Biz buna "Varan 18" de diyebiliriz tabii. Daha birkaç gün önce Ankara'da esnaf ziyareti yapan CHP Lideri Özgür Özel'e bir esnaf yüksek sesle sormuştu: "Efendim, duyduğumuza göre, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç da AKP'ye geçecekmiş, siz ne diyorsunuz?" diye sordu. Özgür Özel de; "Yok öyle bir şey, Başkanın kendisi çıkıp yemin ederek bunun yalan olduğunu söyledi çocuk, Mansur Başkan'ın da elini öptü, rahat olun!" demişti, iyi mi?
Bu olayın üzerinden daha 72 saat bile geçmeden, 'Levent Koç' denen güya CHP Belediye Başkanı, güya kutsal meslek kabul edilen 'Öğretmen' olan bu zat, hiç de kariyerine-haysiyetine-kendine verilen güveni bir çırpıda çiğneyip geçerek, gitti de, CHP'nin en büyük rakibi olan AKP'nin Genel Başkanı'nın elini öpmeye koştu!.. Ne diyelim, bu tip adamlar CHP'ye pek hayır getirmediler ama, umarız yeni gittiği yerde kabul görür, kaybettiği itibarı yeniden kazanır, eski 'Güvenilir Adam' haline yeniden gelir belki (?..)
Bizler duymadık ama, bu kendine oy veren partililerini satıp giden Levent Koç da aynı şeyleri söyledi mi acaba? Bundan önce CHP'ye hiç lâf söyletmeyen, aileden gelme CHP'li olduklarını haykırıp, daha sonra kapağı iktidar partisine atınca, hiç utanmadan basının önüne de çıkarak; "Benim alnım ak, yüzüm pak!.. Ne diye bu transferden utanacakmışım!.." falan diye, bir de efelenmişlerdi, hatırladınız mı? Yemin olsun ben şimdilerde düşünür oldum: "Ulan bunların hepsi de, sakın Bay Kemal ile akrabalıkları, kan bağları falan olmasın!?" demeye başladım. 'Utanmazlık' konusunda yaptıkları ne kadar da birbirine benziyor, değil mi?
Mutlak Butlan yönetiminin Cumhurbaşkanı adaylarından biri olarak ismi geçen CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici; "Kemal Bey Özgürgiller'in partiden ayrılmasını ister. İstiyor; 'Ayrılmayın, partiyi bölmeyin' falan der ama inanmayın!.. Lâf olsun diye der. Ayrılmaları için her şeyi yapar. Damarlarına basar. Özgürgiller geri adım atsa, uzlaşmaya kalksa daha fazla üstlerine gider!.. Kemal Bey onları bu partide istemiyor. Bu durum çok açık" dedi.
Kesici; yeni parti iddialarına da değinerek 1980 sonrası Bülent Ecevit'in; "Bunlarla bir arada yaşanmaz" diyerek CHP'den ayrılıp yeni parti kurmasını ve Başbakan olmasını örnek gösterdi. Kesici; "Yani, yeni parti olmaz diye bir şey yok" diyerek partideki mevcut durumu bir "halat çekmece" oyununa benzetti. İki tarafın da yerinden kıpırdamadığını belirten Kesici; "Sonunda olacak olan şudur: Halat kopar. Kopuncaya kadar çekecekler, besbelli" ifadelerini kullandı. Kesici; "Şu an için bir uzlaşma ihtimalinin olmadığını" belirtti.
Bay Kemal bir açıklama yapıyor; "Tedbir Kararı olduğu için olağanüstü Kurultay yapamayız!.. Kurultay için en az 4 veya 5 ay gerekiyor!" diyor.. Neden? Bu arkadaş mevcut tüm delegeleri değiştirip, kendine oy verecek delegeleri seçtirerek Kurultay yapmak istiyor. İşin böyle yürümesi için, tam bu sırada iktidar bir açıklama yapıyor ve diyor ki; "Erken Seçim, Nisan-2028'de yapılacak!.." diyor. Neden? "Kılıçdaroğlu acele etmesin, biz bir 'Baskın Seçim' yapar, bu seçime CHP'nin girmemesini sağlar, yine malı götürürüz!" düşüncesiyle böyle bir açıklama yaptılar, uyanın artık!.. Sayın Özgür Özel de, "Bay Kemal hakkındaki bütün iyi niyetini kaldırmalı, gerçekleri görmeli, gereğini yapmalı" diye düşünüyoruz!.. Yoksa..??? Sakin KOŞAR.