TÜRKİYE’DE VE FRANSA’DA HUKUK NE DURUMDA ?


            İki ülkede aynı konuda hukukun nasıl ilerlediğini ve nasıl sonuçlandığını görmemiz gerekiyor. Ne yapmakta olduğumuzu ve nasıl yapmamız gerektiğini göreceğiz.

            Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi milletvekili ve partisinin meclis gurup başkanı Marine Le Pen bir miktar kamu fonunu partisinin giderlerinde kullandığı için yolsuzluk yapmaktan suçlandı ve yargılandı. Le Pen tutuklanmadı. Mahkeme Le Pen’i dört yıl hapis cezası ve beş yıl kamu görevinden men ile cezalandırdı. Dört yıl hapis cezasının iki yılını evinde ayağında elektronik bilezikle geçirecek, fakat iki yılı da erteleniyordu. Fransa’da 2028 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi var ve Marine Le Pen adaylığını açıklamıştı. Ancak beş yıl kamu görevi cezası onun adaylığına engel oluyordu. Marine Le Pen temyize başvurdu. İstinaf mahkemesi iki yıl ev hapsini bir yıla indirdi ve iki yıl hapis cezasını o da değiştirmedi ve erteledi. Sonra beş yıllık kamu görevinden men cezasını 45 aya indirdi, bunun 15 ayını fiilen geçirmiş olduğundan kalan 30 ayı da erteledi. Partisine ise bir milyon euro para cezası verildi. Hiç tutuklanmayan Le Pen 2028’de cumhurbaşkanlığına adaylığını koyabilecek.

Biz Türkiye’de ne yaptık? Partisi CHP tarafından cumhurbaşkanlığı adayı olduğu açıklanan Ekrem İmamoğlu İstanbul belediye başkanlığı görevinden dolayı çok sayıda yolsuzluk ve dolandırıcılık suçları olduğu iddiasıyla tutuklandı. Daha hiçbir ceza almadı ama 16 aydır hapiste tutuluyor. Kendisine çok sayıda dava açıldı, aralarında casusluk suçlaması da var. Mezun olduğu üniversitesi de bunca yılın ardından diplomasının geçersiz olduğunu açıkladı. Kendisiyle birlikte diploması geçersiz sayılan bir başkası profesörlüğe kadar yükseldi, bunu basın açıkladı. Fransa’da mahkemeler ne kadar hızlı ve ne çok ülkelerini düşünüyorlar. Alt mahkemelerin yargı yanlışları hemen nasıl düzeltilebiliyor. Ve Cumhurbaşkanı orta sol Macron, bu kadın kendi yerine cumhurbaşkanı olabilecek durumda da görünüyor ama hiç müdahele etmiyor. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı seçimi bir ya da iki yıl sonra yapılacak gibi görünüyor. İstanbul belediye başkanı davalar uzatılarak hapiste tutulacak. Kendisine esaslı bir hapis cezası da verdirmek düşünülebilir. Yargıyı zor ile hukuk dışı kullanan AKP onun cumhurbaşkanı olamamasını sağlayacak.

Terörsüz Türkiye sürecinde meclis tatile girmeden bir yasa çıkarılması düşünülüyor. Bu yasanın PKK’nın dağıtılmasını sağlaması isteniyor. Bu yasanın PKK’nın üst düzey sorumlularına doğru bir çözüm uygulayamayacağı görülüyor. Sayıları 200 olarak düşünülen üst düzey görevlilerin Irak Süleymaniye’de toplanması ve orada tutulması gibi bir düşünceden söz ediliyor. Süleymaniye’deki yerel Kürt yönetimi Türkiye karşıtı ve PKK yanlısı. Burada 200 görevlinin ilerde kullanılmak üzere elde hazır tutulması gibi Türkiye için ilerde çok tehlikeli olacak bir durum var. Bu 200 kişiyi besleyecek olan kim olacaksa onlara ilişkin bir beklentisi, bir çıkarı olacak, bu unutulmamalı. PKK’nın bitirilmesi için PKK düşüncesinin dağılarak ortadan kaybolması ve yok olması sağlanmalı gerçekte. Bunları içimize almamız gerekiyor. Yasaklanmamalılar ve siyaset yapmalılar. Yapacakları DEM partinin yapmakta oldukları gibi olacaktır. Biz Türklerin milliyetçi çok sayıda partilerimiz olduğu gibi Kürtlerin de birden çok milliyetçi partileri olması iyidir. Türkiye için güvenli olan bu yoldur. İçimizde eritmeliyiz.

           

YAZARIN DİĞER YAZILARI