"HAFTADA BİR GÜN MECLİS'E GİDİYORUM!.."

 


İçişleri eski Bakanı ve şu anda AKP milletvekili olan Süleyman Soylu, katıldığı bir TV yayınında Meclis için; "Haftada 1 gidiyorum. Meclis'in müdavimi değilim" dedi... Milletvekili maaşı ve emekli maaşı ile aylık '450.854 TL' ücret aldığı ortaya çıkan Soylu' ya sosyal medyada tepkiler de çığ gibi büyüyor...

İçişleri eski Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili sayın Süleyman Soylu, -Gülistan Doku- soruşturması nedeniyle gündemde... AKP'nin son grup toplantısında bir basın mensubunun soru sormasına öfkelenerek kamerasına müdahalede bulunan Soylu, katıldığı 'TV-100' programında dikkat çeken ve kendisiyle çelişen açıklamalarda bulundu:

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi milletvekillerine yaptığı; 'Genel Kurula katılın, bu asli görevinizdir' uyarısından 3 gün sonra konuşan Süleyman Soylu, Meclis'e sadece sayın Erdoğan'ı dinlemek üzere haftada bir gün gittiğini söyledi: "Meclis'e gücüm yettiğince gidiyorum, ama o kadar çok devam ettiğim de söylenemez... Haftada 1 gün gidiyorum. Meclis'in müdavimi değilim, çünkü dönemimin sonunu bekliyorum. Dönemim bitince veleddalin amin!.. Siyaseti zihnimde bıraktım ama Erdoğan'a bağlılığımı ve fikrimi bırakmam!.. 2028'den sonra bana bir kişi, bir gün bile siyaset yaptıramaz" açıklamasını yapan Soylu'nun aylık ücreti ise, sosyal medyada tepkilerin kendisine yönelmesine neden oldu!..

Sözcü'de yer alan habere göre, haftada bir gün çalışan Süleyman Soylu; '273 bin 196 TL' milletvekili maaşı ve '177 bin 658 TL' de emekli milletvekili maaşı olmak üzere aylık; '450. 854 TL' ücret alıyor. Üstelik Soylu, siyaseti bıraksa da diplomatik pasaporta sahip ve bu hakkı ömür boyu da devam edecek. Öte yandan, Soylu'nun kırmızı plakalı makam aracı ve şoförü de bulunuyor...

Peki, tepkiler üzerine ne demişti:  "Bir gazetecinin gelip bir günlük meselede, grup toplantısı içinde bana bir soru sorması ve benim o soruya cevap vermem Tayyip Erdoğan'ın gündemini ve kürsüsünü işgal hareketi olmaz mı? İşgal hareketi olur. Ben böyle düşünüyorum? Ben orada hiçbir şekilde cevap vermem!.. Dışarı çıkarız, orada yanıma gelir, başımın üzerinde yeri var. Sanki biri fotoğraf çekmek için geliyor. Yanımdaki arkadaşımı dürttüm: 'Üstünü düzelt, arkadaşların fotoğraflarında biz de yanlış çıkmayalım' dedim... Baktım geldi, Gülistan Doku ile ilgili soru sormaya başladı... Bu böyle mi olur, onun mesleğine saygıysa benim de mesleğime saygı. Grup Başkanıyla bir izin alınmıştır orada konuşurlar, ama ben konuşmam. Ben bir milletvekiliyim, bana bir soru sorulduğunda cevap verirsem, Cumhurbaşkanı'nın konuşmasını manipüle etmiş olurum... Kamerayı doğrultunca; 'İzin aldın mı' diye sordum? Bu doğru bir şey değil. Televizyonun Genel Yayın Yönetmeni'ni de aradım. Durumu izah ettim. 2028'den sonra bana bir kişi 1 gün siyaset yaptıramaz. Elinde bilgisi ve olan belgesi olan ortaya koymazsa namerttir... Ben 2028 itibarıyla meselemi tamamladım. Kimseye kırgınlığım yok, tam tersi, minnetim ve şükranım var..." dedi...

Haberi noktasına-virgülüne bile dokunmadan, bizzat kendi sesi ve görüntüsünden izlediniz!.. Şimdi biz de kendisine soruyoruz: "Siz Meclis'e, sadece 'bir gün' görev yapmak için mi seçildiniz... Siz Meclis'te, sadece bir gün Genel Başkanınızı haftalık grup toplantısında 'bir-iki saat' dinlemek için mi seçildiniz... Adınız 'Milletin Vekili' olduğuna göre; siz milletin mi, yoksa sadece Genel Başkan'ınızın hizmetinde misiniz... Siz bunun için mi milletin vergilerinden bu ballı maaşları alıyorsunuz... Artık Meclis görevinizin bittiğini söylüyor, taa 2028'de ayrılacağınızı söylüyorsunuz ama, biz daha '2026 Yılının' henüz Mayıs ayındayız!.. Madem Meclis'e devam etmiyorsanız hemen istifa ediniz, verilecek maaşları da almayınız efendim!?"               Sakin KOŞAR...

YAZARIN DİĞER YAZILARI