“Asansör Halveti” Ne Demek?

 

                         Asansör Halveti” Ne Demek?

İktidara yakınlığı bilinen “Sosyal Doku Vakfı” Başkanı bir açıklama yaptı. Dedi ki; “Birbirini tanımayan bir kadınla bir erkek asansöre binerse, halvet olurlar” dedi, iyi mi?

Arapça bir sözcük olan Halvet;  Issız bir yerde yalnız kalma… Birisiyle yalnız görüşmek için, içeriye başka biri veya birilerini almamak” demektir… Ancak, Vakıf Başkanı burada ‘Halvet’ sözcüğünü kullanmış ama, aslında konuşmanın tamamına ve içeriğine baktığınız zaman, asansörde yalnız kalmış, birbirini tanımayan bir erkek ve kadın olursa, burada bir çeşit ‘Zina’ yapmış sayılırlar mesajı vermek istiyor?

Yine Arapçadan dilimize girmiş olan Zina da; “Aralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişki” demektir… Yani, Vakıf Başkanına göre asansöre kadın kadına, erkek erkeğe girdiğinizde, birbirinizi tanımıyorsanız bile bir sorun yok, ama bir kadın ve bir erkek girdiniz mi, işlem tamamdır!.. Hedefinde yine kadınlarımız var!.. Niyeti bu olmasa, durduk yerde ve yıllardır kullanılan bu ulaşım aracını niye gündeme getirsindi ki?

Son yıllarda böyle olaylar çok arttı!.. Üstüne hiç vazife olmayan, hiçbir yetkisi de olmayan böyle insanlar çok türedi, “durumdan vazife çıkararak”, insanları kendi istedikleri yönde yönlendirmeye, kendileri gibi düşünmeye çabalıyorlar!.. İyi de kardeşim, siz kimsiniz? Yetkiniz ve bu konudaki bilgi birikiminiz ne!? Siz bizim başımızda Halife misiniz, Diyanet İşleri Başkanı mısınız, yoksa bizim aile büyüğümüz müsünüz!? Oturun da Vakfınızı yönetiniz, böyle ciddi konuları da bu işte yetkili ve bilenlere bırakınız!.. Yeter ama yahu!..

Müslüman bir ülke olarak, son yıllarda hakkımızda hazırlanan istatistiklerden utanır hale geldik: Kadına şiddet % 1.400 artmış!.. Aile içi tecavüze uğrayan ve çocuk yaşta evlendirilen kızlarımızın sayısında son on yılda % 700 artış var!.. Başımızda, 12 yaşında kızların evlenebileceğini söyleyen bir Diyanet İşleri var!..

Şubat ayı ortasında Adana’dan gelen “Çocuk İstismarı” haberi ülkeyi ayağa kaldırdı artık!.. Sayın Adalet Bakanı; “Tüm tedbirleri masaya yatırıyoruz… ‘Kimyasal Hadım’ tedbiri de bunun içinde… Cinsel isteği ortadan kaldıran kimyasal maddelerle müdahale konusunu da yürürlüğe koyma irademiz var” dedi…

MHP lideri sayın Devlet Bahçeli ise bu konuda; “Sapıklara asla müsamaha gösterilmemeli!.. Bunlara hayat haram edilmelidir!.. Kim ki çocukların hakkını ve hukukunu inkar ve imha ediyorsa, ya anasından doğduğuna pişman edilmeli, ya da kurulacak bir darağacında boğazına yağlı urgan dolanmalıdır!.. (Yani idam edilmelidir!)” dedi…

Keşke sayın Devlet Bahçeli bir araştırma yapıp da, muhalefet partilerinin kaç defa bu taciz ve tecavüzlerin Meclis tarafından araştırılması için önerge verildiğini, kaç defa da bu önergelerin bizzat iktidar Milletvekilleri tarafından reddedildiğini de söyleseydi… Bir olay olduğunda hamasi nutuklar atarak bu önemli sorun çözülmüyor, bu sorunlar karşısında yapılan çalışmalar, öneriler ve engellemeler de gündeme getirilmeliydi değil mi?

Bizce bu sorunlar bağırıp-çağırmakla, hamasi nutuklarla, dini yasakları ezbere söylemekle, dosyaları sümenaltı etmekle çözülmez!.. En başta halkı eğitmekle, aileleri eğitmekle, çocuklarımızı psikolog gözetiminde uyarmakla ve de adam gibi caydırıcı cezalar getirmekle çözülür!.. Bir gün olsun oturup, gözlerinizi yumarak; bir sapığın eşinize, kızınıza, küçük oğlunuza tecavüze kalkıştığını düşününüz, ne yapardınız acaba? O çocuğun ömür boyu nelerden mahrum kalacağını, nelerden utanacağını düşününüz, alınacak tedbirlere ondan sonra karar veriniz!? Ne olur, oturun da bu dediğimi yapınız lütfen!..       Sakin KOŞAR…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI