Balıkçı'dan öğrendiğim bir şey var

Balıkçı'dan öğrendiğim bir şey var

 

"Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var" (Ataol Behramoğlu)

***

Kalem sevdası erken sardı benliğimi.

Muğla Ortaokulundaki mani, şiir,  akrostiş denemelerini saymazsak, Aydın Ticaret Lisesinde okurken,  kalem ürünlerimi kamu oyuna sunmaya başladım.    Edebiyat öğretmenim Suzan Sunguroğlu'nun yönlendirmesiyle okulda,  "IŞIK" adlı bir duvar gazetesi,  Aydın’ın iki köklü gazetesinden Kıroba'da  (diğeri Hür Aydın)  okul sayfası düzenlemeye başladım.    Duvar gazetesinde,  okul sayfasında boş yer kaldıkça,  tane çeviriler yapıyor,  bazılarını başka arkadaşlarımın imzasıyla yazılar,  şiirler yazıp yayınlıyordum.

Röportajlarımdan birinin konusu Gökova idi. Erken gençliğin romantizmiyle nazireler,  teşbihler, methiyeler düzmüştüm Gökova hakkında.  Yok; "Tanrı özene bezene yaratmış"mış da,  "çam ve sığla ağaçları, ayaklarını mavi denizde yıkıyormuş" da,  "mavi tarlada ak güvercinler" gibi  tekneler yüzüyormuş da; daha neler neler...

Yazımı okuyan amcaoğlum Şadi,  acımasızca:

-Bizim oğlan,  kendi köyün diye övmüşsün de övmüşsün,  demesin mi? Uzunca süre,  Gökova güzellemesi yapmaktan uzak durdum.  Ta ki; Halikarnas Balıkçısı gibi yaşayan efsanenin Cova (Gökova)    hakkın da yazdıklarını okuyana dek:

Burada karayla deniz, tango yaparmış gibi birbirine sarılmış, bir sağa,  bir sola gitmiş,  sayısız burunlar,  bükler,  adalar bırakmıştır.  Ada azmanından,  iki kişilik özel adalara kadar her boyda, her zevke uygun ada vardır burada. Bakarsınız, minnacık bir ada, üzerinde çam ağacı: Sanırsınız ki mavi denizin ortasına bir çiçek saksısı konmuş.  Burada iklim,  insan hizasındadır,  insana göredir yani.  Burada iklimi yazın vantilatörde,  kışın klima ile tashihe (düzelmeye)  gerek yoktur. Yalın kat giysiyle dört mevsimi getirebilirsiniz burada.   'Napoli'yi gör de öl' demişler» bu da söz mü a canım?

Gökova'yı gör ve yaşa. Başka yerde ölünüp nur içinde yatıracağına,  Gökova'da nur içinde yaşanılır..."

Nur içinde yaşadığımı öğretti bana; yaşadığım yeri tanıtıp sevdirdi; benim olan köyümü bağışladı bana.

Adam,  insanlık dip tarihinin en insancıl söylencelerinin bu bölgeye ait olduğunu biliyor bildiriyordu. Sanki komşularımızın,  yakınlarımızın yaşam öykülerini anlatır gibi anlatıyordu.   İşte; Artemis, bizim şehrin Bereket Anası idi,  Psykhe  (Can),  bu topraklarda bağlanmıştı en saf aşkla Eros'a (Sevgi'ye). Mersin İzmirde, anemon Manisa'da,   Apollon,  Datça'da aşık olmuştu peri kızı Daphane'ye (Defne'ye),  Narkisos Karaburun'da nergis olmuş,  Salmaki, Hermes ile Afrodit'in evladı Hermafrodit' e Bodrum Bardakçı'da âşık olmuştu. Selene,  Bafa'ya inip,  Herakleia ad Latmos'taki mağarada buluşuyordu karayağız Karyalı çoban Endymion'la. Syria Kralı Selefkos'un oğlu Antiokhos,  sevdiceği Stratoneki için Yatağan yakınında kurmuştu aşk ürünü kentler güzelini. Habrokoms ile Antiya'nın tanrısal aşkının başlayıp bittiği yerin,  bizim Efes olduğunu ondan öğrenmiştik.

Ege'nin bir tek Spilos (Spil) dağında iki düzine,  Muğla'da 120, tüm bölgede 500'e yakın endemik bitki olduğunu bitki bilimcilerden önce ondan okumuş,  dinlemiştik. Kanadından kaval yapılan kartalların, yırtıcı parslara tek bıçakla karşı koyan Bodrum'lu avcıyı,  Kancay'ın kendi feryadından  dinlemiştik.

çoğalırken (doğum yaparken)  çektiği acıyı, sanki ondan okumamış da,  Kancay'ın kendi feryadından dinlemiştik. Buranın çocuğu Duvarcı Osman Usta,  evine ekmek götüremezken, ceza evi yapmayı elinin tersiyle itmiş; ilinek Ahmet,  göçücü kuşlar denize düşüp boğulmasınlar diye kendisini tünek yapmıştı. "Hoşbulduk" Selim Dede, yavrularını korumak için, alıcı kuşa kendisini kolay av yapan martıyı işte şu Kocaada'da görmüş; öksüz kalan yavru martılara uçma öğretirken kendisini dipsiz uçuruma burada atmıştı. Tarihin ilk kadın Amirali Artemisia, kocası Mausolos için Dünyanın Yedi Harikasından birisi sayılacak anıt mezarı yaptıran II.  Artemisia,  Akdeniz'i"Türk Gölü" yapanlarda Turgutça Paşa  (Turgut Reis),  bu Karya'nın çocukları idi. Zeytinin, Lyquidamber oriantalis'in  ( Günlük-Sığla ağacının buranın öz evladı olduğunu,  zeytinle birlikte Kuran'da adı geçen kutsal ağaç incirin bilimsel adının "Ficua carica"  (Karya kauçuğu/ olduğunu Balıkçı'dan öğrenmemiş miydik?

Bunlarla, daha nelerle bölgedeş olduğumuzu anlatarak Ege'yi sevdirmişti bize Balıkçı.

Adam demişti ki:

-Tarihte siftah ve  son olarak barışa (Kadeş) mühür basan Hitit İmparatoriçesi, yasa koyucu Pudu Hapa Hattuşa'da (Boğazköy'de) yaşadı,

-"Dünya Ozanlarının Babası",  İzmir'deki büyük bir müzik okulu yöneticisi Phemion'un,  Meles    nehrinin perisi Kriteis'in oğlu Homeros süt be süt İzmir'lidir.

-"Tanrıların Soy Kütüğünü yazan" Hesiodos,   İzmir'in burnu dibindeki Kyme asıllıdır.      .

-Antik çağın Nasreddin Hocası (bizim yanlışlıkla Ezop dediğimiz) Aisopos Amorium'lu, demek ki Hoca Nasreddin'in hemşehrisidir,

- "Tarihin Babası" ve Tarihe "Historia" adını veren Herodotos Halikarnassos'lu (Bodrum)dur,

-"Bilimce felsefenin,  “bilimin babası",  her şeyin Özünün su olduğunu söyleyen ve Sıfırdan Önce 28 Mayıs 585'te olagelen güneş tutulmasını önceden hesaplayıp çağdaşlarına bildiren Thales,  Milet'li (Söke'li)dir,

-Thales'in ardından "Yedi Bilge" listesinin ikinci sırasında yer alan "Antik çağın en büyük danışmanı" Bir,  Priene'li, yine Söke’lidir,

-Cepte taşınabilen güneş saatleri yapan ve bir yıldıza adı verilen Eudoxus Knidos'lu  (Datça)’dır.

-Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Faros'u (İskenderiye fenerini) yapan dahi mimar Sostratus da yine Knidos'ludur.

-"Güneş ve ay hixBX tanrı tanrı- tanrıça değil,  birer madde kütlesidir; güneş,  ışığını aya döker; Güneş almasaydı, aya ve yıldızlara rağmen hep gece olurdu diyen, Perikles'in akıl hocası Anaxagoras

Klazomenai'li (Urla İskleleli)  dir,              

-"Ressamlar Prensi" Perhasios Efes'lidir,

-"Tanrıları antromotfize  (insan biçimli )  tasarlayanlar, yine insanlardır" diyebilen Ksenophanes/ İzmir Menderes’lidir.

-"Antik Helenistan'ın Tanımı" kitabının yazarı Peusaniaa Sardeis'li (Salihli'li)dir,

-"Coğrafya Biliminin babası, "Geographike" yazarı Strabon Apasia'lı (Amasya'lı) dır ama, bilimi Nyssa'da (Aydın 5ultanhisar) tahsil etmiştir,

-İlkçağın anıt bilgini Demokritos, Abdera'ya Teos'tan (İzmir, Seferihisar Sığacık)  tan gitmiştir,

-Jule Verne'den yüzyıllarca önce uzay romanları yazan Lukianoa (Samasota’lı)  Adıyaman Samsat'lıdır,

-Anadolu'da "Büyük" olan  İskender'e,  "Gölge etme,  başka ihsan istemem" diyebilen,  güpegündüz, elinde kandille "Adam arıyorum" diyen "delibozuk Sokrates" Diogenes, Sinop'ludur,

-Troya'da Anadolu halklarının savunucusu Priamosoğlu Hektor, Çanakkale'de yaşamıştır,

-Tarihte ilk sosyalist ayaklanmasını (Spartakus'tan bir kuşak önce) gerçekleştiren Aristonikos Pergamon'lu  (Bergamalı)dır,

-"Türkçenin süt dişleriyle Türkçe şiirler söyleyen Türkmen Kocası Yunus Emre,  "Şiirin N vitamini" Nazım Hikmet; tarihin gelmiş geçmiş en büyük dahisi olduğu dünyaca kabul gören ATATÜRK,  bu toprakların çocuklarıdır...

Balıkçı, bunları ve daha nicelerini sayıp dökerken,  "bunlar Türk" dememiş yjŞp ama bunların Anadolu'da gün gördüğünü aklımıza sokmuştur .

Böylece, bizi aşağılık duygusundan kurtarmış; bugün üzerinde bizim yaşadığımız toprakları bize tanıtıp sevdirmiştir.

Böylelikle, "Tanınıp sevilmeyen toprağın Vatan sayılmayacağımı bize öğretmiş; bir anlamda bize    VATAN Bağışlamıştır.

Manevî Babam Halikarnas Balıkçısı'ndan hiçbir şey öğrenmemiş bile olsam,  ATATÜRKÎYE'yi sevmeyi öğrendim. Kul olayım öğreten dillere...

Merhaba!...

 "Merhaba ey insanların irisi

Merhaba ey deniz gözlüm

Merhaba seni doğuran anaya

Seni Bodrum'a sürenlere merhaba!"

(Maksut   DOĞAN)

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yokluğun, Cehennem’in öbür adıdır haberi

Yokluğun, Cehennem’in öbür adıdır

Yokluğun, Cehennem’in öbür adıdır * * * Şiirin Ege harman yerlerinde harmandalı oynadığı yıllar. Geç 1950’ler, erken 1960’lar. Gençler, anı defterlerinde çiçek kurutup şiirler saklıyor. Bir kıza aşkını mı ilan edeceksin? Tek gerecin şiir: “Aşkın ...
Yokluğun, Cehennem’in öbür adıdır
FAZIL SAYI’IN BABASI haberi

FAZIL SAYI’IN BABASI

FAZIL SAYI’IN BABASI“Elinde, tanrıların ölümsüz taşından yapılmış Yeryüzünün, tüm yaratıkların-sınırlarını çizen Altın pergel – Bir ayağını özeğe dayadı Öbürünü çevirdi, döndürdü –Sonsuz, sınırsız boşlukta. İşte dedi, sınırların buraya dek uzansı ...
FAZIL SAYI’IN BABASI
Okan Yüksel kaleminden Şadan Gökovalı... haberi

Okan Yüksel kaleminden Şadan Gökovalı...

Okan Yüksel kaleminden Şadan Gökovalı...   O, 'bir şiir vardır benden ileri' der ve kendini ‘Şiir sever: Şadan Gökovalı’ diye tanımlar. Gazeteciliğe başladığı tarih: 01.02.1959. Bir Latin ozanına özenerek, “Başlangıçta daima şairler ...
Okan Yüksel kaleminden Şadan Gökovalı...
Kara Balık haberi

Kara Balık

“Öykü, bir oturumluk romandır.” (Halikarnas Balıkçısı) Derslerimde, radyo-TV programlarımda, tur ve söyleşilerimde, söylencelerin yanı sıra öyküler anlattığım olur. Anlattıklarımı, yıllar sonra bana anımsatanlar çok olmuştur. Bu bağlamda bana sıkça ...
Kara Balık
 BERRİN'DEN    DİZELER Bir Kitap Okudum haberi

BERRİN'DEN DİZELER Bir Kitap Okudum

Bir Kitap Okudum  Yeni Bir Şair Tanıdım:  BERRİN'DEN    DİZELER   Okuyan:  Gökovalı Şadan   "Şiire  şair gerek Ney'e  neyzen nasılsa; Onu okuyacaklar, Şairce yaradılsa" ...
BERRİN'DEN DİZELER Bir Kitap Okudum
 Saçlarını Gazetecilikte Ağartmış HALİL EĞRİBOYUN haberi

Saçlarını Gazetecilikte Ağartmış HALİL EĞRİBOYUN

 Saçlarını Gazetecilikte Ağartmış HALİL EĞRİBOYUN   "... Al baharımı mavi dağlar Yarim gurbet elde ağlar   Lâle der ki behey Tanrı Benim boynum neden eğri Yârdan ayrı düştüm gayrı Benden alâ çiçek var mı hey!   ...
Saçlarını Gazetecilikte Ağartmış HALİL EĞRİBOYUN
Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI (ÖZGEÇMİŞ) haberi

Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI (ÖZGEÇMİŞ)

Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI (ÖZGEÇMİŞ)   15 Mart 1939'da, Muğla - Gökova'da "Muhtar Mehmet'in Oğlu" olarak dünyaya geldi. Ula İlkokulunu, Muğla Ortaokulunu -o zamanlar Muğla'da lise olmadığı için- Aydın Ticaret Lisesini ...
Prof. Dr. Şadan GÖKOVALI (ÖZGEÇMİŞ)
Akyaka’mız haberi

Akyaka’mız

Akyaka’mızProf. Dr. Şadan GÖKOVALI ( Türkiye Rehberi) Övünmek gibi,  sevinmek gibi olsun: Adım - soyadım,   kartvizitim gibidir. İlkokul üçten sonra,  "Çalının ardı gurbet" diye,  ilçece,   il merke ...
Akyaka’mız
ARİSTONİKOS AYAKLANMASI haberi

ARİSTONİKOS AYAKLANMASI

ARİSTONİKOS AYAKLANMASI   “Mehmet Gönenç'e”   Bu Anadolu var ya bu Anadolu Bu üç yosma denizde üç defa ıslanan Gürbüz ırmaklar ortasında susuzluktan çatlayan Bu Anadolu var ya bu Anadolu Bu sapsarı sıtma bu masmavi gurur Ne tos ...
ARİSTONİKOS AYAKLANMASI