Tam 24 yıl sonra yakaladığımız bir fırsatı, yine iki ayağımızla teptik!.. Futbol spikerlerinin afilli ve süslü lâflarına kanıp, yine çok umutlanmış, bazı futbolcularımıza İtalyan Antrenör 'Montella'ya aşırı güvenip, hemen büyük havalara girmiştik ama; fırsatları yine değerlendiremedik ve yine erkenden elenip kenara çekiliverdik!..
İlk maçımızı Avustralya ile '14 Haziran 2026 Pazar' günü oynadık, futbolda hiç adı-sanı duyulmayan Avustralya'dan '2 - 0' yenildik. İkinci maçımızı 20 Haziran 2026 Cumartesi sabahı Paraguay ile oynadık, daha ilk dakikada yediğimiz tek golle, 35. dakikada kırmızı kartla 10 kişi kalmalarına rağmen, 7 Milyon nüfuslu bu ülkeye de yenildik ve elendik!..
Bu Avustralya ve Paraguay yenilgileri sonunda çok üzüldüm, bilgisayar odama gidip, koltuğumda uzun süre oturup, gözlerimi tavana dikerek çok düşündüm? Yani, bizim bu yenilgilerimizde 'FİFA'nın hiç kabahati yok muydu kardeşim? Kaç tane şutumuz direklerden döndü, kaç tane ayak ve kafa şutlarımız az farklarla dışarı gitti!.. Neymiş efendim; FİFA kurallarına göre futbol kalesinin yüksekliği ve genişliği; "2.44 Metre X 7.32 Metre" olacakmış!? Eee? Bizim futbolculardan İsmail'in kafa şutu, Kaptan Hakan'ın iki şutu yukarıdan, Arda'nın şutları ise yan taraftan 15-20 Cm. mesafeden dışarı kaçtı!.. Eğer kale ölçüleri "2.50 Metre X 8.00 Metre" oluverse idi, biz bu maçlardan galip ayrılacak ve elenmeyecektik!.. Dışarıdan pamuklara sararak, ceplerine Milyon Dolarları doldurarak zorla getirdiğimiz Antrenörümüz Montella da; "Direklerden dönen şutlarımız yüzünden gol atamadık" diye hayıflanmayacaktı, değil mi?
Peki soruyorum size; "Bu FİFA kararları Yüce Tanrı'nın emri mi kardeşim!?" Bizim Federasyonun itirazları ile değiştirilemez mi? Son yıllarda kaç tane kural değişikliği yaptılar, bu kaleler biraz daha yükseltilip de genişletilemez mi yani? Yahu bizim çocuklara küçük geliyor işte bu ölçüler, biraz anlayışlı oluverin gari!..
Takımın Antrenörü ve Doktoruna da çok kızdım!.. Bizim golcü futbolcularımızın biraz 'uzağı görme kusurları' var !.. Yoksa, birçok şutu minare boyunda hep dışarı mı atarlardı !? Hani bunların 'Uzağı Gören' gözlükleri nerede? Bu şampiyonalar için olmadık yerlere dünyanın masrafını yaparken, beş-on gözlük almak çok mu masraflı geliyordu yani !? Eğer bir daha böylesi şampiyonalara katılacaksak eğer, artık şu benim önerilerimi de lütfen göz önünde bulundurunuz!.. Her defasında üzülmekten, 90 Dakika boyunca kahrolmaktan, hakemlere gün görmedik yeni küfürleri sallamaktan helâk oluyoruz yahu!..
Bir de son yıllarda şu dikkatimi çekmeye başladı: Bir Fransız, İngiliz veya Alman Milli Takımı sahaya çıkıyor, aralarında iki-üç beyaz futbolcu ya var ya yok; gerisi bütün Zenci kardeşlerimizden oluşmuş vaziyette!.. Bunlar bir Afrika ülkesi ile milli maç yaparken, yemin olsun hangisinin Fransız-Alman-İngiliz, hangisinin Afrika takımı olduğunu bile şaşırır olduk!? Bütün dünya insanlarının renkleri 'Siyaha' dönüşmeye mi başladı, yoksa aşırı göçler sonucu mu böyle oldu, inanın kestiremez olduk !? Hani 'Siyah' baskın renktir ya, ondan mı böyle yoksa !?
Sizleri bilemem, ama ben bundan sonraki maçları pek izleyeceğimi sanmıyorum; odama çekilip, şu FİFA Kuralları üzerine biraz daha kafa yoracağım, bana şimdilik müsaade sevgili dostlarım. Sakin KOŞAR.