Gün geçmiyor ki bir kadın cinayetinden habersiz olsun medyamız. Kimİlerinin bakışı şu konuya “bu ay veya bu yıl geçen aylara-yıllara göre kadın cinayetlerindeki azalmalardan” söz edebiliyor kimileri. HELE SORUMLU OLMASI GEREKENLER ÜÇ-BEŞ AZALMAYI YÖNETİMLERİNİN BAŞARISI OLARAK SUNMAKTAN KAÇINMIYOR. Örneğin “geçen yıla göre şu kadar azalma oldu” türünden açıklamaları sıkça duyuyoruz. Sanki bu azalmaların kendi özel başarılarıymış gibi…
Konuyla ilgili geçmişte yazdığımız yazılarda bunun çok kötü bir gidişat olduğunu, polisiye önlemlerle önüne geçilemeyeceğini çok yazdık. Ancak bu önlemlerin bu cinayetleri önlenmede yeterli olamayacağını da dile getiriyorduk. Çünkü bu toplumsal soruna dönüşmüş durumda ve neredeyse bir kültüre bürünmüştür. Yani artık bir KÜLTÜR oluşturulmuş durumda. İşte asıl tehlike böyle bir kültürün oluşmakta olduğunun bir sosyal gerçeklik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu kültüre dönüşmek demek bunun bu güne kadar geliştirilen önlemlerle önlenemeyeceği demektir.
Bu kültürün oluşmasının en büyük etkeni ve nedeni ise erkeğin kadına olan bakış açısıdır. Atatürk bir toplumun kadın ve erketen oluşmuş bir elmanın iki parçası olarak görmüştü. BU PARÇALARDAN BİRİNİ ÖTEKİNE NE ÜSTÜNLÜĞÜ VRDIR NE DE BİR AYRICALIĞI BULUNUR. Ancak ilkel toplumlardan beri süre gelen kadın-erkek anlayışları günümüzde te kimilerinde ayrımlaştırıcı bakış şekilleri olarak devam edebilmektedir. Kadınla ilgili erkek anlayışların kendilerinde ahlak saydığı bir çok yargılar kadına olumsuz bakışların varolmasını getirmiştir. Kadınla ilgili bir çok olumsuzluk yargıyı erkeklerin bir kısmı kendilerine hak saymış ve davranışlarında bunu ölçü olarak kullanmağa kalkışmıştır. BU ÇAĞDA BİLE BU ANLAYIŞTA OLAN ERKEKLERİN VARLIĞI KADINA YÖNELİK BASKILARIN OLUŞTURULMASINI HAK SAYMIŞTIR KENDİLERİNE.. Bu olumsuz yargıların AT, AVRAT, SİLAH GİBİ BİR KÜLTÜRÜN kimilerinde, itici güç olmasını getirmektedir. İşte bu güç devam ettiği sürece kadına yönelik şiddet davranışlarının bitmesini kimse bekleyemez.
Nitekim bitmiyor. Tüm polisiye önlemlerine karşın bitmiyor, bitirilemiyor. Bunun bitirilemeyeceğini şöyle yazıyorduk geçmişte… KADIN ÖLDÜRMEYİ BİR SORUNUNUNU ÇÖZME ARACI OLARAK KULLANAN ERKEK ANLAYIŞLARI DEVAM ETTİĞİ SÜRECE önleyemeyiz. Bir kültürün yok edilmesi için olması gerekenler vardır ve bunlar öne çıkarılmalıdır. Siz okullarda hala kız-erkek ayrımını temel alan anlayışların konuşulmasına devam ediyorsanız orada bu kavga bitmeyecektir.
Sağlam elle iki yarının da sağlam olmasına dayanır. Birin sağlam tutup ötekini çürük yaparsanız bütün sağlam olması beklenemez.