Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Akbelen Ormanı çevresinde kömür madeni için acele kamulaştırılan 679 parselle ilgili el koyma ve bedel tespiti davalarında, Danıştay'da açılan iptal davaları kesinleşinceye kadar yargılamaların durdurulmasına karar verdi. Karara ilişkin açıklama yapan avukatlar Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını “Türkiye’de acele kamulaştırma hukukunda tarihi bir gelişme” olarak değerlendirdi.
Haber Merkezi
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Akbelen Ormanı çevresinde YK Enerji’nin kömür madeni projesi kapsamında acele kamulaştırılan 679 taşınmazla ilgili önemli bir karara imza attı. Mahkeme, Danıştay 6. Dairesi’nde devam eden iptal davalarının kesinleşmesine kadar el koyma ve bedel tespiti davalarında yargılamaların durdurulmasına hükmetti.
10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi kapsamında acele kamulaştırılan 679 taşınmaz için açılan davalarda verilen ara karar, hukukçular tarafından Türkiye’de acele kamulaştırma uygulamaları açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Taşınmaz sahiplerinin acele kamulaştırma kararına karşı Danıştay 6. Dairesi’nde 96 ayrı iptal davası açtığı, yüksek mahkemenin de bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verdiği belirtildi. Buna rağmen idarenin, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel tespiti ve el koyma davalarını sürdürdüğü ifade edildi.
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ise Danıştay’da görülen iptal davalarının sonucunun, acele kamulaştırma işlemlerinin hukuki dayanağını doğrudan etkileyeceğine dikkat çekerek, bu davaların kesinleşmesinin beklenmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili düzenlemesine yönelik 25 Aralık 2024 tarihli iptal kararını da gerekçeleri arasında gösterdi.
Karara ilişkin açıklama yapan avukatlar Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını “Türkiye’de acele kamulaştırma hukukunda tarihi bir gelişme” olarak değerlendirdi.
Avukatlar, mahkemenin yalnızca Danıştay’da dava açılmış olmasını değil, bu davaların sonuçlanmasının beklenmesi gereken hukuki bir ön sorun olduğunu kabul ettiğini belirtti. Açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile Danıştay’daki süreçlerin birlikte değerlendirilmesinin, acele kamulaştırma davaları açısından önemli bir yaklaşım olduğu ifade edildi.
Kararın sadece Akbelen’deki dosyalarla sınırlı bir işlem olmadığı, benzer uyuşmazlıklar açısından da yol gösterici nitelikte olduğu vurgulandı. Avukatlar, kararın mülkiyet hakkının korunması, hukuk devleti ilkesi ve yargısal denetimin etkinliği bakımından önemli bir kazanım olduğunu belirtti.