KAOS VE BÖLÜNME

 

Maalesef olaylara yetişmek, fikir yürütmek imkansıza yakın bir gerçek. Hah diyorsunuz yârin şu konuda yazı yazayım, ne mümkün; aynı gün onlarca olayla karşılaşıyorsunuz. Olayların peşinden yetişmek istemeniz hiçbir şeyi ifade etmiyor, yetişemiyorsunuz zaten.

Yasalar, Anayasa kevgire dönmüş, şahsa göre karar veriliyor. Örnek olarak; hep muhalefet belediyeleri yolsuzluk, ya da yasa dışı olayların içinde yer alıyor. Hiç iktidar partisinden olan belediyeler yolsuzluk yapmıyor, şafak vaktinde evi basılmıyor. Hatta birçok iktidar partisinden olan belediye başkanı suçu mahkeme tarafından sabit olsa da görevinin başında bulunuyor. Mesela Keskin Belediye Başkanı Ekmel Cönger 5 yıl, 2 ay, 15 gün ceza almasına rağmen bir gün bile hapis yatmadan görevinin başında bulunuyor. Muhalif belediye başkanları daha iddianame hazırlanmadan suçlu ilan ediliyorlar. Basın da buna ortak oluyor.

İşte yasaların, gelenek göreneklerin, kim suçlu kim suçsuz belli olmayan, sokaklarda kadınların katledildiği, şiddetin arttığı, ahlak kurallarının zayıfladığı kimsenin kimseye güvenmediği, mal ve can güvenliğinden emin olmadığı, kargaşalık bir ortama kısaca “ANOMİ” deniyor.  

Cumhuriyetin adı var kendi yok, daha öncede yazmıştım. Cumhuriyet halkın kendi kendin yönettiği bir sistem olarak biliniyor, kısaca. Günümüzde halkın temsilcileri aracılığıyla yönetilen bir olgu, yasama, yürütme, yargıyı da içine alan demokratik laik bir sistemken; bugün “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denen, yasamayı, yargıyı, yürütmeyi tek adamda toplayan sisteme cumhuriyet denmez, tek adam yönetimi denir, aynen padişahlık gibi. Tek adamın ağzından çıkan kanun yerine geçer. Muhalefette buna “Cumhuriyet” diyerek kendini avutur. Tıpkı İran ve benzeri ülkelerdeki “Cumhuriyet” gibi.

Yolsuzluklar, rüşvetler, şantajlar, hukuksuzluklar yasanın ve Anayasanın ayaklar altına alınması, bazen de etrafından dolaşılarak çiğnenmesi hem ekonomik hem siyasal hem de ahlaksal yıkımın göstergesidir. Yıllardır bölünmeye karşı olan toplum, ne yazık ki, bölünmenin eşiğine geldi/getirildi. Emperyalistlerin T.C. kuruldu kurulalı parçalamaya çalıştıkları, “Sevr Antlaşmasını” kabul ettiremediklerini unutmadılar. İçerden işbirlikçilerin de sayesinde ülke kaosa sürükleniyor, sömürgeciler başarmış gözüküyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, üniter (Merkezi yönetim biçimi. Fakat kuvvetler ayrılığına dayanan, Cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlı olduğu Parlamenter bir sistem) yapıya dayanan bir örgütlenmedir. Coğrafi ve stratejik konumunu da göz önüne aldığımızda bu örgütlenme tipi birleştirici bir yapıyı ortaya çıkarıyor. Üniter yapının en büyük özelliği bireylere hangi ırktansın, hangi mezheptensin, hangi dindensin vb. soruların sorulmadığı, yasalar karşısında -kâğıt üzerinde de olsa- herkesin yasa ve Anayasa karşısında eşit yurttaşlığı ön planda tutmasıdır. Yasalara ve Anayasaya uyulmuyorsa bu ne “ÜNİTER” yapının ne de “CUMHURİYET” rejiminin suçudur!

Emperyalistlerin -ABD başta olmak üzere- istediği eyalet sistemi ülkenin dağılmasına, gelişmesine engel olamayacağı ve çatışmaların hiç durmayacağı bir sisteme dönüşebilir. Zaten dil birliğinin de olmaması nedeniyle bölgeleri çatıştırmak daha kolay olacak, yani kardeş kardeşe kurşun sıkacak. Eyalet sistemi özerk veya federe devletler şeklinde olacağından, bizim gibi bir doğu ülkesi ve az gelişmiş, gelişmemiş ülkelerde bölünmeye neden olma ihtimali yüksek olup tartışılmalıdır.  Gelişmiş bir ülke olmayıp kıytırık, kanın durmadığı bir “ORTADOĞU” ÜLKESİ” durumunda dönüşebiliriz!..

Kısaca ülkenin bunca sorunu varken, büyük çoğunluk açlık sınırının altında yaşarken bu “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” diyerek ülkenin nerelere sürüklendiğini her zaman ki gibi en sonra biz öğreneceğiz galiba. Çünkü kapalı kapılar ardında neler var neler yok bilgimizden çok uzak!..

Saygılarımla.

Sosyolojide ANOMİ: Toplumlar kuralların, değerlerin ve ahlaki normların geçerliliğini yitirdiği veya zayıfladığı normsuzluk durumunu ifade eder. Bireylerin toplumla ağının koptuğu, yönünü kaybettiği ve yabancılaşma hissettiği kaos dönemini tanımlamak için kullanılan yapısal bir kavramdır.      

Eyalet Sistemi: Ülkenin bir tek merkezi yerine özerklik (kendi kendine karar verme) yetkisine sahip büyük idari bölgelere veya federe devletlere ayrıldığı bir yönetim modelidir.

      

YAZARIN DİĞER YAZILARI