Milletvekili Özcan, malulen emeklilik kesinti iddialarını Meclis'e taşıdı
Muğla Milletvekili Gizem Özcan, son dönemde malulen emeklilik aylıklarının yeniden incelemeye alınarak kesildiği yönündeki iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Özcan, Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, sosyal güvenlik hakkının anayasal güvence altında olduğunu vurgulayarak kazanılmış hakların idari işlemlerle ortadan kaldırılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.
Haber Merkezi
Özcan, 2015-2025 yılları arasında malulen emeklilik statüsü yeniden incelemeye alınan kişi sayısının, kaç aylığın kesildiğinin ve bu işlemlerin hangi gerekçelere dayandığının kamuoyuna açıklanmasını talep etti. Özellikle isimsiz ihbarlar, CİMER başvuruları ya da üçüncü kişilerden gelen bildirimler üzerine başlatılan incelemelerin kapsamının netleştirilmesini istedi.
Önergede, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) kendi sevkiyle alınmış ve maluliyet oranı belirlenmiş sağlık kurulu raporlarını kabul etmeyerek ikinci bir hastaneye sevk uygulamasının hukuki dayanağı da sorgulandı. Uzun yıllardır malulen emekli statüsünde bulunan kişilerin haklarının geriye dönük biçimde ortadan kaldırılmasının "kazanılmış hakların korunması" ilkesiyle nasıl bağdaştırıldığı soruldu.
İTİRAZ MEKANİZMASI VE GEÇİM GÜVENCESİ SORUSU
Özcan ayrıca, Yüksek Sağlık Kurulu kararlarına karşı etkili ve hızlı bir itiraz mekanizmasının bulunup bulunmadığını gündeme getirdi. İnceleme sürecinde aylığı kesilen yurttaşların geçim güvencesinin nasıl sağlandığının açıklanmasını isteyen Özcan, anayasal haklar kapsamında faaliyet yürüten kişilere ilişkin dosyaların orantısız biçimde incelemeye alındığı iddialarının da araştırılıp araştırılmadığını sordu.
'SEÇİCİ UYGULAMA MI?'
Milletvekili Özcan, özellikle kamusal alanda hak temelli mücadele yürüten yurttaşlara ait dosyaların dikkat çekici şekilde yeniden incelemeye alınmasının seçici ve caydırıcı bir niteliğe bürünüp bürünmediğinin açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
Bu kapsamda Muğla'da ekoloji mücadelesi yürüten ve 2004 yılından bu yana malulen emekli olan Halime Şaman'ın dosyasını örnek gösteren Özcan, SGK sevkiyle alınan ve üçte iki oranında işgücü kaybı tespit eden sağlık kurulu raporuna rağmen aylığın yeniden bağlanmamasının gerekçesini Bakanlığa sordu. Aynı hastalığın ikinci raporda da kabul edilmesine karşın maluliyet oranının belirtilmemesinin nasıl değerlendirildiğini ve bu eksikliğin neden tamamlatılmadığını gündeme getirdi.
Özcan, sosyal güvenlik sisteminin yurttaşların yaşam güvencesi olduğunu belirterek, malulen emeklilik haklarının keyfi ya da seçici uygulamalarla aşındırılmasına izin verilemeyeceğini ifade etti.