‘Selim Bebek’ Nasıl Kurtulur !?

                          ‘Selim Bebek’ Nasıl Kurtulur !?
Selim Çakmak… Mersinli aile olan Meltem anne ve bir firmada asgari ücretle (1.402 TL) çalışan baba Abdullah Çakmak’ın oğulları… Bugün 19 Nisan 2017, Çarşamba…
Daha 8 ay önce dünyaya gelen güleç yüzlü masum yavrumuz Selim, doğumundan 70 gün sonra ‘motor hareketleri’ sıfıra inince, ailesi hemen doktora götürdüler… Selim bebeğin “Spinal Muskuler Atrofi (SMA)” denilen bir kas hastalığına yakalandığı belirlendi…  Bu kas hastalığı için, tanesi tam “175 Bin Dolar” olan üç iğne yapılması gerekiyor… Yani ailenin, tam “525 Bin Dolar”, yani Türk Parası ile “Bir Milyon Dokuz Yüz Elli Bin TL” bulması lâzım…
E akıl var, izan var, hesap-kitap var, bir de ülkemizin acı gerçekleri var; babanın bu parayı bulması için, ona hiç yiyip-içmeden, tam “1.400 tane aylığının parası” gerekiyor!.. Bu aile, çocuğuna bu ilâcı nasıl alsın da, onu iyileştirsin, olacak iş mi bu!? Peki, devletimiz buna acil çözüm bulur mu? Benim pek umudum yok ama, inşallah beni yanıltırlar da, bu dünya tatlısı Selim bebeği yaşatmayı başarırlar!..
Bunun için, önce Sağlık Bakanlığının onay vermesi, SGK’nın da “Peki Ödeyelim” demesi gerekiyor… Ailenin araştırmasına göre, dünyada çok az rastlanan bu hastalıktan, yurt içi ve dışında 20 çocuk ölmüş, 11 yabancı çocuk ise bahsedilen ilâçlı tedaviyle iyileşmiş… 
Bakınız, elin oğlu 11 çocuğu kurtarmış… Bu parayı ailelerinin verebildiğini sanmıyorum? Devleti bunu sağlamış ve bebeklerini yaşatmayı öyle başarmışlardır? Çünkü oralarda bizdeki gibi “Bürokrasi Hazretleri” her çözümün önüne takoz olmaz, “Önce İnsan Hayatı” diyerek, acil çözümler bulurlar… 2017’ye geldik, biz bu tür engellerin belini bir türlü kıramadık gitti!..
Şimdi oturun da, bir an için o ailenin yerine kendinizi koyun… 8 aylık dünya tatlısı kendi bebeğiniz veya torununuz, SMA kas hastalığından gözünüzün önünde eriyor… Çare var ama, o çare de ellerin ülkelerinde… Fiyatı çok yüksek, her şeyinizi satanız bile o parayı asla bulamayacaksınız!.. Tek çözüm var, o da devletin size acilen el uzatması… Müracaatlar, yazışmalar, izinler, oylamalar, onaylamalar, ilâcın gelmesi, tedavinin başlaması filân derken, beyhude geçirilen zamanda bebeğiniz ölecek? Siz olsanız ne yapardınız acaba!?
Çok zor bir durummuş değil mi? Allah böyle dertleri düşmanlarımızın başına bile vermesin inşallah, değil mi? Ama Mersinli bir ailemizin başına gelmiş… Beş-on konu komşunun, eşin-dostun yardımlarıyla altından kalkılacak bir iş değil!.. Tek çare, devlet!..
İşte, ileride askerlik çağına geldiğinde vatan vazifesine çağıracağı Selim ve onun gibilere, bu topraklar üzerinde anne olacak kızlarımıza, her çalışandan vergisini alacağı vatandaşlarına yardımcı olacak DEVLET, işte bize buralarda gereklidir dostlar!.. Paranın çıkınına saydırayım!.. Nedir bu el kiri para!? Bize böyle durumlarda çare olmuyorsa ve bulamıyorsak, niye bu ülkede yaşıyoruz ki!? Bu devletin imkânları, sadece ona ulaşabilen bazı hatırlı kişiler için mi vardır!? Gerisi ne olacak? Göz göre göre, böyle ailelerin çocukları ölüp gidecekler mi yani?
Umarım, sayın Sağlık Bakanımız da yaygın basında çıkan bu haberi okumuştur, hemen bu çaresiz aileye bir derman olur da, canımız Selim bebeğimiz bu illetten tez kurtulur!..
Böyle haberlerin yorumlarını yapmak inanın çok zor!.. Benim de çocuklarım ve torunlarım var… Yazıyı yazarken hepsi gözümün önüne geldiler, sanki onlar hastaydı, sanki onlar benden bir medet umuyorlar gibiydi… Yazı bitti ama, hâlâ tüylerim diken diken, boğazım düğüm düğüm, gözlerim buğulanıyor, bilgisayar tuşu üzerindeki harfler birbirine karışıyor!.. Aman herkes görevini yürekten yapsın, seçimlerle uğraşıp duracağımıza, biraz da bunlara zaman ayırmayı bilelim artık!.. Yüce Allah bir daha kimseye böyle haberler yaptırıp, bize de böyle yazılar yazdırmayı nasip etmesin inşallah!..     

YAZARIN DİĞER YAZILARI