TURGUT LEYNE İÇİN ÇOK GEÇ OLMADAN ÇALIŞMALAR YAPMALIYIZ

 TURGUT  LEYNE İÇİN ÇOK GEÇ   OLMADAN ÇALIŞMALAR  YAPMALIYIZ

İlçemizin     şirin   beldesi   Turgut, Lagina   antik   kentine   komşu, tertemiz  doğa   içerisinde  yaşarken  şimdi   zeytinlikleri, tarlaları, evleri   yeni  kurulacak   olan  termik  santrale   kömür  üretimi  için   kamulaştırılıyor. Kömür  çıkarılacak   alan  Lagina  antik    kentine   kadar   uzanıyor. Yaklaşık   300  bin   zeytin   ağacının  kesileceği   söyleniliyor. Lagina  ve  çevresinde   bulunan   kalıntılar  (Hekate  Tapınağı)  M.Ö  3000  yılına   dayanmaktadır. İlk   Türk   müzecisi   Osman   Hamdi   bey, 1891-1892  yıllarında  kazılar  yapmış  ve  buradan   çıkardığı   tarihi   eserleri   toplayarak, ülkemizin   ilk   arkeoloji   müzesi  olan  İstanbul   Arkeoloji   Müzesine   götürmüştür. Turgut'ta   arkeoloji   sit   ilan  edilen   bu  bölgenin  korunması  ve  dokunulmaması   gerekiyor.  Osman   Hamdi  beyin  kaldığı  ev  ise   yeniden  restore  edilerek    turizme   kazandırılmıştır.  Ayrıca   Turgut  merkezinde   1311 yılında   yapılmış   Osmanlı  dönemi   eseri  olan  İlyas  Bey  camisi  de  tarihi  bir  öneme  sahiptir. Bu  belde  tarihiyle, kültürüyle  ve  doğasıyla   çok  önemli   bir  yerleşim  yeridir.
19  Mayıs  Cuma  günü   Turgut  mahallesi  Ali  Rıza  Aydın   düğün   salonunda , Turgut  Yardımlaşma  Tabiat  ve  Kültür  Varlıkları   Koruma  Derneği'nin   düzenlediği  ''Sesimizi   Hep  Birlikte   Duyuralım, Çevremize   Sahip  Çıkalım''  adlı  etkinliğine   katıldım. Atatürkçü  Düşünce   Derneği   Yatağan   Şubesi   Yönetim   Kurulu   adına  da  şube  başkanı  olarak   bu  etkinliğe   destek   verdim. 19  Mayıs  Atatürk'ü   Anma  Gençlik  ve  Spor  Bayramı   nedeniyle   bir  saatlik  gecikmeyle    toplantıya  ancak  katılabildim.  Yatağan  Kent  Konseyi  Başkanı  Avukat  Halil  Arslan'da   salondaydı. Konuşma  yapması  ve  bu  konuda  önemli  açıklamalarda  bulunması  gerekiyordu. Neden  söz  verilmedi, neden  fayda  sağlanmadı   anlayamadım?  Oysa ki  Halil  Bey, Yatağan  Çevre  Platformu   (YAÇEV)  kurucusu  olup  beraberce  birçok  kez   faydalı  çalışmalar  yaparak  çimento  fabrikaların  yapılmasına  engel  olmuştuk.   Önceki  panelistleri  dinleyemedim   ama  salon   geldiğimde   doluydu. Ses  düzeni   bozuktu.  Yankılanma  nedeniyle   çoğu  sözler  anlaşılmıyordu. Sabırların  taştığı  ve  heyecanın   had  safhaya  ulaştığı  anda   salon  boşalmaya   başladı. Haklı  olarak  herkes  söz  almaya  ve   bu  konuda  çevrecilerde  taşın  altına  ellerini  sokmaya  çalışıyorlardı. Aslında   sevindirici  bir  durumdu. Çevreci   platformun  sözcüleri  ve Turgutlu  vatandaşların  arasındaki   birazda   ben  konuşayım  çekişmesini   tatlılıkla  çözümleyerek  panel  sonrası   Hekate  Tapınağına  doğru  yürüyüşe   geçtik. Sloganlar  atarak  çevre  katliamına  protesto   ettik. ''Kirli  Çevre  İnsanın  Ruhunu  Kirletir'' ve  ''Zeytin  Gözlüm  Efkarlanma  Gayri ,Leyne   Bizimdir''  sloganlarını  çok  beğendim. Yağmura  rağmen  yürüyüşümüze  devam ettik. Yatağan  Kent  Konseyi, ADD  Yatağan,  Yatağan  Ziraat  Odası, diğer  illerden  gelen ekoloji  örgütler  Ege  Çevre  Platformu (EGEÇEP),  Muğla   Çevre  Platformu  (MUÇEP), Aydın  Çevre   Platformu ( AYÇEP), TEMA,    ve Halk  sağlığı  uzmanı  Prof. Dr.Ali  Osman  Karababa'da  etkinliğe  destek  verdiler. Halkın   örgütlenmesi  çok  önemlidir. Yatağan  Çevre  Gönüllüleri   Platformu  (YAÇEV)  olarak   geçmişte   Avukat  Nuray  Şahbudak  öncülüğünde   ilçemizde  yapılacak  olan  çimento   fabrikalarına  engel  olduk. Deştin  Köyü  Platformu (DEÇEP)  ve  köylülerine  destek  vererek  orada  yapılacak  olan   çimento  fabrikasına  dur  dedik, yaptırmadık.   Ayrıca  üç  sene  önce  Hacıyaka   mevkiinde  kurulması  planlanan   çamaşırhaneye,  çevreye  vereceği  zararlardan  dolayı   engel  olduk. Artık  halkımızda  çevre  bilinci  gelişiyor. Bu  güzelim  doğa  tahrip  edilmemelidir. Doğa  katliamının  son  bulması  için de   ne  gerekiyorsa  yapılmalıdır. Çok  geç  olmadan  hep  beraber   Leyne  için  çalışmalar  yapmalıyız. Turgut  Halkı  toprağına, geçmişine   ve  geleceğine  sahip  çıkmalıdır. O gün  orada  daha   fazla  halkın  katılımı  olmalıydı.  Çevre  köylerden  halkın  katılımı  sağlanmalıydı.  Zeytin  sevgidir, kutsaldır,  barıştır. Zeytin  hayatın  ta  kendisidir. Kıyıma  uğratmak  isteyenleri   kınıyoruz. Her  daim  Turgut   Halkının  yanındayız. Etkinlikte  emeği   geçen  herkesi,  Turgut  Halkına  öncülük  eden  başta  Kazım  Erol'a,  Turgut'un  simgesi   haline  gelen   Tayyibe   Demirel'e   ve   Hekate  Tapınağında  katılımcılara   Lagina'nın    tarihi  hakkında  bilgiler  veren  Turgut  eski  belediye  başkanı   Muammer   Bahçeli'ye  çok  teşekkür  ediyoruz. Temiz  bir  doğada   yaşamak  istiyoruz.  Leyne   yok  olmasın. Doğası  temiz   kalsın.  
YAZARIN DİĞER YAZILARI