BİR BOŞANMA DEDİKODUSU VE GAZETECİLİK


Gazetecilikte bazen iletişim fakültelerinde okutulan  yüzlerce sayfalık meslek kitabının anlatamadığını iki tweet anlatır.

Muğla’da bunun derslik bir örneği yaşandı.

Gazeteci Mustafa Yavuz, sosyal medya hesabından Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın iki gün önce boşandıklarının “Muğla kulislerinde” konuşulduğunu yazdı.

Ama kısa süre sonra ikinci paylaşım geldi.

Yavuz, bu kez Aras ve Köksal’la görüştüğünü, ikisinin de böyle bir ayrılığın söz konusu olmadığını söylediğini aktardı ve şu notu düştü:

“Gazetecilik etiği gereği, bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşıyorum.”

İşte asıl gazetecilik dersi tam burada başlıyor.

Çünkü gazetecilik etiği ikinci tweetle değil, birinci tweet atılmadan önce devreye girer.

Gazetecinin kulağına her türlü bilgi gelebilir. İstifa, parti değişikliği, atama, gözaltı, boşanma…

Bunların adı duyumdur, ihbardır, kulistir.

Kulis, haberin başlangıç noktası olabilir; haberin kendisi değildir.

Gazeteciliği dedikodudan ayıran da tam olarak budur: doğrulama.

Üstelik burada konu kamusal bir karar değil, iki insanın özel hayatı. Böyle bir iddiada gazetecinin sorumluluğu daha da büyüyor.

O nedenle geriye tek ve çok basit bir soru kalıyor:

Madem Ahmet Aras’a ve Gonca Köksal’a ulaşabiliyordunuz, neden haberi yayımlamadan önce sormadınız?

İkinci tweet, aslında birinci tweetin eksikliğini ortaya koyuyor.

Elbette gazeteci hata yapabilir. Yanlış bilgi yayımlandığında bunu açıkça düzeltmek meslek ahlakının gereğidir. Ancak doğrulanabilecek bir iddiayı önce yayımlayıp sonra taraflarını aramak, gazetecilik sürecini tersinden işletmektir.

Doğrusu şudur:

Duy. Araştır. Sor. Doğrula. Yayımla.

Mustafa Yağız bu sırayı bozdu. “Doğru mu?” sorusunun önüne  “İlk ben yazacağım?” telaşı geçti.

Oysa gazetecilikte bir haberi on dakika geç vermek kayıp değildir. Bazen araştırır ve hiç yayımlamazsınız; çünkü doğru olmadığını öğrenirsiniz.

İşte o yayımlamadığınız haber de gazeteciliktir.

Çünkü gazetecinin asıl sermayesi hız değil, güvendir.

Güven yıllarca birikir.

Bazen iki tweet arasında kaybedilir.

Sanıyorum bu yaşanan İletişim Fakültelerine derslik bir örnek olacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI