VİKTOR HUGO (1802-1885) VE ÖLÜMSÜZ ROMANI
“NOTRE DAME'IN KAMBURU”
Nisan ayı içinde okumaya da vaktim oldu, bu defa da Fransa'nın en önde gelen yazarlarından Viktor Hugo'nun ölümsüz eseri Notre Dama'nın Kamburu'nu okudum.
Kitap Yason Yayınlarından 2015 yılında basılmış, 432 sayfa, çevirmen Kenan Cemil Güven. Oldukça kalın, kitap meraklıların deyimi ile tuğla gibi bir kitap.
Ama çok akıcı yazılmış bir roman.
Roman 1830 yıllarında yazılmış, çok ilginçtir, Notre Dame ve çevresinde 348 yıl önce yani 1482 yılında Fransa Kralı XI Loui zamanında geçiyor.
Romanda güzeller güzeli bir Çingene kızı var ismi Esmeralda, yanında sihirbaz bir keçi yavrusu taşıyor ismi Cali, Paris sokaklarında dans eder, dans eder, tüm Parisliler hayran hayran izler, Hıristiyan bile değildir. Tüm olaylar 12 yüzyılda yaptırılan Paris'in ve Avrupa'nın en görkemli kilisesi Notre Dame çevresinde geçer, kilisenin başpapazı çingene kızı Esmeralda'ya deli gibi âşıktır, onun için yapamayacağı yoktur, ama elde edemez, Esmeralda ise deli gibi bir yüzbaşıya âşıktır. Kilisenin Çancısı Quassimodo ise çok çirkin bir hilkat garibesidir. Dünyanın en çirkin ve en korkunç adamıdır ama onun da bir kalbi vardır, sadece onu korur ve onu seyretmek en büyük mutluluğudur.. Olaylar bu eksende devam eder…
Romanı yaklaşık on günde okudum, zaten başlanınca sizi bağlıyor. Yazar tam 348 yıl önceki olayları romanlaştırmış, ama eskide kalmış olayları o kadar ince detayları ile aktarıyor, kurgu yapıyor ki ben buna inanılmaz diyorum. Ayrıca olayların akışı o derece güzel kurgulanmış
insan hayretler içinde kalıyor. İşte bu Viktor Hugo Ayrıca gördüğüm bildiğim bir çevrede geçmesi benim çok ilgimi çekti…
Mutlaka okunması gereken bir eser diyorum…
Şunu da belirtmem gerekir ki ben üstat Viktor Hugo'dan yaklaşık 140 yıl sonra yaşamış biriyim. Dünyanın hızla değiştiği gerçeğinden
hareket ederek kafama yatmayan bir iki noktayı belirtmeliyim. Romanda Esmeralda ölesiye Fransız Yüzbaşıya, Kilise Başpapazı ölesiye
Esmeralda'ya âşık, tüm hayatlar buna göre kuruluyor, ayrıca olaylar zincire mükemmel ama bir o kadar da gerçeklikten uzak diyorum.
Yazardan söz edersek, 1802 yılında Besançon'da doğmuş, Paris'te ölmüş. Fransa'nın en ünlü yazarlarından biri kabul ediliyor. Pek çok romanları, tiyatro eserleri, şiirleri bulunmaktadır. Fransa dışında en tanımış romanları “Notre Dame'nin Kamburu” ve Sefiller'dir.
Victor Hugo ölümünden sonra en ünlü Fransız bilim adamları ve askerlerinin gömülü olduğu PANTHEON'DA sonsuz uykusundadır..
2001 yılında rahmetli kızım Özlem'in (1973-2011) Paris'teki evine kalmış, Paris Müzelerini ve bu arada Panteon'u ve burada Victor Hugo, Madam Curie ve diğerlerinin anıtsal mezarlarını ziyaret etmiştim.
Viktor Hugo'nun mezarı başında saygı ile eğilmiş eserlerini okumaya kendi kendime söz vermiştim.
Son olarak da bu büyük yazarın 5 cümlelik vasiyetini buraya alıyorum.
“Fakirlere 50.000 frank bırakıyorum. Mezarlığa onları taşıyan cenaze arabası ile nakledilmek istiyorum. Hiçbir kilisenin benim için ayin yapmasını istemiyorum. Bütün ruhlardan benim için dua etmelerim rica ediyorum. Tanrı'ya inanıyorum.
Yazıma kitabın kapağını, büyük yazarın bir resmini koyuyor, anısı önünde saygıyla eğiliyorum.