İKİ PROFESÖR ÇIKTI MEYDANE !..

 

             İKİ PROFESÖR ÇIKTI MEYDANE !..

Yılın son iki gününde iki önemli olaya şahit olduk: Birincisi şuydu; Evet, bu sefer “grip aşısı” konusunda  anlaşamayan iki profesör çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane!.. Pehlivannn, pehlivannn, işte saha işte meydan!.. Sol baştaki yiğit Prof. Canan, sağ baştaki yiğitse Prof. Mehmet Seyhannn!.. Allah Allahhh, Allah Allahhh; hep bir ağızdan diyelim maşallahhh!..

Kimdi bu aşı kavgası yiğitleri? Biri, yıllardır söylemleriyle olay yaratan ve sonunda hep haklı çıkan sayın Prof. Dr. Canan Karatay; biri de onun kadar tanınmayan, ama grip aşısına karşı çıktığı için 22 Aralık 2017 tarihinde, ağır mübarek Cuma günü meslektaşı Canan Karatay’a suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen sayın Prof. Dr. Mehmet Seyhan

Sayın Canan Karatay dedi ki; “Beni yine şikâyet etmişler, etsinler… Bir değil iki değil, hiç birinden korkmuyorum, çünkü ben haklıyım!.. Ben sadece halkımın sağlığını düşünürüm, siyasi ve ticari bir beklentim yok, zati hiç de olmadı… Bu aşının içinde alüminyum var, özellikle yaşlı insanlarda Alzemeir hastalığına sebep olur, ben bu aşıya güvenmiyorum” dedi…

Sayın Mehmet Ceyhan ise; “Bütün dünya bu aşıyı yaptırıyor, Kış hastalıklarını kolay atlatıyor… Canan Hocanın bu karşı çıkışıyla kim bilir kaç çocuğumuz bu yıl gripten ölecek, bunun sorumluluğu onun omuzlarında olacak!.. Onun için bu kişi hakkında Cuma günü suç duyurusunda bulundum” dedi…

Bu tartışma basında birkaç gün sürüp geçti ama, ben sayın Canan Karatay’ın; “…benim bu aşı işinde siyasi ve ticari beklentim yok, ben haklıyım” sözleri hiç aklımdan çıkmıyor… Yani Canan Hoca, Prof. Mehmet Seyhan’ın bu işten siyasi ve ticari bir çıkarı olduğunu mu imâ etmeye çalışıyordu, ne!? Son yıllarda şahit olduklarımıza bakınca, böyle işlerden cep dolduran nice insanları tanıdıkça, bizim kimselere güvenimiz de kalmadı!..

Ancak, Canan Hocanın bugüne kadar söyledikleri ve yaptıkları olumlu işlere bakınca, içimizden ona inanmamızın daha akıllıca olduğu kanaati uyanıyor!..

Yılın sonundaki ikinci olay ise şuydu: Ünlü manken Adriana Lima ile Türk sevgilisi Metin Hara 7 aylık müthiş beraberliklerini bitirdiler, iyi mi!?  Magazin habercisi arkadaşlarımızın ruh hallerini ise hiç sormayın, 7 aydır her adım atışlarını, her nefes alışlarını yattıkları yerden haber yapıp, izleyicilerine de yutturup, 7 aydır ense yapıyorlardı, bu tatlı rüya bitti!.. Şimdi yine sabahlara kadar meyhane-bar kapılarında karda-kışta bekleyip,  bir ünlünün haberini yapayım diye rezil olacaklar, sarhoşların ağız kokularına katlanacaklar…

Bu ayrılıkta Adriana Lima’dan ses-soluk çıkmazken, Türk sevgilisi Metin Hara müthiş bir açıklamada bulundu, habercilere dedi ki; “Arkadaşlar ben aktör değilim, ünlü şarkıcı filan değilim, magazin düşkünü biri de değilim, ben bir bilim insanıyım!.. Beni bundan sonra sadece bu ‘Bilim İnsanı’ kimliğimle haber yaparsanız çok sevinirim” dedi, iyi mi?

Bu konuyu akşam haberlerine taşıyan sayın Ahmet Hakan da dedi ki; “Bak sen şuna, kendini sanki atomu parçalamış Albert Einstein zannediyor? Adriana Lima gittikten sonra, hangi magazin muhabiri seni ne yapsın be kardeşim!?” deyiverdi…

Size ülke gündemimizden iki önemli olayı aktardım, benim de bugünkü mesaim doldu… Gazetenin alt taraflarına doğru boşuna bakmayın, bize ayrılan imarı olmayan arsamız bitti, merakla beklediğiniz öteki haberler de gitti… Bırakın gazeteyi de, bugün birazcık kitap okuyun bakayım, hadeee!..       Sakin KOŞAR…

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
   Devrim Gazetesi Ailesi Öksüz Kaldı... haberi

Devrim Gazetesi Ailesi Öksüz Kaldı...

  Devrim Gazetesi Ailesi Öksüz Kaldı...
Devrim Gazetesi Ailesi Öksüz Kaldı...
    Üreticilere İthalat Darbesi !.. haberi

Üreticilere İthalat Darbesi !..