BİR 'BAŞYAZARIN (!)' ZIRVALARI !?

 Bir zamanlar Türkiye'nin "Amiral Gemisi" diye anılan ve ülkemizin en çok satan gazetesi olan 'Hürriyet', bugün kimlerin elinde? Hangi yöneticiler ve yazarları yüzünden kariyeri bitmiş, satışları dibe vurmuş halde, aşağıda bir kısmını vereceğim 16 Haziran 2026 günkü başyazısından sonra, biraz da siz düşününüz?.. Evet, kendisi şu anda ikisi de hapishanede olan, hiçbir savunması söz konusu olamayacak olan sayın Ekrem İmamoğlu'nun yardımcısı Murat Ongun'a bindiriyordu!.. Son yıllarda burnundan kıl aldırmayan Ahmet Hakan yazısının noktasına-virgülüne dokunmadan aktardığım yazısının bir bölümü şöyleydi; okuyun-okuyunuz da, biraz da siz gülünüz ve düşününüz, e mi !?              

"Murat Ongun'un aşırı aptal fitnesi?"

"Murat Ongun, hapishane koşullarında; 'Burada çok canım sıkılıyor, acaba ne yaparsam hükümet içinde fitne çıkarırım' diye düşünmüş? Aklına şöyle bir şey gelmiş: 'Dur, dur... Ben şimdi Akın Gürlek'in Tayyip Erdoğan'dan rol çaldığını, güç açısından onu bile geçtiğini söyleyeyim de... Tayyip Erdoğan'ı Akın Gürlek'e karşı doldurmuş olayım...'

Murat Ongun'un aşırı aptal fitnesi. Ha ha ha ha !.. Ne kadar da aptalca bir fitne çabası. Siyasetten de iletişimden de azıcık çakan herkes şu iki şeyin sonsuz farkında:

- BİR: Akın Gürlek'in elde ettiği her başarı, Tayyip Erdoğan'ın başarı hanesine yazılıyor. Tıpkı diğer bakanların başarılarının Erdoğan'ın hanesine yazılması gibi. İşin doğrusu da bu, algısı da bu, iletişimi de bu...

- İKİ: Akın Gürlek'in kişisel imajının parlaması, hükümetin imajının parlaması anlamına geliyor. Tıpkı kabinedeki tüm bakanların imajlarının parlamasının bu anlama geldiği gibi. Olayın hakikati de bu, kurgusu da bu, olgusu da bu." diye gidiyordu bu yazısı. Hapisteki ve size yanıt veremeyecek durumdaki bir insana bu kadar yüklenilir mi? Bunlar vicdanlarını yitirmişler, her şey beklenir tabii.

Yazısının devamında da, Dünya Kupası için şöyle saçmalıyordu: ".ÜÇ GÜNDE FUTBOL YORUMCUSU GİBİ OLDUM.

 

- BİLİYORUM ARTIK: Üç gündür çok tuhaf biçimde kendimi Montella'dan daha iyi futbol biliyor gibi hissediyorum.

- FUTBOLCULAR VE BOYLARI: Herkes gibi ben de Kerem'in boyu ile Avustralyalı futbolcuların boyunu kıyaslamalara doyamıyorum.

- KAPALI SAVUNMA DOKTRİNİ: "Savunmaya kapanan takım nasıl yenilecek" konusunda artık ben de en az 47 senaryoya sahip durumdayım."

Lütfen bu adamın 16 Haziran yazısını bulunuz ve sonuna kadar okuyunuz. Aklı başında, ülke bu haldeyken, böyle saçma-sapan, böyle zırvalayan, yağcılık-yalakalık kokan bir yazıyı da ancak böyle 'Yandaşlar' yazarlardı tabii. Bunların ciddi işlerle alâkaları yok ki; cepleri dolduruluyor, sorumluluk duyguları yok, arkalarına güveniyorlar, herkesi de; 'Biz ne yazsak, kime sataşsak da, nasılsa birileri okuyorlar' diye düşünüyorlar zaar? 'Amiral Gemisini' batırdılar, satışları dibe çakıldı, bu şımarıkların umurlarında mı sanki?..                Sakin KOŞAR.          

YAZARIN DİĞER YAZILARI