KÖY ENSTİTÜLERİ


          Eğitim sistemleri toplumların öngördüğü insan modellerini yaratmak için oluşturulmuştur. Her toplumun yaratmak istediği insan örneklerini üretir bu sistem. Hiç bir sistem bir başka istemin öngördüğü insanı. Özel bir çaba olmadan yaratamaz. Her tolumun istediği insanı her eğitim anlayışı yaratamaz.

    Cumhuriyetin öngördüğü insan aklın önceliklerine uygun düşünen ,davranan ve eyleyebilen insandır. Her eğitim anlayışı bu istenen insanı yaratamaz.

Cumhuriyetin öngördüğü insan birey olabilen, kul almayan insandır. Bu insanı yaratacak eğitimin  olması gerekir her şeyden önce. Teokratik bir toplumda birey değildir, çünkü olmalarına toplum izin vermez.

Etnik  kökenli anlayışlarda ve kültürde de insan  o etnik yapı ve anlayışın istediği ve izin verdiği insan olabilir ancak. Bu iktidar gücünü kullanan  anlayış eğitim düzenlemesini yaparken, "Dindar  ve Kindar" insanlar yetiştirmek hedefini koyuyordu. Eğitimin öngördüğü insan örneği bu olacaktı.

   Cumhuriyetin öngördüğü insan ise ancak "FİKRİ HÜR, İRFANI HÜR, VİCDANI HÜR" BİR ANLAYIŞLA yetişirse Cumhuriyetin var olması mümkün olacaktı. Çünkü Cumhuriyet birey olabilen kendini kul olarak görmeyen insan modeliyle var olabilecekti. Ancak bu insan cumhuriyetin varlık-koşulu olabilecekti.

 Ancak bu insan bilimin öncülüğünde var olmaya yaşamayı, düşünmeyi ve davranmayı  sağlayabilirdi.

        Köy Enstitüleri bunu sağlayacak anlayışın okulları oluyordu. Ancak ikinci savaştan sonra değişen siyasal anlayış, egemenlik hakkını yitirebilir korkusuyla önce bu okulları kendine göre düzenlemeye soyundu. Yani yeni siyasal anlayış Köy Enstitülerinin yetiştireceği insan örneğini kendine uygun bulmuyordu. Bu örneğin BİAT VE İTAAT kültürüne uygun insanı kendisine veremeyeceğinden korkuyordu. Bunun için bu yetiştirme şekline uygun  bu okulları, önceleri kıyıdan -köşeden kırparak sonra da bütünüyle ortadan kaldırarak bir son veriyordu.

        Eğitim sistemleri toplumların ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel yapılarına göre oluşturulur. Savaştan sonra toplumumuzun bu yapısı kapitalist sistemin öngörüsüne göre şekillendirilmişti.. O zaman bu şekle yanıt vermeyen sistemin bir şekilde değiştirilmesi  gerekiyordu. Egemen anlayışlar da bunu yaptılar ve bu eğitim anlayışını kaldırdılar

 Bu günkü koşullarda ise bu eğitim anlayışını yeniden kurulması düşünülemez.

Çünkü  koşullar buna izin vermez..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI