"EPSTEİN BELGELERİ" BİZE NELER ANLATIYOR !?
Amerikalı Milyarder 'Jeffri Epstein' adlı sapık adamın sebep olduğu skandal sonrası, uzun bir incelemeden sonra, belki de bazı yerleri çırpılan-silinen-gizlenen bölümleri sonrası, tam 'üç buçuk milyona' yakın belge dünya kamuoyuna açıklandı!.. Hepsinden pislik, ahlâksızlık, sapıklık fışkırıyordu!.. İsmi geçenler arasında kimler yoktu ki; Avrupalı Prensler, Prensesler, ABD Başkanları ve ünlü Milyarderleri, her kıtadan bazı devlet başkanları, siyasetçiler, bilim adamları, sanatçılar...
Belgeler açıklandıktan sonra ABD Başkanı Donald Trump dedi ki; "Bu belgeler beni temize çıkardı, iyi ki açıklandı!.. Ben zati hiç Jeffri Epstein'ın o meşhur adasına gitmedim!.." dedi... Eski ABD Başkanı Bill Clington köşe-bucak kaçtı ama, kurtuluş olmayınca da ifade vermeye gideceğini söyledi... İngiliz Kraliyet Ailesi, Prens Andrew'i kovup, aileden adını sildi!.. Belgelerde Fransa Cumhurbaşkanı Macron için, bu işin faili Epstein'in; "Başkan Macron Avrupa'nın en önemli lideri olmak istiyordu, sık sık bana gelir akıl danışırdı" demiş, iyi mi?
Hepsi bir yana da; siz de defalarca Başkan Trump'ın bu sapık adamla ve pazarladığı kadınlarla görüntülerini izlediniz değil mi? Ne kadar samimi, ne kadar şevk ve iştah içinde görüntülerdi onlar? Koskoca adam yerinde duramıyor, dans ediyor, kadınlara sarılıyor, Epstein'in kulağına eğilip, hınzırca bir şeyler söylüyor, o sapık da yerlere kadar eğilerek gülüyor, gözlerini kısıp, danslar ederek, bu işin tam da göbeğinde olduğunu adeta kendisi haykırıyordu!..
Şimdilerde hem MOSSAD ve hem de Ruslar için casusluk yaptığı iddiaları da ortaya atıldı... Defalarca İsrail'e ve Rusya'ya gidişinin sebebi buymuş demek ki !? Belgelerde bizi ilgilendiren Antalya-İstanbul-İzmir-Bodrum dörtgeni içinde bazı oteller ve bir de merhum Atatürk'ün kiraya verilen 'Savarona Yatı' ile ilgili iddialar var!.. Anlaşılıyor ki, bunlar 'Buzdağının' en tepedeki görünen kısmı, aşağısında daha neler var acaba? Bakalım ileride neler çıkacak, bizleri yine hayretler içinde bırakacaklar, hep beraber göreceğiz inşallah!..
Hani büyüklerimiz; "Tezekten terazinin, pohtan olur dirhemi!" derlerdi ya? Şu son yıllarda dünya devletlerinin başına, -üstelik de seçimle gelen- dünya liderlerine bir bakar mısınız: ABD'de Trump, Rusya'da Putin, Fransa'da Macron, İsrail'de Netanyahu, Arjantin'de Javier Milei, Kuzey Kore'de Kim Jong-Un... Hepsi dengesiz, hepsi tehlikeli, hepsi tedaviye muhtaç psikopatlar!.. 'Devlet Adamı' niteliği olmayan bu insanlardan, dünya ve insanlık için iyi şeyler beklememiz mümkün mü? Görüyorsunuz işte; her gün bir skandal, her gün bir yerin işgali, her gün daha yeni ve daha etkili silâh denemeleri, her gün ayrı tehditler!.. Böyle bir dünyada huzur ve sükûndan bahsedilebilir mi? Ulan bir gün olsun oturup da bir defacık düşünün; barış ve güven içinde yaşamayı bilsek, bu koca dünya bizim hepimize yetmez mi!? Zati yetmiyor muydu!? Ama bunlardaki aşırı hırs ve bencillik, bizlere her gün kâbusu yaşatıyorlar işte!..
Neyse... Bugün çok ciddi şeylerden epeyce bahsettik, bir fıkra ile yazımızı bitirelim:
Bizim Temel berberliğe başlamış... Bir gün arkadaşı Dursun tıraş olmaya gelmiş, dükkânda dolanıp duran kedi dikkatini çekmiş... Berber koltuğuna oturup da tam sakal tıraşı olacağı sırada Temel'e sormuş; "Ula Temel, senin bu kedi de berberliğe pek hevesli galiba, baksana hiç oturmadan dolanıp duruyor?" deyince Temel gülerek; "Ula uşağum, onunkisi berberlik hevesundan değül, ben arada müşterilerin kulak ve burunlarunu keseyirum da, hınzır onları kapup kaçayı da, ondan dolanup durayi hınzır" demez mi?
Bunu duyan Dursun, boynundaki havluyu çıkarıp, hemen dışarı kaçar... Sakin KOŞAR...