Kuzey Kore Bilmecesi !?

Kuzey Kore Bilmecesi !?

Kuzey Kore; Asya Kıtası’nın Doğusunda yer alan, Başkenti Pyongyang, Devlet Başkanı Kim Jong-un olan bu ülke, bizim dostumuz olan Güney Kore’den ayrılmış ve Komünizm ile yönetilen ‘kapalı kutu’ bir ülkedir…

Yüzölçümü, Türkiye’nin beşte/ biri kadardır… Batı ve Kuzey komşusu Çin, Doğu komşusu Japonya ile arasında Japon Denizi vardır, Güney komşusu ise Güney Kore’dir… Amerika ile arasında Büyük Okyanus bulunmaktadır…

Son günlerde sık sık dünya gündemine gelen bu sır küpü ülkenin lideri Kim Jong-un, başta Amerika olmak üzere, önüne gelene restini çekmekte, füze denemeleri yapmakta, bütün dünyaya nükleer saldırı tehditleriyle korku salmaya çalışmaktadır!..

Dedik ya; sınırlarını dünyaya kapalı tutan bu ülke, “kapalı kutu, sır küpü” olarak görülmekte… Tabii, gerçekte kapasitesi ve gücünün ne olduğunu, çapının kaç yazdığını Çin, Japonya, Rusya ve Amerika gibi ülkeler kesin olarak biliyorlardır… Zati bilemiyorlarsa, dünya önüne çıkıp da; “Biz süper devletiz, bu kavanoz dipli dünyanın güvenliği, teknolojisi, sanayisi ve efendiliği bizden sorulur!” diye hava atmaları bir halta yaramaz!..

Geçtiğimiz yıl bir yakını ölen Başkanları diktatör Kim Jong-un’un gözüne girmek, ne kadar üzüldüklerini göstermek için, omuzu en kalabalık generallerinden üst düzey memurlarına, kadın-erkek, gencinden yaşlısına herkesin günlerce nasıl gözyaşı döküp, yaslar ettiklerini hepimiz TV’lerden izledik… Orada herkes mercek altında, ağlamayan birini tespit ettiklerinde, bir daha o kişiyi kimseler dünya gözüyle göremiyor, yani hemen yok ediliyor!..

Bütçelerinde kaç ton altınları var, yıllık kaç milyar dolarlık bütçe yapıyorlar, kişi başına düşen yıllık milli gelirleri ne kadar, iç ve dış borçları var mı, paralarının değeri kaç Dolar veya Euro ediyor, askerleri, memurları ve işçileri kaç lira maaş alıyor, işsizlik ve enflasyon var mı, sosyal güvenceleri neler, bunları da kimseler bilmiyor!?

Devlet Başkanı denilen uçuk adamın millete göründüğü tek yer var; o da yaptıkları füze ve silah denemeleri zamanı… Geçenlerde 104’üncü kuruluş yıldönümlerini kutladılar, törenin tamamı, askeri birlikleri ve silahlarının tüm dünyaya gösterilmesinden ibaretti… Ülkenin sosyal aktivitelerinden bir tek görüntü yoktu!.. Bu ülke insanları nasıl böyle sağlıklı yaşayabiliyorlar, doğrusu kimsenin aklı almıyor!?

Benim şahsi kanaatime gelince: Türkiye’nin beşte/ biri kadar olan bu ülkenin gücü ve kapasitesi, bana kalırsa biraz şişiriliyor!? Bu ülkenin maddi gücü, teknolojisi ve bilimsel gelişmedeki çapı, öyle abartıldığı kadar değil!.. Uçuk Başkanlarına baktığım zaman ben; orada bir Muammer Kaddafi havası, bir Saddam Hüseyin öfkesi, bir İran efelenmesi görüyorum!.. Koca dünyada bir incir çekirdeğini bile doldurmayacak kadar küçük olan bu adam Çin’e mi güveniyor, Rusya’yı arkasında mı zannediyor bilemiyorum ama; eloğlundan bir tokat yemediği için, kendi minik yumruğunu balyoz sanıyor galiba!? Eğer bu adamın gücü abartıldığı kadar olsaydı, şimdiye kadar hiç vakit geçirmeden, öncelikle Güney Kore’yi çoktan işgal eder, eski KORE devletini tek başına kurardı!?

Tabii bu uçuk adamın tehditleri, gelişmiş ülkelerin de bir bakıma işlerine geliyor… Doğu’daki minik tehlikeyi büyüterek, o belâyı olduğundan daha büyük göstererek, hem dünyaya gelişmiş silahlarını satıyorlar, hem de kazık attıkları müttefiklerini yanlarına çekerek, safları biraz daha sıklaştırma fırsatı buluyorlar!.. Yani, denize düşen adamın yılana sarıldığı gibi; oradan gelecek tehlikeden çekinenleri, kendi devasa ve daha tehlikeli kucaklarına çekiyorlar!.. Orada bu deliyi gördükçe, kendilerine güven duyulmasını sağlıyorlar!.. Bana göre, zati onun için bu uçuk adamın haddini bildirme işini, oldukça ağırdan alıyorlar!?

Ulan yüzyıllardır bu dünyayı Kuzey Kore mi soyup soğana çevirdi!? Nagazaki ve Hiroşima’ya atom bombasını bu deli mi attı!? İlk nükleer ve kimyasal silahları bu ülke icat edip de, Saddam ve Esat gibi adamlara Kuzey Kore mi sattı!? Bu haltları hep gelişmiş ülkeler yemedi mi!? Benim adım Hıdır, bu konudaki fikrim budur!..      Sakin KOŞAR…

 

                    

YAZARIN DİĞER YAZILARI