'MİZAH' HER ZAMAN İNSANLARA İYİ GELİR !?


İnsanoğlu 'düşünen-konuşan-gülen-üzülen-stok yapan' bir varlıktır!.. Bu işte kimsenin yapacağı bir şey de yoktur, çünkü Yüce Tanrı biz insanları bu özelliklerimizle yaratmıştır, herkes de bunu kabullenmek durumundadır!.. Sürekli güleç yüzlü, her şeyi hayra-iyiliğe yorun insanlar olduğu gibi; hiç yüzü gülmeyen, her durumu şerre yoran, karşısındaki herkesten huylanan insanlar da mevcuttur!.. Ama bu tür insanlar pek sevilmezler, dost ve arkadaşları hiç yoktur, toplumdan hep dışlanarak yaşarlar!..

Mesleğimiz olduğu için bu işindeyiz ya; dünyanın her yerinde en çok okunan konulara ve yazarlarına bir bakınız!.. En çok izlenen sinema filmleri ve tiyatrolara da bakınız; izlenme ve okunma rekoru kıran sanatçıların hepsinin 'Mizahçılar' olduğunu görürsünüz!..  

Geçenlerde internette yine "Konuşanlar" adlı gösterilerle son günlerde adını duyuran komedyen 'Hasan Can Kaya'nın gösterisinden bir bölüm izledim; son günlerde hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum: Hasan Can, Doğu kökenli olduğu konuşmasından belli olan saf ve saygılı bir gence mikrofonu uzatmıştı. Her zaman olduğu gibi, önce bu gencin yaşını sordu, o genç daha cevap vermezden kendisi bağırdı: "Yaşın 32 değil mi?" dedi. Genç çok şaşırdı, kıpkırmızı oldu, etrafına bir bakınıp; "Ula abey, bunu nerden bildin, vallayi 32 ?" dedi. Hasan Can mikrofonu havaya atıp, bilindik havasıyla; "Peki, senin sevgilin var mı?" dedi. Genç yine kızarıp; "Abey, şimdiye kadar üç sevgilim oldu, üçünden de ayrıldım!" deyince, Hasan Can; "Niye ayrıldın, onların hepsini internetten buldun değil mi?" deyince genç daha çok şaşırdı: "Abey, yine sen nereden bildin yavu !? Ben meme görmek istiyordum, üçü de gösteremediler abey, meğerse hepsi erkekmiş!.." demez mi?

Hasan Can, mikrofonu böğrüne dayayıp, biraz eğilerek, zıplayarak, gülerek, sahneyi iki defa arşınladı, yine zorla konuşarak; "Ulan oğlum, bu yaşında nasıl fark edemedin bunları?" deyince de genç gülerek; "Abey tırnakları uzun ve boyalıydı, uzun saçlı ve etekli kızlardı, beni öyle kandırdılar abey!" demez mi? Hasan Can daha soru soramadan genç anlattı: "Abey, birincisi illâ kendisini hayvanat bahçesine götürmemi, orada 'ayı görmek istediğini' söyledi. Ben de götürdüm, ama orada ayı yoktu. Benden ayı taklidi yapmamı, ayıyı çağırmamı istedi. Ben ayı sesi bilmediğim için, rastgele bağırdım, oranın korumaları gelip, bizi yaka-paça dışarı attılar abey!.." deyince, artık Hasan Can dayanamadı ve; "Ben de bu adamı buradan atmadan, şunun elinden mikrofonu alın yahu, gülmekten program yapacak takatim kalmadı, yeter ulan!.." deyip, 6 defa evlenip-boşanan, ama yine evlenmek isteyen bir kadına mikrofonu verdirdi.

İşte mizah böyle bir şey. En çok gülünen esprilerin, fıkraların, karikatürlerin hepsine bir bakınız; hepsi de ince bir zekâ ürünüdürler!.. Sayfalar dolusu kitaplarla anlatamayacağınız bir konuyu, iki satırla, birkaç çizgiyle anlatıverirler, bizler de buna şaşar kalırız!.. Benden bir tavsiye istiyorsanız eğer; hayatta mutlu olmak, uzun yaşamak, unutulmamak, herkesçe sevilmek istiyorsanız, mizahı hayatınızdan hiç eksik etmeyiniz!..                     Sakin KOŞAR.


YAZARIN DİĞER YAZILARI