TONGUÇ’A TAŞ TAŞIMAK…

TONGUÇ’A  TAŞ TAŞIMAK…
Prof. Dr. Kemal Kocabaş

“İnsanoğlunun kazanacağı en büyük zafer korkuyu yenmesiyle elde edeceği zaferdir”  İsmail Hakkı TONGUÇ

            İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı ve İstanbul Araştırmaları Merkezi 10 Mayıs 2017 günü İzmir Büyükşehir Belediyesi Adnan Saygun Kültür  Merkezinde  “Tonguç’a Taş Taşımak” başlıklı  bir panel ve “Düşünen Tohum, Konuşan Toprak” adlı bir fotoğraf sergisi açtı. Işık Kansu’nun yönettiği panele konuşmacı olarak Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Ekrem Işın ve Prof. Dr. Kemal Kocabaş katıldılar. Bu panel nedeniyle Tonguç’u yeniden anlama adına yaptığım  okumalar sırasında sahaflardan aldığım bir kitap karşıma çıktı. 1961 yılında yayımlanan “Tonguç’a Kitap” adlı çalışma 23 Haziran 1960 tarihinde Köy Enstitülerinin kuramcısı, tasarımcısı, uygulayıcısı İsmail Hakkı Tonguç’un vefatı üzerine Sabahattin Eyüboğlu başkanlığında yan yana gelen Tonguç dostları tarafından imece ile hazırlanmış. İlk kez “Tonguç’a Taş  Taşımak” eylemini gerçekleştiren imececiler kitabın önsözünde  “…Tonguç’un ölümüne vahlanmakla kalmak Tonguç’un da gücüne gider. Acımızı  bir işe çevirelim. Tonguç’u, Tonguç üstüne  düşünenleri, Tonguç’un yaptığını anlatan bir kitap çıkaralım. Böylece Tonguç’un ölümü bile dostlarını bir imeceye dönüştürsün… Tonguç’un verdiği ders mümkün olanı yapmaktı” ifadeleriyle gerekçelerini ifade ederler.

            1952 yılında İsviçre’de uluslararası  ün yapmış 500 bilim insanı, pedagog ve bilim kurumu tarafından üç cilt olarak yayımlanan  Pedagoji Ansiklopedisinin 455. Sayfasında İsmail Hakkı Tonguç  onurla yer alıyor. Tonguç için, “Tonguç, Türk İlköğretim Reformcusu” olarak tanımlanırken enstitü mezunu öğretmenler için,  “Köy öğretmeni, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda yenileşmesi için bir akıncıydı.” ifadeleri yer alıyordu. Tonguç’un pedagoji ansiklopedisine girmesi ulusaldan evrensele ulaşan bir emeğin karşılığıydı. 1925’li yıllardan itibaren Tonguç  tüm emeğini ülkenin  ilkel koşullarında yaşayan ve sessiz çoğunluğu olan köylülerin sorunlarının analizine ve çözümüne adamış ve   “Deneysel Pedagojiye” çok değerli katkılar yapmıştı. Kitabın girişinde dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü,  İlköğretim tarihimiz, enstitüleri kurmasıyla ve köy eğitiminin esaslarını kavramasıyla mümtaz bir insan olarak daima onu şükranla hatırlayacaktır.” değerlendirmeleriyle Tonguç’u selamlamaktadır.

            1893 yılında Bulgaristan’ın Tataratmaca köyünde dünyaya gelen İsmail Hakkı Tonguç, ilkokulu köyünde, Rüştiye’yi de Silistre’de 1907 yılında tamamlar. Okuma tutkusu, öğretmen olma tutkusuyla  İstanbul’a gider. İstanbul’da yaşadıkları onu çok etkiler, bir okula girebilmek için başvurmadığı kapı bırakmaz. Atlatılması, aldatılması ve dolandırılmasına rağmen arayışını sürdürür.  Tanıdık bir paşanın,  Paran yoksa niye geldin İstanbul’a” yanıtı onu  çok sarsar. Yaşadığı süreçler onu daha sonraları,  zahmet çeken çocukların, zahmetsizce okumalarına” adanan bir bilinç üretir. Son olarak  makamına çıktığı Maarif Nazırı  Tonguç’taki ışığı görür ve onu Kastamonu Öğretmen Okuluna gönderir. Tonguç’un katır sırtında, çoğu zaman yürüyerek başlattığı Kastamonu yolculuğu eğitime susamış bir halk çocuğunun ilk kez Anadolu gerçekliğiyle tanışmasını sağlayan, aydınlığa doğru  bir yürüyüştür. Tonguç, 1.5 yıl Kastamonu’da kaldıktan sonra kaydını İstanbul Öğretmen Okuluna aldırır. 1918 yılında mezun olur. Almanya-Ettlingen Öğretmen Okulu  dönüşünde  Eskişehir Öğretmen Okulunda savaş yıllarında  Resim-Elişleri ve Beden Eğitimi öğretmeni olarak çalışmaya başlar.          Bir süre sonra Eskişehir Yunanlılar tarafından işgal edilir, kent boşaltılır  ve  Tonguç yürüyerek Ankara’ya gelir. Savaş yılları olmasına rağmen hükümet tarihsel bir öngörü ile  Ağustos 1921’de Tonguç’u yarım kalan eğitimini tamamlaması için Almanya’ya  tekrar gönderir. Tonguç’un bu kısa yaşam öyküsünün ürettiği  “Eğitim Hakkı ve  Anti-emperyalist”  bilinç bundan sonraki yaşam eyleminde ona hep eşlik edecek ve onunla bütünleşen ilerici yaşam tarzını oluşturacaktır.  Tonguç’un 1930’lı yılların sonunda  İlköğretim  meselesinde sıra, yoksul ve toplumun en ağır yükünü taşıyan halkın çocuklarını okula kavuşturmaya gelmiştir. Bunun icap ettireceği her türlü fedakarlığı göze almaya mecburuz” şeklindeki ifadeleri içselleştirilmiş bir eğitim hakkı bilincini yansıtmaktadır.

            Tonguç, “İş  İçinde,  İş Aracılığıyla;  Yaparak, Yaşayarak Öğrenmeşeklinde ifade edilen  özgün eğitim anlayışını 1940’lı yıllarda  enstitülerde hayata geçirmiştir. “Köy Enstitüleri pedagoji alemine yeni değerler katan, çocuğu modern pedagojinin ilkelerine uyarak eğiten, haklarına kavuşturarak ona çocukluk ve gençlik çağının özelliklerine göre yaşamayı sağlayan; onu etkin duruma sokan ve bu bakımdan pedagojinin gelişmesine hizmet eden kurumlardır Türk çocuğunun yaratıcı kudreti meydana çıkarılmış, gelenekçi okulun çocukları ezen, yıpratan sakat usulleri yerine yeni metotlar geliştirilmiştir.  ifadeleriyle de enstitü eğitimini bize aktarır. O,  Eğitim için çocukları yaşamdan söküp duvarlar arasında yetiştirme yerine, gerçek yaşamın içinde, yetişkinlik yetki ve sorumluluklarıyla, gerçek yaşamın işlerini öğretim aracı olarak kullanarak, iş aracılığı ile iş için meslek için yetiştirmek gerekdiyerek yoksul köy çocuklarının  özgürleşmesi ve toplumsallaşması süreçlerini  özetliyordu.

            İsmail Hakkı Tonguç, 1940’lı yıllarda enstitüleri mektuplarla, genelgelerle iletişim kurarak yönetmiştir. Sıcak ve yalın ifadelerle  müdürlere, öğretmenlere, öğrencilere gönderdiği yüreklendiren mektupları hep gözlerinden öperim ile bitmiştir. Müdürlere yazdığı bir mektupta  “Köy Enstitülerinin iç yapılarında  öğrencilerin kendilerini idare etmeleri  ilkesine dayanan bir gelişim sağlanacaktır. Onun için bu kurumları her türlü şahsi ve keyfi  idare tarzından kurtarmak enstitüde vazife gören bütün öğretmenlerin başlıca amaçları olmalıdır…” ifadeleriyle demokratik eğitimi hedefler. “…Kurumlarımızdaki kız öğrenci işi pek çok emeğimizi harcamamız gereken çok ciddi, önemli bir davadır.  Kızları bir yana, erkekleri bir yana ayırarak kurumu kafes haline getirmek asla doğru değildir…”  ifadeleriyle de karma eğitime verilmesi gereken öneme vurgu yapar. “Şartlar  ne olursa olsun, mevsim hangi mevsim bulunursa bulunsun, öğrencilere her gün serbest okuma yaptırılacak ve onlara kitap okuma alışkanlığı mutlak surette kazandırılacaktır ifadeleriyle de enstitülerdeki kitap okuma ve tartışma saatlerinin önemine işaret eder.  Yine bir mektubundaÇirkin olan her şey enstitülerde asla yer bulmamalıdır  ve  “Her tür müzik faaliyeti müessesenin her tarafında serbest olmalıdır” diyerek de enstitülerdeki estetik  ve  sanat eğitimine verdiği önemi dile getirir.

            Eğitimin dibe vurduğu 2017 ülke koşullarında Tonguç’u yeniden anlamak tarihsel bir öneme sahiptir. Bu anlamda “Tonguç’a Taş Taşımak”  geleceğe, aydınlığa ve demokratik eğitime yürüyüşün, arayışın adıdır. İsmail Hakkı Tonguç emeğine saygıyla…

YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKULLAR AÇILIRKEN haberi

OKULLAR AÇILIRKEN

OKULLAR AÇILIRKEN
OKULLAR AÇILIRKEN
TEKİRDAĞ’DA KÖY ENSTİTÜLERİNİN 77. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE  HASAN-ALİ YÜCEL’İ YENİDEN ANLAMAK haberi

TEKİRDAĞ’DA KÖY ENSTİTÜLERİNİN 77. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE HASAN-ALİ YÜCEL’İ YENİDEN ANLAMAK

TEKİRDAĞ’DA KÖY ENSTİTÜLERİNİN 77. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE
TEKİRDAĞ’DA KÖY ENSTİTÜLERİNİN 77. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE HASAN-ALİ YÜCEL’İ YENİDEN ANLAMAK
TONGUÇ’A  TAŞ TAŞIMAK… haberi

TONGUÇ’A TAŞ TAŞIMAK…

TONGUÇ’A
TONGUÇ’A TAŞ TAŞIMAK…
YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER  DERNEĞİ haberi

YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER DERNEĞİ

YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER
YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER DERNEĞİ
OKULLAR KAPANIRKEN TÜRKİYE VE EĞİTİM haberi

OKULLAR KAPANIRKEN TÜRKİYE VE EĞİTİM

OKULLAR KAPANIRKEN TÜRKİYE VE EĞİTİM 2016-2017 öğretim yılı, 9 Haziran 2017 günü okullarda karne dağıtımı ile sona erdi ve   yaklaşık 18 milyon öğrenci,  900 bin öğretmen yaz tatiline merhaba dediler. ...
OKULLAR KAPANIRKEN TÜRKİYE VE EĞİTİM
GÖNEN KÖY ENSTİTÜSÜ  VE SALİH URHAN haberi

GÖNEN KÖY ENSTİTÜSÜ VE SALİH URHAN

GÖNEN KÖY ENSTİTÜSÜ VE SALİH URHAN“…Çıktım da gurbet ele geri gelinmez/ Kimler öldü kimler kaldı bilinmez/ Ölsem buralarda gözüm yumulmaz/ Eğil dağlar eğil sılam göreyim/ Sılamda güller açmış nasıl durayım/ Dumanlı dağların başı baş değil/ Gülse ...
GÖNEN KÖY ENSTİTÜSÜ VE SALİH URHAN
GELECEK HAYALLERİMİZDEDİR…   haberi

GELECEK HAYALLERİMİZDEDİR…

GELECEK HAYALLERİMİZDEDİR…  “HayaIIerinizi kovmayınız; çünkü onIar gittiIer mi beIki siz kaIırsınız, ama artık yaşamıyorsunuz demektir. Mark Twain” 30 Mayıs ...
GELECEK HAYALLERİMİZDEDİR…
EĞİTİM DÜNYAMIZDA NELER OLUYOR? haberi

EĞİTİM DÜNYAMIZDA NELER OLUYOR?

EĞİTİM DÜNYAMIZDA NELER OLUYOR?
EĞİTİM DÜNYAMIZDA NELER OLUYOR?