Geçmiş yıllarda dünyanın en verimli topraklarına sahip olan şu bizim ‘Anadolu İnsanları’ özellikle 13. ve 14. Yüzyıllarda; birbirlerine saygıları, kültürleri, yardımseverlikleri ile örnek bir topluluktu!.. Şu güzel ve bize özgü özel sözler, işte o tarihlerde Anadolu’da yaşayan Şeyh Edebali, Yunus Emre, Hz. Mevlâna ve Nasrettin Hoca gibi büyüklerimize aittir: “Komşun açken, tok yatılmaz… Komşu, komşunun külüne muhtaçtır… Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün… Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir… Yaratılanı hoş gör, ‘Yaradan'dan ötürü… Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz… Damdan düşenin halini, ancak damdan düşenler bilir!.. ''
Bugün niye bu engin konuya daldığımı merak ediyorsanız, hemen söyleyeyim:
---Amasya’nın Taşova İlçesinde yaşayan ’90 yaşındaki’ öz annesi ‘Merdane Albayrak’ı, icra yoluyla evinden çıkarmaya çalışan Almanya’da çalışan öz oğlunun haberini duydunuz mu bilmem? Bir anne olarak dokuz ay karnında taşı, yıllarca altını temizle, karnını doyur, büyüt, okut, evlendir, iş sahibi yap; 38 yaşına gelmiş oğlunuz bir gün gelip, sizi icra yoluyla kendi evinizden çıkamaya çalışsın, iyi mi?
---Mersin'in Erdemli ilçesinde 80 yaşındaki yürüme engelli H.H.B., evinin bahçesinde oturduğu sırada kasklı ve eldivenli bir saldırgan tarafından feci şekilde darp edildi. Polis ekiplerinin 380 saatlik kamera görüntüsünü incelemesiyle yakalanan saldırgan A.Y. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı...
---İstanbul-Üsküdar Belediye’sinin şeffaf şekilde görev yapan Başkanı sayın Sinem Dedetaş da bir sabah operasyonuyla gözaltına alındı ya? Afyon’da CHP’den Belediye Başkanı seçilip de, yüzbinlerce partilinin oyunu, daha önce demediğini komadığı iktidar partisine taşıyan Belediye Başkanı Burcu Köksal, bu olay üzerine hemen sosyal medyasından bir paylaşım yapıp, Sinem Dedetaş için; “Hayatın en değişmez formülünü bir yere not edin lütfen; ‘Eden – Bulur!” diye yazmış… Ya bu ‘Tulum Hayriye’ görünümlü bazı kadınların yazdıklarına ne buyurulur!? Daha suçlu olup olmadığı bile belli olmayan birine, hemen kendi hükümlerini verip de, öte tarafına bile geçiveriyorlar!.. Biri Üsküdar’da, biri Afyon’da, biri Aydın’da, biri Konya’da, biri de Hanya’da, taa oralardan ne gibi birkötülüğü yapmış olabilirler ki?
Size güzel ülkemden üç çarpıcı örnek verdim!.. Bu güzel ve özel Anadolu insanlarımıza ne oldu? Neden bu kadar vicdansız yaratıklar haline geldiler acaba? Şu Temmuz günlerinde başlarına ‘Çöl Sıcakları’ filân mı vurdu, bunların güzel ahlâklarını Suriyeli Beşar Esat mı, İsrail’in çocuk katili Netanyahu mu, Trump mı, yoksa tarihi CHP’ye gökten zembille indirilip, kapılarını kırdırarak oraya çöken Butlan Kemal ile etrafındaki fırıldaklar mı bozdular !?
Sürekli gazetelerimizin ‘Üçüncü Sayfalarına’ konu olan bu insanların, ne yer üstünde ve ne de yeraltında yatacakları bir yerleri yok!.. Şeyh Edebali, Yunus Emre, Hz. Mevlâna, Nasrettin Hoca ve aile büyüklerinizin kemiklerini sızlatmanın ceremesini nasılsa çekeceksiniz!.. Yeter ama yahu; uğruna her şeyi yakıp-yıktığınız neyinizi aşağı dünyaya götüreceksiniz, zati kim-neyini götürmüş de, siz neleri götüreceksiniz bakayım!? Şu üç günlük dünyada biraz iyi insan oluvermek çok mu zor yani !? Sakin KOŞAR…