ÇAĞIMIZIN “HAYDUT”U BAŞKAN TRUMP MI !?

Evet, kısa zamanda Grönland’ı isteyen, Kanada Devletini ABD’nin ’51. Eyaleti’ yapacağını söyleyen, Venezuela petrollerine çöken, Küba’yı tehdit edip, ‘Panama Kanalı bize aittir’ diyen Başkan Donald Trump; gerçekten yeni çağımızın ‘Cumhuriyetçi’ görünümlü yeni ‘Haydut’ u mudur?..

Bakınız, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı sayın Mehmet Ali Güller, 31 Ağustos 2026 günkü köşesinde aynen şunları yazıyordu: “…Kızılderililerin topraklarına çöken kurucu ABD’liler gibi, Trump da Batı Yarımküre’ye çökmenin peşinde: Danimarka’dan Grönland’ı istedi, Kanada’ya 51. eyalet muamelesi yapıyor, Panama Kanalı’na el koyma peşinde, Venezuela’nın petrolüne çöktü, Küba’yı ilhak etmekle tehdit ediyor. Trump, önceki ABD Başkanlarından farklı olarak ‘Haydutluğunu’ açıktan yapıyor. Yoksa, ABD’nin Başkanları arasında, Demokrat ile Cumhuriyetçi başkanlar arasında, yayılmacılık, sömürgecilik, işgalcilik açısından temelde pek bir fark yok. Tek fark ise yöntemlerinde...

Yeri gelmişken önemle altını çizeyim: Aynı durum İsrail için de geçerli. Kimi analizlerde sanki problem Netanyahu’ymuş, o Ekimde seçilemeyince her şey düzelecekmiş gibi yorumlanıyor. Öyle değil!.. İsrail kuruluşundan itibaren yayılmacıdır, işgalcidir. Bir kol bunu örtülü olarak, diğer kol da açıktan yapmayı savunur. Netanyahu budur, Trump gibi, bu çok açık…” diyordu…

Kısa zamanda, o kadar büyük ve süper askerî gücüne rağmen, İran’ın hakkından gelemeyince; son aylardaki saçma-sapan açıklamalarını hepiniz okudunuz, gördünüz, duydunuz!.. Bir gün söylediğinin tam aksini, ertesi günü söylüyor, tutarsız ve hayalperest biri olduğunu adeta bizzat kendisi haykırıyordu!.. Örneğin diyordu ki; “İran ile görüşmelerimizin sonuna geldik, birkaç gün içinde anlaşmayı imzalayacağız” diyor, İranlı yetkililer ise bu sözleri anında yalanlıyor, bu durum da aylardır böyle devam ediyordu… Artık bundan sonra kim inanır bu yalan torbası adama? Zati Kasım-2026 ara seçimlerine az bir süre kaldı, galiba Trump’ın da pili bu seçimde bitecek gibi görünüyor, fişini de çekecekler artık!..

Evet, ünlü yazar sayın Mehmet Ali Güller’in de belirttiği gibi; 1492 yılında keşfedilen bu ‘Amerika Kıtası’nın esas sahipleri, kabileler halinde yaşayan ilkel “Kızılderililer” idiler… Ateşli silâhları icat edip kullanan ‘Batılılar’ oralara gidince, hâlâ “ok-yay-mızrak-bıçak” kullanan Kızılderilileri kolayca avladılar ve kısa sürede tamamen yok etmenin eşiğine getirdiler; bunların bütün topraklarına, sularına, ormanlarına, petrollerine ve madenlerine çöktüler; her kara yolları ve tren yolları yaparak, ulaşımı da kolaylaştırdılar!.. Başta Portekiz, İspanya, İngiltere, İtalya ve Fransa olmak üzere, bu ‘Bakir Toprakların’ bütün zenginliklerini gemilerle ülkelerine taşıdılar, aniden çok zenginleştiler!.. 

Amerika’nın ilk keşif yıllarında Avrupalılar, oraya gidip de yerleşecek insanlar bulamayınca, çok haince bir planı uygulamaya koydular: Hapishanelerinde ne kadar katil, soyguncu, gaspçı ve tecavüzcü, ne kadar ‘İdam Mahkûmu’ suçlular varsa, Amerika’ya gitmek koşuluyla serbest bırakılacaklarını, kendilerine silâh ve para yardımı yapılacağını, ücretsiz olarak oraya götürülecekleri söylendi!.. Bunu duyan azılı mahkûmlar bayram ettiler, adeta oraya gitmek için sıraya girdiler!.. İşte şimdiki ‘ABD Devleti İnsanlarının’ ataları olanlar bu suç makineleriydi!.. Şimdi kalkıp da; “ABD’liler neden bu kadar vahşi ve saldırganlar, niye haydut ruhlular?’ diye sormanın bir mânâsı var mı? Kökleri neyse, şimdiki torunları da aynen olacaklardı tabii…                   Sakin KOŞAR… 

YAZARIN DİĞER YAZILARI