'DÖNEK BAŞKANLARA' BU SORULAR HİÇ SORULDU MU !?


Son günlerde Cumhuriyet tarihimizde hiç görülmediği kadar siyasî şovlar, siyasî yalanlar, vantilâtör pervanelerini kıskandıracak kadar hızlı dönen insanlardan, durduk yerde  artık bizlerin de başları dönmeye başladı!.. Ar, namus, gelenek-görenek, eğitim, liyakat, aile saygınlığı filân tamamen tedavülden kaldırıldı; Rüzgâr Gülü, Fırıldak, Pervaneler bile bunları görünce, hasetlerinden birer birer çatlamaya başladılar!.. Eminim ki; artık şu 'Şeytan' bile bir karanlık köşeye çekilip; "Yüce Tanrım, madem böyle kullarını da yaratacaktın da, niye önce beni yarattın, bütün dinlerin ortak düşmanı olarak niye beni piyasaya çıkardın!?" diye, hasedinden hüngür hüngür ağlıyordur diye düşünür oldum !?

Şimdi de sadede gelelim: CHP'de yıllarca Milletvekili olup, sonra da Belediye Başkanı olan, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal'a sormak isteriz: "Siz bu CHP'den daha ne istiyordunuz da, yıllardır ağıza alınmayacak sözlerle hakaret ettiğiniz, her konuda suçladığınız İktidar Partisi'ne aniden kapağı atıverdiniz bakayım !?

Eyy bilmem kaçıncı defa CHP'nin aday gösterip de seçtiği Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Börtü-Böcek hazreti; ya sen neyine sıkıldın da 45 günde çark edip, seni içeri atanlarla bir olup, seni aday gösteren CHP yöneticilerini, senden ve oğlundan "Önce 20 Milyon Dolar, sonra da, Bir Milyon EURO rüşvet" istediklerini ihbar ettiniz!? 20 Milyon Dolar bugünün parasıyla "908.702.000 TL." ve Bir Milyon EURO da, tam; "53.347.890 TL." ediyor... Sizde bu kadar para ne arıyordu da, yöneticileriniz sizden bunca 'adaylık ücreti' istediler acaba!? Siz bu paraları Kamyon tutarak mı, yoksa Katırlara yükleyerek mi Ankara CHP Genel Merkezi'ne götürdünüz Muhittin Börtü-Böcek hazretleri, sen önce bunu bize açıkla!.. Sadece bir adaylık için, bunca parayı neden, hangi amaçla verdiniz bayım !? Ülkemizin Ankara, İzmir, Eskişehir veya Muğla gibi Büyükşehir Belediye Başkanlığı adayları için hiç 'Beş Kuruşluk' para rüşvetlerinin adı bile geçmezken, senin Antalya'da ne özelliğin var da, bu rüşveti verdiniz bakayım bayım !? Yoksa senin, daha büyük kazançların mı var oralarda, haa !?

Ya şu Burcu Köksal'ın, uçarak gittiği İktidar Partisi'ne geçmişte söylediklerine ne diyeceğiz? Ya şimdilerde onlar ne düşünüyorlar acaba? Bakın arşivlere, neler de demiş, neler:

---Eyy AKP, senin döneminde yapılan haksızlıkları, hırsızlıkları yok sayıp da, bu milletin sana oy vereceğini mi sandın?

---Liyakatin olmadığı yerde, ya sayın Erdoğan'a yalakalık yaparak ya da muhalefete hakaret ederek yükseliyorsunuz!..

---AKP'liler, aynen Trikopis'in askerleri gibiler!.. (Kimdir Trikopis: Nikolaos Trikopis (Trikupis), Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan Ordusu'nun 1. Kolordu Komutanı olan ve Büyük Taarruz (1922) sonrası Türk ordusuna esir düşen Yunan generaldir. Başkomutan Hacıanesti'nin yerine görevlendirilmiş, ancak 02 Eylül 1922'de Uşak'ta esir alınarak Türk tarihinin önemli bir kırılma noktasında simge isim olmuştur...)

Daha birkaç hafta öncesinde, yine AKP'ye geçeceği söylenen Burcu Köksal aynen şöyle demişti: "Kim çıkarıyor bu yalan dedikoduları !? Ben ve ailem doğuştan CHP'li bir aileden geliyoruz, Atatürkçüyüz, ben de Atatürk'ün ilkelerine yürekten bağlı bir CHP'liyim!..Aksini düşünmek, Afyon tarihimizi inkâr etmek demektir!.." diyordu...

Burcu Köksal ve koşarak gittiği yeni partilileri ne düşünüyorlar bilemiyoruz ama; yeni partisinin rozeti ve atkısıyla Belediye binası önünde 'Mehter Marşı' ile karşılanmış: "Allah yoluna cenk edelim, şan alalım şan/ Kur'an'da zafer vaad ediyor Hazreti Yezdân..." Bu marşın söz yazarı ve bestecisi (1917) 'Muallim İsmail Hakkı Bey ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Afyon-Kocatepe ayazlarında sabahlayan merhum Kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk'ün şu anda kabrinde kemiklerinin sızladığını hissediyorum, bu gibilere başka bir diyeceğim de yoktur dostlar, vesselâm!..                 Sakin KOŞAR...       

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI