AH! ŞU BÜYÜK ÜLKELER KARŞISINDA KÜÇÜK ÜLKELER NE YAPSA Kİ?

   

            İran ve ABD bir metin üzerinde anlaştılar. Yaptıkları anlaşma bir barış anlaşması değil. Bu iki ülke daha önümüzdeki iki ayda, sonraya bıraktıkları sorunları sonuçlandırmak üzere görüşmeler yapacaklar. İki taraf da kendilerine baskı yapan bazı sorunları aradan çıkarmak istedi bu ön anlaşmayla. ABD'nin askerleri, uçakları, gemileri yerinde duruyor, geri çekilmediler. Savaş bitmediği için henüz yenen ve yenilen belli değil. Fakat iki yan hiçbir şey vermedikleri ve kendi istediklerinin kabul edildiği yolunda konuşmalar yapıyorlar.

 Bu ön anlaşma ile Lübnan toprakları da dahil olarak üç ülke arasında ateş kes anlaşması yapılıyor. İran'ın, anlaşmanın yapılmasını imkansızlaştıracağı için, İsrail'in Filistin ve Suriye'ye saldırılarını anlaşmaya koymayı düşünmediği anlaşılıyor. İsrail bu anlaşmanın kendilerini bağlamadığını söylüyor çünkü o anlaşmanın imzacısı değil ve Lübnan'da saldırılarını sürdürmekte. ABD'nin ise bir şey yaptığı yok, Netenyahu'ya hakaret ettiği söyleniyor(!). Her şey çok eğlenceli görünüyor.

Basında İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın, yaptıkları anlaşmadan dolayı görüşme heyetine teşekkür ettiği yazılıyor. Bu teşekkür etmeden anlaşmayı belirleyenin Pezeşkiyan olmadığı, ona anladığımız anlamda başkan denemeyeceği ve onun İran'da Bakanlar Kuruluna başkanlık eden olduğu anlaşılıyor. Anlaşmayı imzalayan Meclis Başkanı Kalibaf oldu. ABD adına imzalayan da Başkan Yardımcısı Vance oldu.

Ön Anlaşmanın ikinci önemli maddesi Hürmüz Boğazının iki yana geçişlere açılışı oldu. İran'a ait iki gemi ABD kontrolundaki Umman denizinden geçip Basra Körfezine girdiler. Basra Körfezinden Umman Denizi'ne geçişlerin iki gün içinde başlayacağı söyleniyor. ABD Hazine Bakanı Bessent Hürmüz'den geçişlerde ödenen ücretlerin İran'ın el konulan hesaplarından karşılanacağını ileri sürdü. Bu durum ileride kesinleşecek durumlardan biri. Anlaşmada bir diğer önemli durumda İran'ın petrol ve ürünleri satışına serbestlik tanınması oldu. Anlaşmalar olmakta ama gene de ABD'nin olduğu yerde her şey belirsiz.

Ön anlaşmaya göre taraflar iki ay içinde barış anlaşmasına varmağa çalışacaklar. Batı'nın el koyduğu İran varlıklarının ne kadarının ne kadar zamanda serbest bırakılacağı görüşülecek. ABD Hazine Bakanı Bessent'e göre İran'ın Körfezdeki ABD müttefiklerine verdiği zararların bu varlıklardan karşılanacağı söyleyişi var. ABD yaptırımlarının kaldırılması, İran'ın nükleer silah yapmayacağına hangi güvenlikte garantiler vereceği, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyuma ne yapılacağı ve İran'ın nükleer tesisleri görüşmelerin konuları olacak. Tarafların görüşmelerde yeni görüşme konuları ortaya koyacakları da düşünülmelidir.

İran ABD karşısında iyi durumda değil. Elde etmeye çalışacağı üç iyi şey, ABD'nin olası tahribat tehditinden ve bölünmekten kurtulması ve yaptırımların kaldırılması olur. Bu yolda el konulan varlıklarını, zenginleştirdiği uranyumu, kaybedebilir. Amaçladığı Hürmüz Boğazı kontrolundan vazgeçebilir. ABD, İran'ın petrolünün satışını kısmen eline alabilir. Nükleer tesisini ve sınırlı bir zenginleştirmeyi elde tutmaya çalışmalıdır İran. Türkiye içinse önemli olan bu çatışmanın sonunda İran'ın bölünmemesi olacaktır.

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI