜLERİNİN 77. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE
TEKİRDAĞ’DA KÖY ENSTİTÜLERİNİN 77. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE HASAN-ALİ YÜCEL’İ YENİDEN ANLAMAK
TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR! haberi

TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR!

TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR!
TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR!
TONGUÇ’A  TAŞ TAŞIMAK… haberi

TONGUÇ’A TAŞ TAŞIMAK…

TONGUÇ’A
TONGUÇ’A TAŞ TAŞIMAK…
YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER  DERNEĞİ haberi

YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER DERNEĞİ

YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER
YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER DERNEĞİ
OKULLAR KAPANIRKEN TÜRKİYE VE EĞİTİM haberi

OKULLAR KAPANIRKEN TÜRKİYE VE EĞİTİM

OKULLAR KAPANIRKEN TÜRKİYE VE EĞİTİM 2016-2017 öğretim yılı, 9 Haziran 2017 günü okullarda karne dağıtımı ile sona erdi ve   yaklaşık 18 milyon öğrenci,  900 bin öğretmen yaz tatiline merhaba dediler. ...
OKULLAR KAPANIRKEN TÜRKİYE VE EĞİTİM
GÖNEN KÖY ENSTİTÜSÜ  VE SALİH URHAN haberi

GÖNEN KÖY ENSTİTÜSÜ VE SALİH URHAN

GÖNEN KÖY ENSTİTÜSÜ VE SALİH URHAN“…Çıktım da gurbet ele geri gelinmez/ Kimler öldü kimler kaldı bilinmez/ Ölsem buralarda gözüm yumulmaz/ Eğil dağlar eğil sılam göreyim/ Sılamda güller açmış nasıl durayım/ Dumanlı dağların başı baş değil/ Gülse ...
GÖNEN KÖY ENSTİTÜSÜ VE SALİH URHAN