Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin yakından takip ettiği Milas'taki acele kamulaştırma sürecinde önemli bir yargı kararı çıktı. Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Danıştay'da devam eden iptal davaları sonuçlanıncaya kadar acele kamulaştırma dosyalarının bekletilmesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal niteliği taşıyabileceği değerlendirilirken, Muğla Büyükşehir Belediyesi de yaptığı açıklamada, kömür madenciliği uğruna tarım alanları ve zeytinliklerin feda edilmesinin kamu yararı anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.
Haber Merkezi
10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Milas'ın Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan 679 parsel için acele kamulaştırma kararı alınmıştı. Yaklaşık 620 hektarlık tarım arazisi ve zeytinlikleri kapsayan kararın iptali istemiyle taşınmaz sahipleri Danıştay'da dava açmıştı.
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ise acele kamulaştırmaya ilişkin dosyalarda, Danıştay 6. Dairesi'nde devam eden iptal davalarının sonucunun beklenmesine hükmetti. Mahkeme, idari işlemin hukuka uygunluğunun öncelikle kesinleşmesi gerektiği değerlendirmesiyle yargılamaları durdurdu.
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI ETKİLİ OLDU
Mahkemenin kararında, Anayasa Mahkemesi'nin 25 Aralık 2024 tarihli iptal kararı da etkili oldu. Yüksek Mahkeme, acele kamulaştırma süreçlerinde idari yargıda açılan davaların etkisini ortadan kaldıran düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmişti.
Muğla Büyükşehir Belediyesi, kamu yararının verimli tarım arazileri, zeytinlikler ve doğal yaşam alanlarının yok edilmesi pahasına değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Açıklamada, termik santrallerin Muğla'nın karbon emisyonundaki payına dikkat çekilerek, temiz enerjiye geçiş sürecinde kömür madenciliği için tarım alanlarının feda edilmesinin kamu yararı anlayışıyla bağdaşmadığı ifade edildi.
Belediye ayrıca, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının hukuk devleti ilkesi, mülkiyet hakkı ve yargı kararlarının etkinliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, vatandaşların mülkiyet hakkını, tarım alanlarını, zeytinlikleri ve doğal yaşamı korumaya yönelik hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.