TENEKECİ

MUTLU KÖŞE                                                                                                            TURGAY MUTLU

                                         TENEKECİ

           Sınıkçı ve Çomçalı Gelin’den sonra üçüncü öykü kitabı Tenekeci’yi çıkaran Tuncer Savcı ile İzmir Kitap Fuarı günlerinde üç yıl önce aynı stantlarda kitaplarımızı okurlarımıza imzaladık, tanıştık, dost olduk. Tuncer Savcı çok yönlü çalışmaları olan yetenekli başarılı bir arkadaşımız.

       Tuncer Savcı, 1978 yılında Adana Tufanbeyli Evci köyünde doğdu. İlkokulu Evci köyünde bitirdi. Liseyi Tufanbeyli’de tamamladı. 2001 yılında 100. Yıl Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinden mezun oldu. 14 yıl öğretmenlik yaptı. Tiyatroya özel ilgi duydu. Oyunlarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Geleneksel Türk Tiyatrosu Karagöze ayrıca özel ilgi duydu. Anadolu’nun değişik yerlerinde yüzbinlerce çocuğa karagöz gösterisi yaptı.

       Yazar, 2018 yılından beri yazın hayatına merhaba dedi. İlk kitabı, 2021 yılında SINIKÇI’yı yayımladı. Ardından ÇOMÇALI GELİN öykü kitabı geldi. TENEKECİ, öykü kitabıyla Edebiyat dünyasına tekrar ‘’merhaba’’ dedi. Köy ve toplum öykülerinden oluşan eserlerini okuyucuyla buluşturmaya devam ediyor. Yazar evli, üç kız çocuğu babasıdır.

   Tuncer Savcı’nın kitaplarını okurken adeta 50 yıl öncesi çocukluğunuza geri dönüyorsunuz. Kendisi de bir köy çocuğu olduğu için yerelden beslenerek öykülerini yazmış. Tenekeci’yi zevkle okudum. Olipso Yayınlarından çıkan bu güzel eserini mutlaka okuyunuz. Yazar, Köy hayatını en ince ayrıntısına kadar irdelemiş ve harika bir kurguyla öykülerini yazmış. Kutluyorum. Kalemine sağlık.

       Köyün dağlarını, hayvanlarını, insanların çektiği acıları, köyün evlerini, köydeki insanların lakaplarını kısacası köyün tüm sosyal kültürel yönlerini kendine özgü anlatımla dile getirmiş. Ayrıca kendine has şiveyle kilim dokur gibi işlemiş. Doğu Toroslar eteğindeki köylülerin örf ve adetlerini, yaşam koşullarını yazarak Yaşar Kemal tarzı bir anlatımla betimlemiş.

   Kitaptan bir alıntı:

Kara Hasan’a da sıra geldiğinde o da meşhur her zaman söylediği türküsüne başladı. Eline kulağına attı sakin, hafif ses tonuyla içten, acıklı tınısıyla;

‘’ Erzincan duman oldu;

Halimiz yaman oldu;

Ne canlar kurban oldu;

Ayrıldık Erzincan’dan

Oddan ocaktan candan…’’

   Kara Hasan’ın söylediği 1939 Erzincan depremi sonrası ağıt türünde yakılan bir türküydü…

YAZARIN DİĞER YAZILARI