EMEKLİYE 'ZAM VERMEK' NE KADAR ZORMUŞ YAHU (!?)

 

          

Sizleri bilemem ama, ben her bütçe görüşmelerinde bizim 'Yüce Meclis' çalışmalarını pür dikkat izlerim!.. Devletin bizden alacağı 'Yeni Vergiler' söz konusu olduğunda, Muhalefet parti milletvekillerinden çıkan birkaç çatlak sese hiç kimse kulak asmaz, ödenecek devlet borçları, maaşlara yapılan yeni zamlar, petrol fiyatları, çiftçilere destek ve ortalıktaki enflasyon oranları bahane edilerek, bu yeni vergi kararları rüzgâr gibi geçer, eller topluca havalara kalkıp-iner, nur topu gibi yeni vergiler bütçeye konulur, kimsenin gıkı bile çıkmaz!..

Meclis'teki milletvekili maaşlarına yapılacak zamma sıra gelince, muhalefet vekilleri 'dut yemiş bülbüle' dönerler, kimisi uyuyormuş numarası yapar, Meclis'i yöneten Başkan, sanki 'Krala Kelle Yetiştiriyormuşçasına' hızla sorar; "Kabul edenler!?" dediğinde bütün eller otomatik olarak havalanır, "Kabul etmeyenler !?" dediğinde havada hiçbir eli göremezsiniz, bu yasa da 'jet hızıyla' geçer!.. Ama sıra biz gariban 'Emekli Maaş Zamlarına' gelince, bir türlü vakit geçmek bilmez; hiç kimsenin artık inanmadığı TÜİK'in enflasyon rakamları, ülkenin içinde bulunduğu durum, bütçenin yine açık vermesi, yeni yatırımlara kaynak ayrılması, deprem masrafları, sağlık ve eğitim için yapılacak acil yatırımlar, ileride mutlaka düşüreceklerini söyledikleri faiz ve enflasyon rakamları, kuşa dönen Bayram İkramiyelerinin bütçeye maliyeti... filân diye, ne sebepleri biter, ne de üretecekleri yeni bahaneleri!.. Yani bu madde, Nasrettin Hoca'nın kuşuna dönmüş vaziyette ve tıpkı Kaplumbağa hızıyla Meclis'ten geçer!..

Bakınız, daha dün yani '16 Eylül' günü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Cevdet Yılmaz'ın Emekliler ile ilgili şu konuşmasını bir okuyunuz: "...Memurlarımıza yıl ortasında enflasyon farkları mutlaka ödenecek!.. Emekli maaşları için de çalışmalarımız hızla sürüyor, 'Emeklilerimiz için ne ne yapabiliriz?' diye, alternatiflere bakıyoruz!.. 16 milyon emeklimiz var, en küçük bir şeyin, çok büyük etkileri oluştuğu bir alan!.. Çok dikkatli konuşmamız gerekiyor, maliyetleri de iyi hesaplamamız gerekiyor, biz emeklilerin yanındayız!.." demiş...

Görüyorsunuz işte, sıra biz emeklilere geldi mi her şey belirsizleşiyor, herkes bilmece gibi konuşuyor!.. Sayın Cevdet Yılmaz'ın konuşmasından ne anladınız? Sayamayacağımız kadar çok ve devasa Vergi zamlarını koyarken, 'petrol-doğalgaz-gıda-ilâç-telefon-elektrik-ulaşım' zamlarını koyarken hiç tartışılmıyor, hiç kimselere sorulmuyor; ama sıra 'Emekli Zamlarına' gelince herkes başımıza ekonomi uzmanı kesiliveriyor, ülkenin geleceği ve bekası akıllarına geliyor!.. Hani 'memurlara ne verilirse, emeklilere de o verilir' şeklinde uygulanan devlet geleneğimize ne oldu!? Memurlara verilen seçim sözü zamları yapıldı, seyyanen verilen '8.014 TL' paraları hemen hesaplarına yatırıldı, hani emeklilerin zam ve paraları nerede!? Nerede seçimde verilen sözler!? Sayın Cevdet Yılmaz da kaçamak konuşuyor, net hiçbir şey söylemiyor ama, emeklilerin yanında olduğunu söylüyor sağolsun!.. Bu emekliler, bu ülkenin en lüzumsuz insanları mı kardeşim!? Neden sıra onlara gelince, hep dokuz dereden su getirerek bahaneler üretiyorsunuz ki!?

Yılan hikâyesine dönen bu konuda, yaygın basın gazeteleri de her gün bir şeyler uydurup, 'Emekliye Yeni Zam' diye uyduruk haberler yayımlıyor, son paralarıyla bu gazeteleri alan gariban emekliler de, her defasında hayal kırıklığı içinde kös kös evlerine dönüyorlar, yeter ama yahu!.. Çekin ellerinizi bu çaresiz insanların yakasından gari!..

Haaa... Az daha unutuyordum: Bugüne kadar söyledikleri ve yazdıkları hep doğru (!) çıkan "A- Haber" yeni bir müjde verdi; Rize - Çayeli İlçesi'nin 7 kilometre kadar açığında, denizde yine petrol bulunmuş!.. Görevliler denizden numuneler alıyorlarmış!? Midesi müsait olup da bu haberi de yiyebilenlere afiyet olsun inşallah!.. Yine seçim yaklaşıyor ya, bu gidişle dünyadaki petrol ve doğalgaz fiyatlarını da, yakında bizim ülke belirleyecek gibi görünüyor, ha gayret benim yandaş aslanlarım, az kaldı!..                                      
YAZARIN DİĞER YAZILARI