Üniversiteleri de Böldük Elhamdülillah !?

 Üniversiteleri de Böldük Elhamdülillah !?

Aylardır süren tartışmalar, öğrenci-öğretim görevlisi-veli direnişleri, Meclis’te Mayıs ayı başında çıkarılan yasa ile son buldu, ilk etapta 10 üniversitenin bölünüp, bazı bölümlerinin başka üniversitelerle birleştirilmesiyle sonuçlanacak… Galiba en sancılı “kopar-yapıştır” olayı; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin “İstanbul Üniversitesi”nden koparılıp, “İbn-i Sina Üniversitesi”ne yapıştırılması olayında yaşanacak? Çünkü en fazla tepki eylemleri burada yaşanmıştı…

Bu arada, 1957 yılında kurulmuş olan “Erzurum Atatürk Üniversitesi”nden bir haber geldi: 6 ay kadar önce üniversite giriş kapısında asılı “ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ” tabelâsının sökülüp, 6 aydır yerine takılmadığı yönünde bir haberdi bu… CHP Milletvekilleri konuyu Meclis’te gündeme getirince, Milli Eğitim Bakanı sayın İsmet Yılmaz hemen Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü olan zat-ı muhteremi aramış… O zat demiş ki; “Efendim 6 ay önce ışıkların tamirat ve tadilatı içün biz o tabelayı indirmiştik” demiş ve hemen ne hikmettense o gece yerine taktırıvermiş… Telefon edilmese, unutturulup gidecekti değil mi?

Yani bu tek tabelanın ışık işi ne devasa, ne zahmetli bir işmiş de, tam 6 aydır o tabela oraya takılamıyormuş? Siz yerseniz afiyet olsun da, bizim aklımızla bugüne kadar yeterince alay edildiği için, bu palavrayı yemedik dostlar!.. Evet, sayın Milli Eğitim Bakanımız çok iyi niyetli, bu meseleyi bilmiyor, ona iletmemiş filân olabilirler? Ama o Rektör efendi, o bürokrat derhal mercek altına alınıp, bir güzel incelenmelidir, şimdi sayın Bakan’dan bunu bekliyoruz!..

Bu bölünme işine karşı çıkan öğrenciler diyorlar ki; “Biz tercihlerimizi yaparken bilerek ve isteyerek İstanbul Üniversitesi’ne, ODTÜ’ye, Ankara Gazi Üniversitesi’ne, Hacettepe Üniversitesi’ne girdik… Yurt içi ve yurt dışında başarılarıyla isim yapmış üniversiteler bunlar!.. Yarın mezun olduğumuzda da, çok zor olan iş bulma konusunda, bu üniversitelerimizin adı çok etkili oluyor!.. Şimdi bizi buradan koparıp da, adı-sanı duyulmamış bir üniversiteden mezun ederseniz, yarın bizi kim işe alır? Sırf bu yüzden bu bölünmeye karşıyız!” diyorlar… Çocuklar haksızlar mı yani? Bir iş yeri sahibi ben de olsam, işe alacağım kişinin önce diplomasına bakıp, nereden mezun olduğuna bakarım…

İktidar bunu yaparak, aslında ne amaçlıyor bilemiyoruz ama; üniversite sayısını arttırmak iş değil ki!.. Siz bu devasa binalar içindeki üniversitelerin anfilerine yeteri kadar kaliteli hocalar temin edebiliyor musunuz acaba? İşte önemli olan bu!..

Dün Kars İlimizden bir haber geldi; Kars’a yeni yapılan modern ve çok büyük bir hastanesinde, her türlü cihazlar vardı ama, doktor odalarının çoğu boştu!.. Göz doktoru yok, Cildiye doktoru yok, nükleer tıp bölümü kapalı, Nöroloji kapalı!.. Hastaneden eli boş dönen çaresiz hastalar, soluğu taa Erzurum hastanelerinde alıyorlarmış!.. Kars gibi önemli bir şehrimizde yazık değil mi bu insanlarımıza!?

Bakınız; okul ve hastane açmak, bina yapmak, yol yapmak, buraları modern cihazlarla doldurmak, köprü yapmak tabii ki önemli de; bunların esas ihtiyacı olan verimli insanları bulabilmek, buralara gelen insanların mutlu ve huzurlu olmaları, dertlerine çare bulmalarıdır önemli olan!.. Hani atalarımızın; “Un var, şeker var, yağ var; ama helva yapamıyoruz!” sözü gibi, işi tamamına erdirmesini bir türlü bilemiyoruz!.. “Liyakat” esasını rafa kaldırdığımız için, sonuçta bunları yaşayacağımız belli değil miydi?

Neyse, önümüzde önemli seçimler var, inşallah bu seçim sonrasında bu işler tamamına erer, herkesin istediği de olur!? Baksanıza, her düşünceden tam 6 Cumhurbaşkanı adayımız var, sandığa gitmemek için hiçbir sebebimiz de kalmadı!.. Hadi bakalım seçmen olan 57 milyon Türk halkı, 24 Haziran günü doğru seçim sandıklarına, marş marş!..       Sakin KOŞAR…

YAZARIN DİĞER YAZILARI