"ALİ BABACAN" DAN İNLEYEN NAĞMELER !?

 

     Hani; "İnleyen nağmeler ruhumu sardı/ Bir rüya ki orda hep, şarkılar vardı/ " diye sözleri olan, çok güzel bir Zeki Müren şarkısı vardı ya? Ancak, şarkıyı sonuna kadar dinleyen herkeste önce bir coşku ve zevk oluşur, sonra da üzerinize bir hüzün çökerdi ya?

Yine bir Kemal Kılıçdaroğlu taktik hatasıyla, "Altılı Masa" zırvalarıyla aldatılan CHP sayesinde, 2023 Genel Seçimlerinde 15 Milletvekili ile "DEVA Partisi" Genel Başkanı sayın Ali Babacan, durduk yerde şöyle demiş: "CHP'ye bu ülke yönetimine bırakmak istemiyoruz!.." diye sallamış!.. Tabii, CHP cenahından da hemen çok ağır tepkiler yükselmiş ve demişler ki; "Sen kimsin ki, ülke yönetimine kimin geleceğine karar veriyorsun !? CHP sayesinde Meclis'e girerken bunlar iyiydi de, şimdi mi kötü parti oldular !? Bay Kemal bunu duyunca, yaptığı büyük hatayı anladı mı acaba!?" diye feryat ediyorlardı...

Veli Toprak'ın Sözcü'deki 16 Mayıs günkü haberine göre ise; CHP dışından da tepkiler çığ gibi idi: Örneğin 'Zafer Partisi' Genel Başkanı sayın Ümit Özdağ; "Böyle birinin CHP'ye vefa göstermesi gerekirken, hakarete yeltenmesi affedilemez!.. CHP olmasa Meclis'e mi girebilecektin sanki !?" demiş... Hukukçu Uğur Poyraz da; "Bunun gibi siyasetçilerle 'Altılı Masa'ya değil, yemek masasına bile oturulmazdı ama, o zamanki CHP liderine şükretsin" demiş... Bazıları da; "Ali Babacan eski partisi AKP'den koltuk mu bekliyor acaba?" diye soruyorlarmış...

Hani Bakanlıktan ayrılan damat Berat Albayrak da söylüyordu ya; "Bu ülkede at izi ile it izi birbirine karıştı!" diyordu ya? O Bakan iken bile bu işin sırrına erişemedi ise, bizler nereden bileceğiz ki ?.. Ama benim bildiğim bir şey var: İki ay sonra sağ olursak eğer 76 yaşına erişeceğiz inşallah!.. Bunca ömrümde ben, siyasetin bu kadar neden nankörleştiğini, bu kadar neden kirlendiğini, kimin hangi kulvarlarda yüzmeye başladığını anlayamadım !? Bugünküler, hiç hatırlamak istemediğimiz 1970'li yıllardaki 'Güneş Motelcileri' ve 1990'lı yılların 'Fırıldak Kubileri' bile gölgede bıraktılar!.. Daha bir gün önce; "Kim demiş parti değiştireceğimi!? Alnım ak, yüzüm pak, hiçbir yere gitmiyorum, kendi partimde hizmet edeceğim!" diyenler, 24 saat bile geçmeden başka partilere kapağı atıp, hiç utanmadan da, mutlu yüzlerle başka parti rozetlerini yakalarına taktırıveriyorlar!.. Yeter ama yahu, bu millet sizleri acı acı gülerek izlemekten bıktı-usandı gari !..

Sadece siyasiler değil, 'İktidar Yandaşı' olduğunu herkesin bildiği gazetecilerden Mehmet Akif Ersoy, "uyuşturucu kullanmak ve bayan spikerlere taciz" suçlarından gözaltına alınıp, sonra tutuklandı, herkes etrafından dağılıverdi, biliyorsunuz... Şimdi de "Bahis ve kara para aklama" suçlamasıyla gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı'yı da, önce Ahmet Hakan ve sonra da Cem Küçük beş dakikada satıverdiler!..

Ahmet Hakan'ın 'ROK' aleyhindeki yazısı neyse de, Cem Küçük uzun uzun Rasim Ozan Kütahyalı'yı duvarlara çarpıverdi ve dedi ki; "Bu arkadaşla ne zaman bir yere otursak, hemen konuyu paraya getirirdi... Zaman zaman para sıkıntıları oldu, benim adımı da kullanarak bir zenginden tehditle para sızdırmış; 'istediğim parayı vermezsen eğer, senin aleyhinde Cem Küçük'e yazı yazdırır, herkese rezil ederim' demiş... Bu arkadaş bu kadar da alçakça işler yapmıştı" dedi...

Eyy herkese akıl satan Cem Küçük; sen bunu şimdiye kadar neden kimselere söylemedin, illâ arkadaşının yakalanmasını, bir ayağının çukura düşmesini mi bekledin yani !? Senin adını kullanarak para sızdırdığı zengin iş adamı kim? Peki, o ne halt yemiş de, ROK gibi bir üçkâğıtçının eline düşmüş, onu da açıklasana madem!? Sizin gibilerin bütün suçlamaları böyle zaten, tıpkı bilmece gibi!.. Ama yavaş yavaş yolun sonuna geldiğiniz görünüyor, Yüce Tanrı sonunuzu hayır eyler inşallah, amin!..                            Sakin KOŞAR...

YAZARIN DİĞER YAZILARI