ANKARA, ANKARA OLALI BÖYLE 'MAKYAJ' GÖRMEDİ !?

 


Evet, 07-08 Temmuz 2026 tarihlerinde "NATO'nun 36. Zirvesi" Başkentimiz Ankara'da yapılacak. Yurt dışından birçok Devlet Başkanı, Başbakan, Milli Savunma Bakanı ve NATO Yöneticileri gelecekler!.. Bunlar içinde sağlam dostlarımız da, ezelî rakip ve düşmanlarımız da var!.. Tabii ki, toplantı yerlerine Karayolu ile gidip-gelecekler. Bu güzergâhlarda kırık-dökük yerlerimiz de var, onlarca katlı yeni mimarî yapılarımız da var!.. Dostlarımız yeni mimarî binalara bakarken; bazı kötü niyetli düşmanlarımız ve onların basın mensupları da, bu kırık-dökük, çağın gerisinde kalmış köhne binaların resimlerini çekip, yurt dışına gidince bu görüntüleri aleyhimizde kullanıp, yine 'Turizmimize' zarar verebilirler, bizi 'geri kalmış' bir ülke gibi gösterebilirler?

Peki, ne yapmak lâzımdı? Tabii ki bu kötü niyetlileri sevindirecek değildik ya; İktidar Büyüklerimiz düşünüp-taşınıp, sonunda akıllıca bir çare bulmuşlar: "Böyle harap yerlerin kenarlarını yüksek panolarla, reklâm afişleriyle kapatıp, oraları araçlarının içinden göremeyecekleri şekilde günlerce makyajladılar!.. Bu iş için '181 Milyon TL' cik kadar bir masraf yapmışlar ama, olsundu!.. Yandaş Medya mensubu arkadaşların hesabına göre ise, bu görüntünün bize Turizmden vereceği maddi zararın, sadece 'Devede Kulak' kadarı masraf olmuş, yani biz bu işten de yine çok kârlı imişiz, yemin olsun hepsi öyle dediler.

Konuklarımıza şirin gözükmek için yapılanlar sadece bunlar değildi tabii. Meselâ, 'Taksi Derneği' yöneticilerini çağırıp; hemen bütün taksi şoförleri beyaz gömlek giyecek, gri pantolonlar edinecek, taksilerinde kolonya-şişe suyu ve bir de, Türklerin meşhur ikramları olan 'Lokum' bulunduracaklar diye emrettiler!.. Artık bu beyaz gömleklere kravat veya papyon takacaklar mı, lokumların fıstıklı-cevizli-fındıklı olması gerektiğini de söylediler mi, vallayi orasını bizler bilmiyoruz!? Taksi şoförlerinin her birine de; "Sakın normal tarifenin üzerinde kimseden fazla ücret almayınız, şikâyet olursa çalışma ruhsatınız hemen iptal edilecektir!" denilmiş. Bunu niye söylediler acaba, yoksa önceden böyle şeyler yapanlar mı vardı; yemin olsun ben de aynen 'Bay Kemal' gibi bu konuyu hiç bilmiyorum, duymadım, görmedim!..

Tabii, Başkent'te böyle makyaj işleri yapılır da, bizim hınzır Gazeteciler hiç boş dururlar mı? Hemen gitmişler, panoların ve reklâm afişlerinin arkasında kalan yerlerin fotoğraflarını çekmişler; geri kalmışlığı, yıkımı ve pejmürdeliği hemen haber yapmışlar!.. Bu kapatılan yerlerin arkalarında kalan esnaflarla konuşmuşlar!.. Tamirciler, manavlar, bakkallar ve Tekel Bayii esnafların haykırışlarına tercüman olmuşlar!.. Günlerdir adamlar siftah yapamadıklarını, kiralarını, toptancılara borçlarını ve vergilerini nasıl ödeyeceklerini onlara soruyor, bu uygulamalardan yaka silkiyorlardı !..

İnsan bunları görünce, aynen Hz. Mevlâna gibi sorası geliyor: "Hani bizim olduğumuz gibi görünüp, göründüğümüz gibi olmamız tavsiye edilip duruyordu ya !? Eee, bu ne şimdi" diyesimiz geliveriyor. Bu NATO toplantısı da gelir-geçer, sonra ne olacak? Taksiciler yine ikramlarını aynen devam edecekler mi? Kötü görüntüler bitecek mi? Toplantıya gittiğiniz kaç ülke bu sizin yaptıklarınızı yapıyor? Başka sorum yok efendim.              Sakin KOŞAR.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI