SADELEŞTİRME DİYORLAR AMA..

  Önümüzdeki yıl  ders programlarının azılarında yapılacak değişikliklere  gerekçe olan sunulan SADELEŞTİRME gerçekten doğru mu? 

Başka bir niyeti gizlemek olabilir mi?     Geçmişten günümüze dek bazı derslerde sürekli oynamaları bildiğimiz için bu sadeleştirme söylemine de

İnanmakta zorlanıyoruz. Er çok üzerinde oynatılan derslerden biri nedense hep  eskiden FELSEFE GRUBU denilen  derslerin olması aklın normal düşünmesine izin vermeyen bir örnek olarak duruyor önümüzde. Başta felsefe olmak üzere sosyoloji  mantık psikoloji dersleri birilerinin hep tepkilerini çekmiştir,  Tüm eğitim programlarında bu derslerle oynama ihtiyacını duymuştur egemen anlayışlar.

Eğitimde yapılan ilk  değişim bu derslerin programlarıyla oynamaktır. Çünkü bu derslerin ortak hedeflerinden biri KUL mantıklı insanlar yetiştirmek değil, Birey mantıklı  çocukların yetiştirilmesidir.

Cumhuriyet bu  dersleri sunarken eğitimin  öngördüğü  insanları yaratmayı,  FİKRİ Hür  İRFANI HÜR, VİCDANI HÜR bireyler yetiştirme mantığı ile açıklıyordu.

Ancak egemen anlayışların öngördüğü insan  KUL OLAN insandır. Buna uygun olmayan tüm eğitim anlayışlarını yadsımaktadırlar. Bu dünyanın her yerinde aynıdır.

Örneğin geçmişte Şili diktatörü Allendenin ilk yaptığı şey  Üniversitelerde bile FELSEFEYİ YASAKLAMAK olmuştur. Aynı şekilde İran'da Mollalar iktidarı kurulduğu zaman ilk işleri  bu dersleri yasaklamak olmuştu. BİZDE DE  ellili yıllardan beri içeriği ile ön çok oynanan ders her dönem felsefe olmuştur. Örneğin  ellili yıllarda, altmışlı yıllardaki felsefe konularını yetmişi yıllardan sonraki derslerde göremeyiz. Bizim liselerde okuduğumuz felsefe dersleri ile bu günkü derslerini isim benzerliğinden başka bir ilgileri bulunmamaktadır. özellikle  bir çok filozofun. O zaman var olan isimlerini  bugün bu derslerde göremezsiniz..

   Aynı şekilde in çok içeriğiyle oynananların başında Mantı dersleri gelmektedir.

Çünkü özellikle mantığın düşüncelerin doğru bir şekilde ifade edilebilmesi için gerekli kuralları inceleyen bir bilim olması düşünceden ürkenlerin en büyük korkusu olmuştur. Egemenlerin istediği insan doğru düşünen ve bunu doğru ifade  edebilen  insan değil itaate en uygun düşünen ve ifade edebilen insandır.

    Felsefe aklın en doğru en iyi kullanılmasını öngörür. Ancak bu aklın kullanımı bir çok ideolojik anlayışın, bir çok inanç şeklinin istediği bir kullanım değildir. Bu klanlımın koşullarını, kurallarını ise MANTIK gösterdiği için egemen anlayışları her zaman rahatsız etmiştir.

    Bu gün de felsefe derslerine getirilmesi düşünülen kısıtlamaları sunarken anlayışlar SADELEŞTİRME gerekçesini ileri sürmektedir. Örneğin mantık ilkelerini acaba nasıl sadeleştirecekler ki. Mantığın gösterdiği çelişkileri nasıl örteceklerdir?

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI