Başkan Gürün pandemi sürecini değerlendirdi

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mart ayında başlayan ve son dönemde büyük artış gösteren vaka sayılarını ve pandemi sürecini değelendirdi. Gerçeklerin sakalanması alınacak tedbirlerde zaaflara neden olduğunu belirten Gürün, " Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olarak İl Pandemi Kurulu üyesiyim. Ama il pandemi kurulu üyesi olarak Muğlaya ait bir karar üretemedik. Ortada veri yok ve o insiyatif kullanılmıyor. Kullanılmadığı için de sadece İçişleri Bakanlığından gelen kararı İl Hıfzıssıhha kararı olarak aynen geçiriyor ve imzalıyoruz. Halbuki il pandemi kurulunun görev ve yetki sorumlulukları var. Bunları süratle hayata geçirmemiz lazım, şeffaf olmamız, açık olmamız ve vatandaşla halkla  bütün gerçekleri paylaşmamız lazım" dedi.

Haber Merkezi

 

"BAZI İŞLETMELER ERKEN AÇILDI"

Gürün şu ifadeleri kullandı: "Alınması gereken tedbirler çok basit tedbirler olmuş olmasına rağmen sokağa çıkma yasağı gibi kesin kapanmayla ilgili kararlar maalesef yerinde değildi. Erken açılmalar yapıldı bu açılmalardan sonra bir artış oldu, onlardan geri dönüş yavaş oldu dolayısıyla şu anda geldiğimiz sayısal noktaya geldik. Günde 28 bin,30 bin vaka ortaya çıkıyor. Bu Ula'nın nüfusu kadar söylenebilir. Büyük bir rakam, en önemli hadise burada vaka hasta ayrımı yapılması. Bir hekim olarak böyle bir ayrımın olmaması gerektiğini biliyorum ve düşünüyorum. Gerçeklerin saklanması, hala resmi ağızdan ne kadar vakamız var, ne kadarı yoğun bakımda bunu bilemiyoruz. Dolayısıyla bu şeffaflık ortaya konmadığı için halkın sokaktaki davranışları maalesef uygun olmadı. Yani üçlü mesafe ve maske, hijyen kurallarına uyulmadı. Çeşitli toplantılar yapılmaya devam edildi. Düğünler, bayramlar, cenazeler ve törenler çeşitli toplantılar yapılmaya devam etti ve göz göre göre biz bunu büyüttük. Şu anda gelinen nokta  herkesin ve bütün bilim adamlarının da kabul ettiği gibi ürkütücü, korkutucu."

 

"MUĞLA'YA AİT BİR KARAR ÜRETEMEDİK"

"Açıklamaların baştan itibaren çok net yapılması vatandaştan hiçbir şeyin saklanmaması gerekliydi. Bilim adamları dahi bu konuda bir sistematik oluşturma ve bir program oluşturma ile ilgili yeteri kadar doğru bilgiye sahip olmadıkları için bunu yapamadılar bütün bilim adamları şikayet ediyorlar. Hala daha kentlerle ilgili örneğin 15 il içinde Muğla'yı sayıyorlar ama ben yüzde kaçım, kaç vakam var, ne kadarı entübe, yerim var mı, yatağım var mı bunları kesinlikle bilmiyoruz. Bundan süratle vazgeçmeliyiz, gerçek neyse halkımızla, bilim adamlarımıza paylaşmalıyız ve buna göre de tedbir almalıyız. Ben Büyükşehir Belediye Başkanı olarak İl Pandemi Kurulu üyesiyim. Ama il pandemi kurulu üyesi olarak hiçbir karar Muğlaya ait bir karar üretemedik veri yok ortada ve o insiyatif kullanılmıyor ve kullanılmadığı için de sadece içişleri bakanlığından gelen kararı İl hıfsıza kararı olarak aynen geçiriyor ve imzalıyoruz. Halbuki il pandemi kurulunun görev ve yetki sorumlulukları var bunları süratle hayata geçirmemiz lazım, şeffaf olmamız açık olmamız ve vatandaşla halkla  bütün gerçekleri paylaşmamız lazım."

 

"TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARI BÜYÜK BİR FEDEKARLIKLA ÇALIŞIYOR"

"Sağlık çalışanları ile gurur duyuyorum ve aynı zamanda içim acıyor, çok olumsuz koşullarda ve hiçbir şekilde mesai gözetmeden bütün sağlık çalışanları hekimler, hemşireler, personel labaratuvar hepsi büyük bir fedakârlıkla çalışıyorlar ve maalesef bu konuda şehit veriyoruz. Bu mücadele sanki 3. Dünya Savaşı gibi kabul edilebilir. Çünkü bütün dünya bu savaşta en fazla çarpışan en fazla ihtiyaç duyduğumuz elemanlar onlar, onlar için yapmamız gereken ne varsa onları yapmalıyız. Ayrıca yardımcı sağlık personelini süratle yeni alımlarla güçlendirmeliyiz. Savaşta en önemli şey nedir ordu, asker, alt kademeden üst kademeye kadar ve savaşta en çok onlara bakıp, onları beslememiz ben kendilerinden minnettarım ve hastanede yatan ve her bu hastalığı hastanede geçiren hastalarda minnettar onlara kendilerine teşekkürlerini sunuyorlar. Ve en önemli varlığımız hekimler, hemşireler ve diğer çalışanlarımız onlara tekrar tekrar teşekkür ediyorum minnetimi sunuyorum, inşallah bir tek hekim arkadaşımız ve sağlık çalışanımız hayatını bu savaşta kaybetmez."

 

"BİLİM ADAMLARIMIZA GÜVENİYOR, ONLARLA GURUR DUYUYORUM"

"Umudumuzu hiç kaybetmeyeceğiz. Her şeye rağmen kötü olmaya umutsuz olmaya hakkımız yok. Aşıyla ilgili bir hekim olarak aşının süreçleri hızlandırıldı, bir aşı bu kadar kısa sürede takpik edilecek hale  gelemez. İşin tabiatı itibariyle birinci, ikinci ve üçüncü fazlar çok iyi değerlendirilmeli, kısa orta ve uzun vadeli yan etkileri var mı bunlar muhakkak müşaade edilmeli şimdi öyle bir hale geldik ki bu tabi pandeminin getirdiği koşullarda zorluyor ülkeleri sanki alalacele bu süreçler tamamlanmadan aşılar piyasaya sürülüyor.

Özellikle gen em rena dediğimiz iki türk bilim adamının geliştirmiş olduğu aşı, ve Amerika'daki yine oda rna yani dnaya etki eden bir mekanizme bunların çok iyi incelenmesi ve tarafsız bilim adamları tarafından yan etkileri başka acaba etkiler yüklenmeler yapılacak mı yapılmayacak mı çok da spekülatif konular var.ölü virüsten üretilen virüs Çinlilerin ürettiği virüs daha bilinen bildiğimiz bir aşı türü. Bunların daha çok tercih edilmesinde yarar var diye düşünüyorum.  rnadan dnaya ulaşma acaba bunun yanında başka şeylerde ulaşılıyor mu bunu çok iyi irdelenmesi gerekiyor. Türkiye'de de bilim adamlarımız ki kendilerine güveniyorum ve kendilerinden gurur duyuyorum. Onlarında yaptığı çalışmanın değerlendirilmesi ve kendi bilim adamlarımızın ürettiği her türlü içeriğini bildiğimiz aşıların kullanılmasını tercih ediyorum."

 

"ÖRF ADETLERİMİZ KURTARICIMIZ OLDU"

"Tabi kamu görevi yapıyoruz. Benim görevimin başına sabah normal mesaime en geç saat 09.00'ta başlıyorum, akşam saat 6-6.30 kadar bazen de daha geç devam ediyorum. Tabi bir takım toplantılar ilçelerdeki yapacağımız ziyaretleri olabildiğince azalttık. Ve teması kestik. Bu sadece kendimi korumak ile ilgili değil, bende bir bulaştırıcı olabilirim, bende virüsü almış başkalarına bulaştırma  ihtimalim var hem kendimi, hem hemşirelerimi ve personelimi korumak adına dikkati gösteriyoruz. Maske çok basit ama önemli, mesafe çok basit ve önemli. Bir de ne kadar güzel bir adetimiz varmış  eve gelen misafirimize önce kolonya veririz yanında da şeker uzatırız. Yani örf adetimiz şu anda bir kurtarıcı olarak 80derece alkollü kolonyayı kullanıyoruz. Halbuki örf adetimizin, insaniyetimizin, misafirperverliğimizin bir ögesiydi o. Onun için ona alışmamız zor olmadı. Biraz daha dikkatli biraz daha hassas olmamız lazım."

"UMUTSUZ OLMADAN TEDBİRLERİMİZİ ALALIM"

"Bir şeyi ifade etmek istiyorum. Tüm kamu kurumlarında olduğu gibi belediyelerde de çalışan elemanlar halkımızın ihtiyaçlarını suyunu, kanalizasyonu,ulaşımını ve sağlığını her türlü şeyini vermekle yükümlü. Ama Bir kişide covid yakalandığı zaman o kontamine olduğu arkadaşlarının tümü 14 gün süreyle karantina altında kalıyor, bu kurumları bu şekilde  bu yayılma hızla gittiği şekilde kurumları zafiyet içine sokabilir. Onun için sadece kendimi değil, bütün belediye personeli defalarca ve tekraren nelere dikkat etmeleri gerektiği hangi konularda hassas olmaları gerektiği, en alt birimlere kadar intikal ettiriyor, çalışma koşullarımızı küçük gruplara bölerek bir kontaminasyonda en az personelin karantinaya alınması adı altında birlikte olursak çok basit olan bu tedbirlere uyarsak ve alınacak olan merkezi hükümetin aldığı kararlar ki ben bu kararların kesinlikle 14 gün süreyle tam kapanmanın yapılması gerektiğini tıbbi olarak söylüyorum, ekonomik ve sosyal olarak başka konular tabiiki değerlendiriliyor. Bunları yaparsak bu musibeti yeneriz.

Umutsuz olmaya hakkımız yok, ama dikkatli olmak durumundayız ve  bu kurallara uymak zorundayız. Hepinize, bütün hemşehrilerimize ve dünyaya sağlık ve umut diliyorum. Güler yüzle bakalım Dünya bir ayna gibi, gülersen o da sana gülüyor, ama somurtursan o da sana somurtuyor umutsuz olmadan almamız gereken tedbirleri alalım."

 

DİĞER HABERLER