Menteşe Kadın Platformu, AYM'nin yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini iptal etmesine ve 12. Yargı Paketi'ne karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform sözcüsü Bulut, "Kadınların ev içi görünmez emeğini hiçe sayan, nafaka hakkını gasbeden ve Medeni Kanun'u parça parça yok etmek isteyen düzenlemelere karşı kazanılmış haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!" dedi.
Haber Merkezi
Menteşe Kadın Platformu, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini iptal etmesi ve TBMM gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi'ne karşı Sınırsızlık Meydanı'nda kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı okuyan Dilek Bulut, nafaka hakkının sınırlandırılmasının kadınları yoksulluk ve şiddet sarmalına mahkûm etmek anlamına geldiğini vurguladı.
Konuşmasında kamuoyunda yaratılmak istenen algının aksine yoksulluk nafakasının kadınlara bir refah sağlamadığını belirten Dilek Bulut, bağlanan miktarların çoğunlukla açlık sınırının çok altında kaldığına dikkat çekti. Türk Medeni Kanunu'nun 196. maddesine atıfta bulunan Bulut, şu ifadeleri kullandı:
"Nafaka, bir zenginleşme aracı değil, ataerkil sistemin ve evlilik kurumunun kadınlar üzerinde yarattığı ekonomik tahribatın bir nebze olsun telafi edilmesini sağlayan hayati bir haktır. Evlilik boyunca gelir getirici bir işte çalışamayan, ev içi karşılıksız bakım emeği veren bir kadının, boşanma sonrasında bir anda ekonomik bağımsızlık kazanmasını beklemek toplumsal gerçeklikten kopuktur."
Açıklamada, AYM'nin 4 Haziran 2026 tarihli iptal kararının zamanlamasına dikkat çekilerek, bu hamlenin Meclis'e getirilmesi planlanan 12. Yargı Paketi'ne zemin hazırladığı ifade edildi. Torba yasa usulüyle hakların gasp edilmek istendiğini söyleyen Bulut, paketin sadece kadınları değil, tüm toplumu hedef aldığını belirtti.
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararın Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan "kanun önünde eşitlik" ilkesine açıkça aykırı olduğunu belirten Menteşe Kadın Platformu, gerekçeli kararı beklediklerini ancak haklarından asla vazgeçmeyeceklerini ilan etti. Açıklama, "Kadınların ekonomik güvencesini zayıflatacak hiçbir düzenleme toplumsal adalet üretmez. Medeni Kanun'u parça parça yok etme girişimlerine karşı eşit yurttaşlık mücadelesini sürdüreceğiz. Yaşasın kadın dayanışmamız, yaşasın örgütlü mücadelemiz!" sözleriyle son buldu.