YARDIM KAVGASI

 

Böyle bir örnek dünyanın başka ülkelerinde görünür mü bilemeyiz ama bir demokratik ve hukuk devletinde görülmeyeceği kesindir. Bu toplum için çok büyük bir ayıp gibi geliyor. Yardımı biz yaparız  bizden başkaları yapamaz mantığının hiçbir açıklaması olamaz.

Böyle bir bakış açısı çok ama çok acayip geliyor bize. Hele o ardım ediyor diye biriylerini küçümsemek ve suçlamak hiçbir vicdanın kabulleneceği bir olgu değildir,

   Her şeyin bir edeni vardır açısından hareket edersek bunun da bir nedeni olmaması beklenemez. Neden ille de birileri yapmak zorunda olsun  yardımı?

Bu soruyu herkes sormalı ve yanıtını bulmalı. Bunda ısrar etmenin gerekçesini açıklamalı herkes..Kimse bu açıklamaları yaparken vatan-millete edebiyatına soyunmasın sakın. Çünkü bunun bu değerlerle ilgisi yoktur. İktidar anlayışı dışında  bunu herkes böyle kabul eder. Çünkü akıl va mantık böyle kabullenmeyi getirir.

      Salgın sürecinde de bu yardım kavgası yaşatılmıştı..Bu seferki de aynı ama ilkinden daha düşündürücü görünüyor. Bir anlayış kendi dışında yapılacak yardımların kendine puan getiremeyeceği kaygısını taşıyor. Bunu taşımasa bu kadar ısrarcı olmaz herhalde. Her şeyden kendine puan çıkarmayı esas alan anlayış deprem yardımlarının ille de kendin  tarafında yapılması gerektiği saplantısına düşmüştür. Yoksa böyle değil de bizim göremediğimiz başka nedenler mi var..

  Tüm kavga bu AHPAP denilen oluşumun yardımlara katılmasından geliyor.

Buraya yapılacak yardımlarda iktidar gücünü temsil edenlerin kendilerine pay çıkarması beklenemez. Yani biz yapıyoruz diyemezler. Bu asıl korku olabilir mi dersiniz?

  Bu  oluşum sadece bu deprem sürecinde ortaya çakmış olsaydı  onlara hak erilebilirdi. Oysa yıllardır bu dernek adıyla kişilere çeşitli yardımların yapıldığını duyuyoruz. Bu oluşumun adı kimilerine göre güvenilir ,inanılır geliyor, olsun. Güvenenlerin veya inananların yardımlarını bu kuruluş aracılığıyla yapmalarında ne sakıncalar olabilir ki??

  Yangınları bile Sayın Cumhurbaşkanımız talimat verdi diye söndürdüklerini söyleyen bir anlayış için demek ki sakıncalı görülüyor bu yardımlar. Bunun için yardımları toplayan kişi ve oluşuma baskı yapılmalı diyenler yandaş gazetelerinde bunun kapatılması yargılanması gerekir diye yazanlar -söyleneler var

  Bir yardımı bile siyasetin çarkında eritmeye çalışanlar için   geçmişte olduğu gibi bu gün de korkunç bir mantık sürdürülmektedir. Örneğin bu mantık geçmişte ne diyordu?

Bu ülkeye komünizm gerekirse onu da biz getiririz. demiyor muydu?

İşte bu gün yine aynı noktada dolaşıyor bu anlayış. Yardım gerekirse onu da biz yaparızı başkası yapamaz..

  Yaşanan korkunç deprem felaketinde siyaset anlayışı bir kenara itilip dostluk elinin uzatılması gerekirken  düşmanlık anlayışı öne çıkararak yardımcıları bile alet ediyorlar..Deprem bile bu siyaseti birleştiremiyorsa yapacak başka şey yok gibi.

Sadece bu davranış ileride birleşmenin biye olamayacağını anlatıyor bize. Birde zihniyet farklılıklarının insanları nereye götüreceğini söylüyor. Yardımı bile siyasal önceliklerine  kurban eden bir görüşle nasıl anlaşabileceğiz ki. Hani sıkça getirdikleri bur suçlamaları var ya: Halkı kin ve düşmanlığa kışkırtmak dedikleri. Yardımı bile bu noktaya getirdiler..Bize yardım edenlerle etmeyenlerin arasına uçurumlar açmak isteyen bir zihniyet dolanıyor ortalıkta..

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI