SAĞLIKLI, GENÇ VE GÜZEL KALMAK!

 SAĞLIKLI, GENÇ VE GÜZEL KALMAK!

GEÇEN hafta Fethiye’ye yolumuz düştü. Sabah erken yola çıkınca, Köyceğiz’e girdik, harika bir görünümü seyretmek istiyorduk. Nitekim göl’ün kenarına geldiğimizde, o eşsiz manzarayı anlatabilmek için, uygun sözcükler bulamam diye, tek kelime ile “Muhteşem” tanımının yeterli olacağını düşündüm… Bu arada, kahvaltıyı aklımdan geçirdim. Gerçekleşmesi için düşündüğümü aile bireylerine bildirdim. Yaptığım yerinde teklifin uygun bulunması sonucu bir yere oturduk. Garsona, güzel bir sofra hazırlanmasını rica ettik… Burada bir durum tespiti yapmak istiyorum: Denizin, gölün veya büyük bir su birikintisinin; çırpıntısız durgun sessizliği, herkes gibi beni de etkiler. Örneğin: Huzur bulurum, sanki yorgunluğumdan kurtulurum, dinlenirim, hayal kurarım.

 

KAHVALTIYI bitirip, saate baktığımız da, zamanı fazlasıyla değerlendirdiğimizi anladık. Bol esprili ve kahkahalı kahvaltı yaparken dakikaları kontrol etmek zor oluyor. Kalktık, hesabımızı ödedik tekrar yola koyulduk. Çünkü Fethiye’ye niyetlenip yola çıkmıştık. Güzergâh üstünde bir ilçe ve bir köye girip çıkmak zorunda kalınca zaman epey geçmişti.

 

FETHİYE’YE girdiğimizde ilk işimiz açlığımızı gidermekti. Çünkü kahvaltıdan kalkalı beş saat olmuştu… Bir lokantaya girdik, salon kalabalıktı, boş masa yoktu. Ancak yemeklerini yiyip kahvelerini içen bir aile sohbet ederken, garsonların bizim için masa ayarlama pozisyonundaki davranışlarını ve ayakta bekleyişimizi görünce, nezaket gösterip hemen masadan kalktılar ve bizi de selamlayarak çıktılar. Gerçekten, bu davranış mükemmel bir nezaket gösterisiydi. Ailece bu anlayış karşısında, nitelikli ve zarif insan olmanın teyidini gördük.

 

SİPARİŞLERİMİZİ beklerken, yemeklerini yiyip gitmeye hazırlanan müşterilerin; masada bıraktıkları yarım veya çok azı tüketilmiş su şişeleri dikkatimi çekti. Garsonlar masayı toplarken birini çağırdım. Geldi: “Buyurun beyefendi” deyince: “Merak ediyorum! Acaba masalardan günde kaç şişe; yarısı veya küçük bir miktarı tüketilip bırakılan su şişesi topluyorsunuz?” Bir kaç saniye merakla yüzüme baktı, içinden: “Niye soruyor acaba!” diye düşündüğünü hissettim. Yanıtladı: “Herhalde yüz’den fazladır ama saymadım…” dedi ve hemen sordu: “Niçin sormuştunuz?”  Cevabım: “Öylesine, lâf olsun diye”  Şeklinde oldu…

 

OYSA hiç de, lâf olsun diye sormamıştım! Sormamın nedenini aşağıdaki açıklamamı gördükten sonra daha iyi değerlendireceğinizi tahmin ediyorum… Turistik ilçedeki bir lokantada; parası ödenen, ama yarısı tüketilip yarısı bırakılan yüz adet (0.5L.) şişe suyunu temel olarak alalım ve şöyle devam edelim. Fethiye ilçesindeki; oteller, lokantalar, pastaneler, kahveler, kafeteryalar, plâjlar, tekneler, yatlar, ilçe merkezindeki büfeler, parklar, çay ocağı, işyeri ve buna benzer durumdaki mekânlarda; yarısı içilmeyen su şişelerinin hesabı yapıldığında, ortaya fevkalâde ilginç bir sonuç çıkıyor. Ve bu sonuca göre günde on binlerce yarım şişe içme suyu insafsızca lavaboya dökülüyor!

 

BİR GÜNDE, lavaboya dökülen bu miktar, 80Milyon kişilik ülkeye teşmil edildiğinde; ne denli savurgan, adamsendeci, sorumsuz, millet olduğumuz da ortada çıkıyor! Bu savurganlık inanılması zor boyutlara ulaşıyor. Durumun: (30 ve 365) günlük sonuçlarını hesapladığınız da ise, sokak ağzı ile: “Yuh ulan, yazık be!” denilecek müthiş bir yanlışın fotoğrafı ile karşı karşıya kalıyoruz… Bu nedenle, fotoğraf; incelenip değerlendirilir, su şişeleri küçültülür, bir defada tamamı tüketilecek hale getirilirse, acaba suyun lavaboya dökülmesi önlenebilir mi? Diye aklımdan geçiriyorum ama kesinlik kazandıramadığım için, değerlendirmenize sunuyorum.

 

SU, tüm canlılar için yaşam kaynağı. Ama öylesine savurgan kullanıyoruz ki! Ödenen parayı zaten dikkate almıyoruz çünkü rakamı küçümsüyoruz. Hesabı yapıldığında, cepten çıkan paranın büyük rakam oluşturduğu kesin! Dönelim su bulamayan, sıkıntısını ve yokluğunu çeken canlılara ve özellikle bulanık su içen insanlara… Ekranda bu durumu izliyor ve her canlının suya ne denli muhtaç olduğunu izliyoruz. Dünya’da içme suyu rezervi her geçen yıl azalıyor, durumu dikkate almıyoruz ama ne yazık ki, çok ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzun da, farkına varmıyoruz! O nedenle paranız çok olsa bile suyunuzu masada bırakmayın, alın götürün ve tüketin! Çünkü su her canlı için hayattır. Sizin için ise ayrıca; hem sağlık, hem güzellik ve de gençlik demektir!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN ! haberi

KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN !

KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN !
KÜSKÜ DEMİRİMİ BULUVERSİN !
ÖNCE AYIPLADIM SONRA… haberi

ÖNCE AYIPLADIM SONRA…

ÖNCE AYIPLADIM SONRA…
ÖNCE AYIPLADIM SONRA…
 AH CANIM! BU İŞLER   AYNI HAMAM AYNI TAS… haberi

AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…

 AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…1940'lı-1950'lili yılların çocukları, bugün yaşlı birer dede olarak yaşamlarını sürdürüyor. Hepsinin, g ...
AH CANIM! BU İŞLER AYNI HAMAM AYNI TAS…
 SAĞLIKLI, GENÇ VE GÜZEL KALMAK! haberi

SAĞLIKLI, GENÇ VE GÜZEL KALMAK!

 SAĞLIKLI, GENÇ VE GÜZEL KALMAK!
SAĞLIKLI, GENÇ VE GÜZEL KALMAK!
 KANDIROLÔJİ UZMANI haberi

KANDIROLÔJİ UZMANI

 KANDIROLÔJİ UZMANI
KANDIROLÔJİ UZMANI
İLÂÇLI MEYVE SEBZE YEMEYİZ haberi

İLÂÇLI MEYVE SEBZE YEMEYİZ

İLÂÇLI MEYVE SEBZE YEMEYİZ
İLÂÇLI MEYVE SEBZE YEMEYİZ